Markalar çocuğum gibi
Yurtdışında 20 ajansla çalışan Tülin Şahin ''Her yüzü olduğum markaya sanki kendi markam gibi özen gösteriyorum, firma yetkililerine fikir veriyorum. Çekim öncesi toplantılara giriyorum'' diyor
Birsen Altuntaş
Sivaslı Cindy olarak ünlenen daha sonra adının önündeki Cindy benzetmesini yaptığı işlerle unutturan Tülin Şahin, yeni yılda yine yoğun bir yurtdışı iş programıyla karşı karşıya... Dünyada toplam 20 ajansla çalışan Şahin, ocak, şubat ve mart ayında o ülke senin, bu ülke benim çekimden çekime koşturacak. Modellik ve mankenliğin yanı sıra dergilerde köşe yazarlığı, internet sitesinde yazarlık, su jimnastiği dersi, büyük firmalara konsept ve stil danışmanlığı yapan, seminerler veren Şahin, önümüzdeki günlerde yeni kitabı ''Doğru Giyinme Tüyoları''nı piyasaya çıkarmaya hazırlanıyor. Halkla İlişkiler Şirketi sahibi eşi Mehmet Özer ile mutlu bir evliliği olan 27 yaşındaki Şahin, 30 yaşından önce de çocuk yapmayı da istemiyor.
2007 sizin açınızdan nasıl geçti?
Bu yıl benim için bol seyahat ettiğim bir yıl oldu. 2008’de de pek bir şey değişmeyecek. Yurtdışındaki ajanslarımla konuştum, tüm yılımı yeni işlerle doldurmuşlar.
Yurtdışında kaç ajansınız var?
Yurtdışında bağlı bulunduğum 20 ajans var. Miami, Dallas, Milano, Zürih, Viyana, Hamburg, Barcelona, Dubai gibi pek çok yerde ajansım var.
Mesela Güzide Duran, Tuğba Karaca gibi yıllardır mankenlik yapan gözde isimler hâlâ ev alamadıklarını söylüyor. Gerçekten mankenlik çok para kazandırmıyor mu?
Genel olarak konuşmak gerekirse bu kişinin kendisiyle alakalı. Gerek Türkiye’de gerekse de yurtdışında top model diye seni anlatıyorlarsa kötü kazanmazsın. Kazandığını iyi değerlendiriyorsan, birikim yapıyorsan, yarını düşünerek hep yaşıyorsan tabii ki paran olur.
Ünlü mankenler ya şarkıcı, ya da oyuncu oluyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?Öyle furyalar olabilir ama sadece işini iyi yapmaya odaklanan bir kişiysen her dönem çok iş yapan biri olabilirsin. Her yüzü olduğum markaya çocuğum gibi davranıyorum. Sanki kendi markam gibi aynı derecede özen gösteriyorum, firma yetkililerine şurasını şöyle yaparsak daha iyi olur diye fikir veriyorum. Çekim yaptıktan sonra hadi ben gidiyorum demiyorum. Çekim öncesi toplantılara giriyodum, vakit harcıyorum.
Ona yakın iş yapıyorsunuz, nihayetinde evli bir kadınsınız. Hepsine nasıl yetişiyorsunuz?
İki ajanda tutuyorum. Biri yurtiçi, biri de yurtdışı... Çok sistemli çalışıyorum.
Menajeriniz ve basın danışmanınız da yok, neden?
Yok, hayır. Türkiye’deki modellikle ilgili asistanlık ya da menajerlik yapan hiç kimseye inanmıyorum. Onların açıkçası bana bir faydasının olacağını sanmıyorum. Şöyle bir gerçek var, çantan ne kadar büyükse o kadar içine şey atarsın. Bundan benim çantalarım hep büyük ya... (Gülüyor) Benim işimi benden daha iyi bilmeyen biri benim yanımda çalışamaz. Kendimle ilgili aldığım kararlarda da yanlış bir şey yaptığımı görmüyorum.
Bir dakika bile boş durmamak sizi zorlamıyor mu?
Her dakikan planlı ise zaten yorulmaya fırsat kalmıyor. Geçen gün Murathan Mungan da, röportajında ‘O kadar tembel bir milletiz ki, çalışmak göze batıyor’ demiş. Ondan bu sözünün telif haklarını bana vermesini rica ediyorum ve bu sözü ben kullanmak istiyorum. Bu durum bu kadar mı güzel anlatılır? İnsanlar özellikle çalışmaktan kaçıyorlar. Birisi çok çalışınca da niyeyse herkes çok çalışıyor diye tepki gösteriyor.
Çocuk projesi yakında mı?
30’umdan önce çocuk yok, onu söyleyeyim. 11 tane işe vakit ayırıyorsam, çocuk yapmaya hayli hayli vakit ayırırım ama içimden bana anne ol diye bir ses gelmiyor.
Yeni projeleriniz neler ?
Yeni kitabım Doğru Giyinme Tüyoları piyasaya çıkacak. Nişantaşı’ndaki Cafe Leea’nın diyet ve light menüsünü hazırlayacağım. İlk defa böyle bir çalışma olacak. Sağlık yaşam adına birebir yediğim yiyeceklerden oluşan bir menü oluşturacağız. İki haftaya kadar sanırım tamamlamış olurum.''

