|
 |
|
|
Giray Bulak ve Holosko
Bence / Fatih Tanfer
Vestel Manisa’nın geçtiğimiz cuma günü Beşiktaş karşısında aldığı 2-1’lik yenilgi, puan cetvelinde durumunu sıkıntıya sokarken, konuk ekip puanını 34’e çıkarıp zirve yarışını sürdürdüğünü gösterdi. Müthiş soğukta oynanan maçı televizyonda izlemek varken sahada seyretmeyi tercih edenlerdendim. 19 Mayıs Stadı’nda tanık olduğum Vestel Manisaspor Teknik Direktörü Giray Bulak ile Holosko arasında yaşanan olaylar beni endişelendirdi. En önemlisi bunu basit bir olay gibi görmeyip, teknik adam, futbolcu ve yönetimlerin dikkatle değerlendirmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Basın tribününde Hasan Elidemir, Metin Gökalp ve Suavi Yardımoğlu ile birlikte maçı izlerken, Beşiktaş’ın attığı ikinci gol sonrası yaklaşık 15 metre önümüzde duran Giray Bulak’ın inanılmaz sinirli hareketleri dikkatimi çekti. Yanımdaki arkadaşlarıma, ''Holosko’yu oyundan alıyor dikkat edin'' dedim. Hasan Elidemir, ''Alacağını zannetmem'' diye yorum yaptı. O sırada Bulak dönüp, ''Güven hazırlan'' diye bağırdı. Yardımcı Antrenör Orhan Çıkrıkçı hemen Giray Hoca’nın yanına koştu ve herhalde ''Yapma hocam'' dedi, ancak teknik patron ''Hayır giriyor'' diye bağırdı. Ve tahmin ettiğim değişiklik yapıldı.
Davranışı doğru muydu?
Bu oyuncu değişikliğinin ardından Holosko’nun kenara gelirken savurduğu küfürler, kulübeye attığı tekme ne Fair Play’e, ne de sportmenliğe yakışacak cinstendi. Onları değerlendirmeye bile almayı uygun görmüyorum. Burada eleştireceğim konu, Giray Bulak’ın Ali Tandoğan’ı takip etmediği için oyundan aldığını söylediği Holosko’ya bu davranış doğru muydu? Oyundan hakikaten almalı mıydı? Eğer Ali’yi takip etmediği için gol yendiği düşünülüyorsa, koltuk altından topun geçmesine izin veren Ufuk’a ne yapmalı?
Holosko, geldiği günden beri Vestel Manisaspor’da büyük başarılara imza atmış ve değerini en az 10 kat artırmış bir futbolcu. Bu kadar basit rencide edilmemeliydi. (Sayın Bulak için bu olay bardağı taşıran son noktaysa, transfer dedikoduları canını sıktıysa onu bilemiyorum.)
Acaba Giray Hoca aşırı duygusal mı davrandı, biraz daha mı sakin olmalıydı, bu kararı bir kaç dakika sonra mı vermeliydi? Bana göre ne olursa olsun paniğe kapılmamalıydı. Çünkü panikleyen kişi iyi düşünemez, verimli hareket edemez. Sonucunda da çıkış noktası doğru olsa da mesleki kariyeri açısından ortaya çıkacak sıkıntı kaçınılmazdı. Seyircinin kendisine gösterdiği tepki de bu düşüncemi doğruladı.
Tanıdığım Giray Bulak adam gibi adamdır. Bu konuyu gündeme getirip, sakin olmayı önermemin sebebi, Türk futbolunda önemli bir yerinin bulunmasıdır. Tabii burada bazı futbolcular da Holosko’nun yaptıklarını asla yapmamalı ya da sonuçlarına katlanmayı bilmelidir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|