Olacağı buydu
Galatasaray'ın sezonun ilk yarısını üçüncü bitirmesi, son dönemlerde gösterdiği performans düşüklüğünün diyetiydiGalatasaray'ın hafta içinde kazandığı tombala değil, tam bilete Milli Piyango'nun yılbaşı büyük ikramiyesiydi!
Tanrı öyle bir "Yürü be ya kulum" dedi ki sarı-kırmızılı ekibe, Avrupa kapılarının yüzüne kapanmak üzere olduğu anda, kardelen çiçeği gibi sıyrılıverdi cüssesinin en az on katı ağırlığın altından.
20 günlük araya "lider" unvanı ile girebilmesi için ilikleri donduran başkent akşamında mutlaka kazanması gerekiyordu kağıt üzerindeki favorinin.
Bunun için de "şansın" yanında, her maçında yeni deneyimler edinen ve Süper Lig'in en genç kadrosuna sahip Oftaşspor önünde "dişe diş bir mücadele" sergilemesi şarttı Galatasaray'ın.
Eksik derseniz, rakibin de eksiği çoktu. Galatasaray'ın Hasan'ı, Ümit'i, Linderoth'u ve Lincoln'ü, Gençlerbirliği Oftaşspor'un Sandro'su, Sterjovski'si, Ufuk'u yoktu sahada. Kadro darlığında kaptan İlhan da sakat sakat çıkmıştı takımının başında. Berbat zeminde oynamanın dezavantajı her ikisi için de geçerliydi.
Oftaşspor cesur başladı maça. En iyi savunmanın hücum olacağı tezi, Galatasaray'ın planlarını etkisiz kıldı. Hakan Şükür maç boyunca topla çok az buluşabildi. Nonda markajdan kaçmak için sık sık orta alana kadar gelmek zorunda kaldı. İki uzunla oynamanın gereği sarı-kırmızılı ekibin pozisyon bulmasını sağlayacak kanat ortaları da gelmeyince, Oftaşspor savunması hemen hiç sıkıntıyı düşmedi.
Buna karşın orta alandan uzun toplarla hızlı çıkmayı düşünen kırmızı-siyahlılar, rakibe oranla futbol adına daha iyi bir şey yaptı; Galatasaray kalesini uzaktan şutlarla yokladı. Mustafa, Tozo ve Murat'ın gol denemeleri kaleci Orkun'da kalırken, İbrahim tek başına rakip Song ve Servet'i maç boyunca meşgul etti, ileri çıkmasına engel oldu.
Galatasaray'a gelince... Orta alanda Mehmet Topal ve Barış'ın oyuna katkısı hemen hiç yoktu. Arda ile Sabri'nin varlığı ile yokluğu da! Buna bir de rekor sayılabilecek top kayıpları eklenince, sarı-kırmızılı ekibin gol hamleleri daha başlamadan bitti.
Çok koşan ve her topa en az iki kişiyle müdahale eden Oftaşspor, Galatasaraylı futbolcuların adeta sinirini bozdu. Tatlı sert oyunuyla boş alan bırakmadı. Kendi oynamadı, rakibi de oynatmadı.
Sarı-kırmızılı ekibin doksan dakika boyunca en ciddi pozisyonunun Arda'nın 83. dakikada vurduğu topun kaleci Recep tarafından kornere çelinmesi olduğunu düşünürsek, bu maçı kazanmayı hak etmediğini söyleyebiliriz.
Haftaya liderlikle giren Galatasaray'ın sezonun ilk yarısını üçüncü sırada bitirmesi ise, son dönemlerde gösterdiği performans düşüklüğünün diyetiydi.
cersen@milliyet.com.tr

Cafe