|
 |
|
|
Ölçü kaçtı
Görüş / Engin Önen
CHP’de yaşanan iç kavgalarda kullanılan üslup ve yöntemler, hem partinin yönetim krizini hem de kadrolarının niteliğini göstermesi bakımından ilginç görüntüler sergilemektedir.
Birkaç örnek verelim. Geçen pazar günü Radikal’de yer alan bir habere göre, CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, bir önerisi üzerine, genel başkanı Deniz Baykal kendisini ''yalaka'' şeklinde itham edince, mahkemeye başvurma kararı almış. Konuyla ilgi sorulara Baykal, ''Kendi aramızda konuşuruz, değerlendirmeler yaparız, çok doğaldır. Bunda yadırganacak bir şey yok.'' şeklinde yanıt vermiş. Sizce de bir partide genel başkanın birçok kişinin önünde bir ilçe başkanına bu şekilde hitap etmesi ve ilçe başkanının da genel başkanı hakkında manevi tazminat davası açması normal bir durum mudur?
* * *
Başka bir örneği de Bergama ilçe kongresinden verelim. CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol, parti içi muhalifleri eleştirirken, ''CHP’yi ABD birliktelikçileri, light, briyantinli ve özelleştirmeye ‘evet’ diyen düşüncelere teslim etmeyeceğiz'' şeklinde yüklenmiş.
Şimdi Anadol’un radikal soldan Cem Boyner’in liberal partisine kadar çeşitli milletvekilliği girişimleri olan profesyonel bir siyasetçi oluşunu kenara bırakalım. Ama bir grup başkan vekilinin, bazı arkadaşlarını ''light'' ve bazılarını ''briyatinli'' olarak eleştirmesini makul görmek mümkün müdür? Anadol, partisinin milletvekilleri ve belediye başkanlarına yönelik olduğu anlaşılan bu eleştirileri ile disiplin suçu işlemiyor mu? Yılların politikacısı ve yaşını başını almış birinin, kamuoyu önünde bu üslubu kullanması şık mıdır? Böyle bir dil, muasır medeniyet dili olabilir mi? Yoksa profesyonellik, her şeyi kaldırır hale mi geldi?
* * *
Partinin il örgütünde gerçekleştirdiği bayramlaşmada, il başkanının yanında iki milletvekili ve üç de belediye başkanı poz vermiş. Yani, milletvekilleri ve belediye başkanlarının birçoğu birbiriyle ve il yöneticileriyle bayramlaşacak durumda bile değil. Bayramlaşma töreninde il başkanı Kemal Karataş, yaşanan kavga ve hakaretleşmeleri, parti içi demokrasinin varlığına bağlamış.
Herhalde sizin de bu olup bitenlerle ilgili başka bir izahınız yoktur.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|