
Meral TAMER
Başbakan'a göre "şık" olmayan konular
Pazar sabahının rehaveti içinde gazeteleri okurken, Ferai Tınç'ın Hürriyet'teki yazısıyla irkildim:
Başbakan Erdoğan, İstanbul'da AKP'lilerle bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada Trabzon'daki rahip Santoro cinayeti, Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin başları kesilerek öldürülmeleri ve son olarak da İzmir'de Katolik Kilisesi rahibinin bıçaklanmasıyla ilgili olarak "şık olmadı" demiş.
Nasıl yani?
"Şık olmadı" da ne demek?
Bizim evde ya kızım ya da ben, bir yere giderken giyinip birbirimize "Nasıl olmuş" diye sorduğumuzda cevaben, "Çok şık" dediğimiz gibi "Şık olmadı" da deriz.
Ya da kızım küçükken topluluk içinde hatalı davrandığında kendisini uyarmak için kulağına eğilip "Hiç şık olmadı" derdim mesela; "Ayıp ettin"in kibarcası olarak...
Ama bizim evde ne öldürülenlerin ya da eceliyle ölenlerin, ne de askeri muhtıraların, depremlerin, trafik kazalarının v.s. ardından "Şık olmadı" şeklinde bir tepki verildiğini anımsamıyorum.
Evde yasalarla işimiz yok tabii; kamusal alanda ise genelde yasalara uygun, ama teamüllere uygun olmayan durumlarda "Şık olmadı" deniliyor.
e-muhtıra da "şık değil"
Merak edip asistanım Özlem Ertem'le birlikte küçük bir arşiv taraması yaptık ve Başbakanımızın şık bulmadığı birkaç konu daha bulduk:
Malatya: "Evet diyemem"
Merak bu ya! Küçük bir arşiv taraması daha yaparak Trabzon ve Malatya cinayetlerine Erdoğan'ın ilk tepkisinin ne olduğunu hatırlamak istedik:
Anlayacağınız tetiği ya da bıçağı çeken Müslüman din kardeşi olunca Başbakan Erdoğan olayı kınıyor ama öncesinde neden kınadığını izah etme gereği duyuyor.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe