
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Kış güneşi
Tarkan'ın "Kış Güneşi" şarkısını anımsatıyordu Antalya... Sanki "yanlış bahar..."Bayramın son günü Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve bazı turizmcilerle aynı masanın etrafında söyleştik.
Konu, Antalya otellerinin kış aylarını neredeyse boş geçirmesiydi.
Bayramda bile ortalama doluluk oranı yüzde 20'de kalmıştı.
Yılbaşı rezervasyonları da parlak değil.
Ne yapılmalı ki, milyarlarca dolar yatırımla gerçekleşen bu tesisler kış turizminde de dolsun...
Gerçekten... Tesisler muhteşem.
Hepsi yeni.
Büyük çoğunluğu mimari olarak da güzel.
Önünde pırıl pırıl deniz, çiçekler, palmiyeler, portakal ve nar ağaçları arasında yüzme havuzları, yürüyüş yolları... Sağlıklı yaşam ve spor merkezleri... Bir kısmında 18 delikli golf sahaları... Ve binicilik sporu olanakları...
Güneşli gün sayısı en fazla olan sahil.
Böylesine büyük bir yatırım zincirinin, kış aylarında bomboş kalması hüzün veriyor.TÜTAV (Türk Tanıtma Vakfı) Genel Başkanı Kemal Baytaş'ın konuğuyduk.
Baytaş, Türkiye'de turizmin önünü açan yasanın mimarıdır.
Yıllarca Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. Turizmin duayenidir.
Onun da deneyimlerinin ve görüşlerinin katkısıyla sorun masaya yatırıldı.
Golf ve kongre
Kış aylarında Antalya turizmini canlı tutacak iki çözüm var.
Biri "golf turizmi", diğeri "kongre turizmi..."
Birincisinde çok mesafe alınmış. Bu kadar güzel ve kaliteli golf alanları bir arada dünyanın başka yörelerinde çok azdır.
Sorun, her alanda olduğu gibi bunda da "tanıtım yetersizliği."
Bayram tatilinde 4 gün boyunca o sahalardaydım.
Gördüğüm için bilerek yazıyorum, efsanevi Şalimar bahçeleri, bunların yanında sönük kalır.
Kış sezonu otel tarifeleri de uygun.
O halde bütün sorun, iyi tanıtmak.
İkinci çözüm olan "kongre turizmine" gelince...
Bu söylem ortaya atıldığından itibaren bütün büyük oteller 1.000-1.500 kişilik kongre salonları yaptılar.
Ancak büyük kongreler için bu sayı yeterli değil.
7.000-10.000 kişilik çok amaçlı salonlara ihtiyaç var. Kongre, festival, konser, spor karşılaşmaları...
Ya da bunların bir arada oldukları tesislere....
Fakat en önemlisi, 7.000-10.000 kişilik kongre salonları...Gerçi, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliği bağlamında böyle büyük bir kongre merkezini gerçekleştirecek.
Lütfi Kırdar yeterli değil.
Buna karşılık... Kongre organizasyonları kışın da güneşli sahilleri tercih ediyorlar.
Antalya'da 50.000'in üzerinde yatak kapasiteli lüks oteller var.
Müthiş bir birikim.
Bir dönem sonra raylı sistem, Lara'ya kadar uzanacak. Daha fazlasını yazmayayım...
Başkan Menderes Türel'in Antalya'da kış turizmi için de yüzleri güldürecek büyük bir projenin işaretini vermekle yetiniyorum.
De Beers'in LAVA "Aşkın Enerjisi" tasarım defilesine gittim.
Ortadaki taş grubunun "aşk", etrafındaki pırlantaların da "aşkın ışığı" olarak çizildiği yarışma amblemi güzel tasarlanmış.
Bu bağlamda Elif Şafak'ın son kitabı "Siyah Süt"ten bir alıntı yapayım... (s.162)
Muhteşem Gatsby adlı edebiyat yapıtının ünlü yazarı Scott Fitzgerald'ın eşi Zelda Fitzgerald da yazardı.Hem de iyi bir yazar.
Zaten Elif Şafak da kızının adını Zelda koymuştur.
Zelda Fitzgerald, renkli bir kişilik. Sürprizler yapan kadın. Kalabalık bir davette kendi üzerindeki ve oradaki konukların üzerindeki pahalı taşlarla süslü mücevherleri, içi sıcak su dolu bir kaba atar, "mücevher çorbası" yapar.
Herhalde bir porsiyonu servet olan en pahalı çorbaydı o.
Ve de en estetik.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe