|
 |
|
|
İzmir, eğitimde sıçrama yaptı
Satır Arası / Deniz Sipahi
Beni tanıyanlar bilir. Gerektiğinde eleştirir, gerektiğinde de Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim ederim.
Bundan bir süre önce İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan’ı eleştirmiştim.
Ortaöğretim Kurumları Sınavları’nda İzmir gerçekten de tarihinin en kötü sonuçlarını almıştı.
Türkçe-matematik puan ortalamasıyla 29’uncu, matematik-fen puan sıralamasında 25’inci duruma düşmüştü.
Öğrenci Seçme Sınavları’nda ise her zaman ilk üçte görmeye alıştığımız İzmir; sayısal ağırlıklı puan ortalamasında 81 il arasında 37’nciliğe kadar gerilemişti.
Benim gibi birçok gazeteci dostum da bu kötü gidişatı eleştirmiş; gazeteler de manşetleriyle, köşeleriyle çözüm istemişlerdi. Yaptığımız eleştirilerin olumlu sonuç verdiğini sevinerek görüyorum.
Bizim kimseyle kişisel bir sorunumuz olamaz. Bizim tek beklentimiz kentimizin, bölgemizin, ülkemizin güzel günler görmesidir.
Elimde, 2007 ÖSS eşit ağırlıklı puan sıralamaları var.
İlk 10 şöyle...
İstanbul, Ankara, Antalya, Denizli, İzmir, Karaman, Yalova, Eskişehir, Bursa, Uşak...
İzmir beşinci sıraya yerleşmiş; iyileşme de devam ediyor.
2007 ÖSS sözel puan sıralamasında ilk 10’da şu iller bulunuyor.
İstanbul, Antalya, Denizli, Yalova, Ankara, Uşak, İzmir, Karaman, Eskişehir, Bursa...
İzmir, sözelde 7’nci durumda.
2007 ÖSS sayısal puan sıralamasında ise ilk 10 şöyle...
Ankara, İstanbul, Denizli, Eskişehir, Antalya, Bursa, İzmir, Kocaeli, Karaman, Sakarya...
İzmir, sayısalda da 7’nci...
2007 ÖSS sonuçları yerleştirme sıralı il sonuçlarına baktığımızda ise İzmir’in 12’nci olduğunu görüyoruz.
Önünde Karabük, Eskişehir, Isparta, KKTC, Edirne, Kırklareli, Çorlu, Kastamonu, Balıkesir, Yalova var.
* * *
Biz geçmişte olduğu gibi yine ilk üçü beklesek de bu sıçrama nasıl oldu? İthal öğretmenlerle mi, değişen yönetimlerle mi?
Ege Bölgesi Özel Okullar Birliği Koordinatörü, Çakabey ve Özel Ege Lisesi’nin sahiplerinden Zafer Eraslan’a sorduk.
''İzmir, öz değerlendirmesini yaptı. Özel ve resmi okullar üzerine düşeni yaptılar. Dershaneler buna uygun program uyguladılar. En önemlisi, Milli Eğitim denetim mekanizmasını çok iyi çalıştırdı...''
Ben bu sözlere ilave edeceğim.
Bence İzmir medyası da son dönemdeki düşüşü çok iyi işleyerek bütün bu mekanizmanın disipline olmasını sağladı. Olumlu baskı eğitim kadrolarında iyi neticeler verdi. Önemli olan bu denetimlerin süreklilik kazanması. Peki bu konuda evrensel ölçüler nelerdir?
* * *
Yine Zafer Eraslan’a sorduk.
''Şekilsel değil, içeriğe dönük denetimler olmalı. Gelen müfettişler, laboratuvarların olup olmadığını değil, ne kadar saat kullanıp kullanılmadığını sormalı. İş, yöneticilere ve öğretmenlerimize düşüyor. Eğitime ruhunu koyan öğretmenlerin olması lazım.''
Bu yoruma gönülden katılıyorum.
Belki eskiden olanaklar bugünün koşullarından çok daha kötüydü. Ama gönül adamlarının sayısı oldukça fazlaydı. Efsaneleşmiş öğretmenlerimizin sayısı hiç de az değildi.
Bugün de aranan işte budur.
Ruhunu koyan, eğitim için kendini feda eden insanların olması...
Sonuç olarak...
İzmir bir sıçrama yapmıştır.
Bizim için önemli olan gelecek yıllardaki başarının devamıdır.
Eğitimdeki başarı ve kalite bir ülkenin kaderidir, geleceğidir. Hiçbir yanlış ve ihmale izin vermemek gerekir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|