|
 |
|
|
70’li yılların Türk filmleri dizilerden daha kaliteli
Türk Sineması’nın genç ve başarılı yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz, TV ekranlarını adeta istila eden dizi film furyasını bu sözlerle değerlendirdi, ''Kalıcı olacaklarmış gibi görünmüyor'' dedi
ALİ KORKMAZ İzmir AA
Yeşilçam’ın son dönem yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz, bir söyleşiye katılmak için geldiği İzmir’de, projelerinden dizi film furyasına, oyunculuktan Beşiktaşlılığına pek çok konuda, deyim yerindeyse içini döktü. Son filmi ‘Kader’le, 43. Antalya Film Festivali’nde ‘en iyi film’ ödülünü alan genç yönetmen, TV ekranlarını istila eden dizi filmler hakkında, pek de iyi referans olmadı. Demirkubuz, dizi film sektörünün ‘kalıcı bir geleneği olacakmış gibi durmadığını’ söyledi, şöyle dedi:
‘Sinemadaki altyapıya kavuşamadı’
''Bu sektör, endüstriyel olarak kendini geliştirmiyor. Sinemadaki gibi bir altyapıya kavuşmadı. ''Anlatılanlara içerik olarak da bir ilgi duyduğumu söyleyemem, hatta teknolojinin bu kadar gelişmiş olmasına rağmen pek çok diziye baktığımda, 60’lardaki 70’lerdeki Türk sinemasının niye o kadar aşağılandığını anlayamıyorum. Çünkü bunlar çok daha beceriksiz geliyor bana, yani oyunculuk olarak, ışık olarak, insani şeyler olarak. Tamam yüksek teknolojiye sahip kameralar, güzel kurgu teknikleri kullanılıyor ama mesele olarak, hikaye olarak 30-40 yıl öncesinin Türk sinemasından daha geri bir noktada.''
‘Kader’in ardından başlayacağı projeye henüz karar vermediğini belirten Demirkubuz, birkaç proje üzerinde düşündüğünü söyledi. Sözünü ettiği projelerin; düşünme, sorgulama aşamasında olduğunu ifade eden Demirkubuz, ''Film çekmeyi angajman haline getirmemeye dikkat ediyorum. Ne zaman olgunlaşırsa o zaman çekiyorum'' dedi. Son dönemde en çok, Ezel Akay’ın yönettiği ‘Hacivat, Karagöz Neden Öldürüldü’ adlı filmi beğendiğini dile getiren Demirkubuz, ‘Eve Dönüş’, ‘Babam ve Oğlum’ gibi ‘döneme ışık tutan’ filmleri şöyle değerlendirdi: ''Yapılmaları gerek. Ancak meselenin anlaşılması konusunda daha itirafkar, mevcut konuyu çok da duygusallaştırmadan koyma becerisi gösteren filmler, beni daha çok etkiler.''
‘Politik film çekmeyi düşünmüyorum’
Politik bir film çekmeyi düşünmediğini, insanların, siyasi içerikli olayları anlaması için kendisine ihtiyacı olmadığını kaydeden Demirkubuz, sinemayla kendisi arasındaki ilişkiyi şöyle anlattı: ''Benim, sinemayla farklı bir bağım var. Mucizevi bir şey geliyor bana. O yüzden çok daha basit olup da anlaşılmaya muhtaç olan ya da anlatmaya değer görülmeyen şeyleri anlatmak bana daha doğru geliyor. Elimden geldiğince böyle davranmaya çalışıyorum. Dolayısıyla politik sinemaya karşı bir mesafe çıkıyor ortaya.''
Her fırsatta ‘Beşiktaşlı’ olduğunu da dile getiren Demirkubuz, Beşiktaş’ı, Beşiktaşlılığı anlatan bir hikaya üzerinde çalıştığını da söyledi, sözlerini şöyle tamamladı: ''Beşiktaş, kendini diğer kulüpler gibi ifade eden bir takım değil. Beşiktaş’ı Beşiktaş yapan değerler biraz daha farklı. Sırf Beşiktaş filmi yapmak için Beşiktaş filmi yapmam. Bahsettiğim hikaye, Beşiktaş filmi gibi bir şey değil. İçinde özveriyi, fedakarlığı, karşılıksız sevmeyi, acı çekmeye duyulan ilgiyi barındıran bir film olacak.''
|
|
|

|