
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Bilim insanı kimdir? (3)
Mademki yükseköğretimde yeni bir döneme giriyoruz. Önce kavramlar üzerinde anlaşmalıyız. Yoksa, tıpkı siyasette olduğu gibi doğru rotayı çizmek, hiçbir zaman mümkün olmayabilir.
Üç gündür bilim insanı kimdir sorusuna cevap arıyoruz. Üniversitede her ders veren, isminin önünde her akademik titr bulunan bilim insanı mı? Gelin önce bunu tartışalım. Ardından da üniversite nedir, ne olmalıdır, biz onun neresindeyiz sorularının cevaplarını arayalım.
Bunları yapmadan, türban, katsayı ve sınırsız özgürlüklere yönelik kronik tartışmaların ötesine geçemeyiz ki, bunun da ne ülkeye, ne iktidara ne de üniversitelere bir yararı olur.
Ha, amaç hâlâ mağduru oynayıp polemik yaratmaksa ona diyecek bir sözümüz yok!
Konuyla ilgili olarak, dünyanın dört bir yanındaki öğretim üyelerimizden katkılar geliyor. İşte birkaçı daha:
'Bilim adamı cesur olmalıdır'
"Bilim insanın önemli özelliklerinden biri de bağımsız ve özgür kişi olmasıdır. Bilim adamı özgün kişiliğiyle her şeyi, bir üstüne soran değil, önce aklını ve bilgisini kullanan kişidir.
Kişiliği gelişmiş bilim adamı kendine güvende hisseden, kendi kendini temsil eden kişidir.
Bilim adamı bilim disiplinine bağlıdır ve özgür birey olarak görevini bağımsız yapar. Bilim adamı bilim disiplini dışında hiçbir disipline veya düşünceye de bağlı değildir.
Bilim insanı her türlü zorluğu göze alabilecek kadar cesurdur. Bilim insanı her türlü otoriteye karşı düşüncesini söyleme durumunda olduğu için mümkün olduğunca resmi iktidar çerçevesinin dışında kalmayı yeğler. Bu konuda Giordano Bruno'nun 16. yüzyılda, 'Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım.
Karanlık ve aydınlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım; bundan dolayı her yerde nefretle karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı ve aptal çoğunluğun öfkesine hedef olarak yaşadım diyor.'
Prof. Dr. İbrahim Ortaş.
'Araştırma para demektir'
"İsmim Osman TİTREK. Şu an Western Michigan Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesiyim. Aslında Sakarya Üniversitesi öğretim üyesiyim. Ev almak yerine birikimlerimle geldim. Kendimi geliştirmek için! Yazdıklarınıza katılmama rağmen, maaşlarımızın ne kadar düştüğünü de yazmanızın zamanı gelmedi mi? Burada bir öğretim üyesi 5000 dolar alıyor. Bana sorduklarında söylemeye utanıyorum. Çünkü 1000 dolar.
Aradaki fark çok büyük! Yani ABD'li meslektaşım, benden 5 kat fazla maaş alıyor ve tüm araştırmaları destekleniyor. Bizde ise araştırmalarımıza ancak o grubun adamıysan destek veriliyor! Tüm kurumlarda! Siz bizden daha iyi bilirsiniz bu durumları.
Öyleyse bizden bilim adamı olabilir mi? Mümkün mü? sorusunu da sormak lazım değil mi?"
"Araştıran, öğrenen, öğrendiklerini insanlığın hizmetine sunan; 'İlim, menfaat temini için değil, insanlığa hizmet için tahsil edilir' temel ilkesine aşkla sarılan ve irfan tedarik ederek mal, mülk, makam, mevki ve rütbe hırsına kapılmayan; tevazu içersinde etrafını aydınlatan insanlara, gerçek 'BİLİM ADAMI' denir.
Gerçek bilim adamları, hayatının hiçbir döneminde idare adamlarına uşaklık ederek, hatır için GÜNAH işlemez. Nazarında HAK ve ADALET vardır. Onun için de, zulme el pençe divan durarak, asla ve asla, zalime uşaklık etmez. İlim deryasında fani olarak, müktesebatı ile ve de basiretiyle insanlık âlemini karanlıktan ışığa çıkarmak için kendisini vakfeder.
Hüsnü Akıncı.
'Acı gerçek'
'Ülkemiz için gerçekten çok önemli konu, bu soruyu tartışmamız ve cevabını da bulmamız gerekir. Özellikle dekan ve rektör atamalarında bu kriter hiç dikkate alınmamaktadır. Yıllarca fakültesine gelmeyen, dışarıda müteahhitlik yapan hocalarımız, rahatlıkla dekan olabilmektedir.
Bu, üniversitelerimizin acı bir gerçeğidir. Bu kişilerden bilime nasıl hizmet beklenebilir ki?" Haydar Özpınar DVM PhD
Özetin özeti: Peki sizin görüşünüz ne?..
aguclu@milliyet.com.tr

Cafe