Yerimde olmak isteyen o kadar çok insan var ki!
11 yıldır ekranlarda olan Esra Ceyhan hakkındaki eleştiriler için bakın ne diyor ''Benim sakin ve mütevazı tavrımı, iddiasızlığım içindeki olağanüstü iddiamı çok çekilmez buluyor insanlar. Ben de böyle bir kadını sevmezdim, nefret ederdim'' diyor
Ali Eyüboğlu
Şarkıcı Alpay, TRT’nin bir pazar eğlencesine konuktur. Prodüktör Cengiz Baysal, Alpay ''Gitme''yi söylerken arkasından genç bir kızın yürüyüp gitmesini ister. Baysal’ın ekibi bu iş için manken aramak yerine İletişim Fakültesi’ni bitirdikten sonra TRT’de yönetmen yardımcılığı yapan ve aynı zamanda Türkiye’nin ilk mankenlik okulu LCC’den diplomalı birine bu görevi verir. Genç kız, Alpay’ın ''Gitme'' diye haykırmasına aldırmadan yürür gider...
Dört yıl çalıştığı TRT’den evlendiği için ayrılan ve evinin kadını olmayı seçen o genç kadın çok geçmeden Alpay’ın sözünü dinler ve ekranlara kesin dönüş yapar... Kameraların karşısına ilk kez ''canlı klip mankeni'' olarak çıkan Esra Ceyhan, 11 yıldır ekranlarda... İlk çıkışı ve gidişinin ardından Alpay, ''Gitme... Gitme...'' diye haykırmasa acaba Esra Ceyhan ekranlara ''kesin dönüş'' yapacak mıydı? Yapardı... Çünkü onu kamera önüne çıkmaya, sunuculuk yapmaya ikna eden Halit Kıvanç gibi bir ''usta''ydı...
Esra Ceyhan’la sunuculuk, evlilik, annelik ve planları üzerine keyifli bir ''Cafe Sohbeti'' yaptık.
Dakika bir gol bir gibi olacak ama önce şunu öğrenmek istiyorum. Programınızda haftanın magazin gündemini değerlendirmeye başladığımdan bu yana insanların size dair en çok söyledikleri şey şu: ''Eskiden Esra Ceyhan’ı çok seviyordum ama artık bana samimi gelmiyor. Her şeyi reyting için yapıyor.''
Beni yıpratmak için zaman zaman böyle iddialar ortaya atılmıştır. Başarılı olan herkesin arkasından bir şeyler konuşulur. Ekrana çıktığımda ne kadar çok insanın mutsuzluk içinde kıvrandığını, yerimde olmak için neler yaptığını çok iyi biliyorum. Benim sakin ve mütevazı tavrımı, iddiasızlığım içindeki olağanüstü iddiamı çok çekilmez buluyor insanlar. Karşıdan baktığım zaman onlara hak veriyorum. Ben de böyle bir kadını sevmezdim, nefret ederdim.
Nefret edilecek bir kadın mısınız ekranda?
Değilim. Sakin, mütevazı, bilgisini yerinde gösterebilen, insanlarla kavga etmeden, aşk ilişkileriyle gündeme gelmeden, 11 yıldır ekranda işiyle var olan bir kadın. Böyle bir kadın tabii ki kıskançlık uyandırır. Onlara kızmıyorum ama bir doktora gitmelerini tavsiye ediyorum.
Benim kastettiğim insanlar sizin rakipleriniz falan değil. Eşim, dostum bunlar ve sizin reyting uğruna değiştiğinizi düşünüyorlar.
Onları ayrı tutuyorum. Halkımızın olumlu ya da olumsuz yorumları benim başımın tacı. Yüreğimi yaksa, içimi sızlatsa bile sonuçta onları dinleyip kendime ders çıkartmayı hedef bilirim. Annem bile bazen, ''Bugünkü programı hiç sevmedim'' diyor. Her gün yaptığım program dört dörtlük olacak diye bir kaide yok. Hata yaptığım veya öngöremeden insanların orayı sirke çevirdiği de olabilir. Bundan utanç duyarım, üzülürüm. Ben bu işi yapmaya başladığım 31 Mart 1997’den bugüne 11 sene geçti.
‘Eleştirenler gizli hayranım’
Ekşi Sözlük’te hakkınızda sayfalarca yorum var ama hepsi de aleyhinize, neden?Adı üstünde orası Ekşi Sözlük; her şey ekşi. Eğer orada aleyhimde bir şey olmasaydı, benimle ilgili yorum yapılmasaydı buna üzülürdüm. Konuşulan, tartışılan insan olmak da önemli... Her zaman sevilip, beğenilmek de iyi değildir. Ekşi Sözlük’teki herkesi kastetmiyorum ama bir kısım insan, kendini hayatın içinde iyi ifade edememiş insanlar. Oraya kinlerini kusuyorlar, nefretlerini kusuyorlar. Gizliden bana büyük bir hayranlıkla bağlı olduklarını düşünüyorum. Onlar bunu itiraf edebildikleri zaman kendileriyle de yüzleşecekler. Aslında onların içlerinde Esra Ceyhan olmak isteyen, başarmak isteyen çok insan var.
‘İki kitap daha yazdım’
''A’dan Z’ye'' diye bir kitap yazdınız. Yeni kitap projeniz var mı?Yayınevi ile anlaşmam var. İki yeni kitap yolda. O kitabın da izleyiciye çok fazla ulaşmadığını düşünüyorum. Onu da yeniden basacaklar.
Yoldaki iki kitabın içeriği nedir?
Birincisi çocuk sağlığı ve gelişimiyle ilgili deneyimlerimi yazacağım. Diğerinde de zayıflama öykümü anlatacağım.
Hamilelik döneminde kaç kilo aldınız ve bu kilolardan nasıl kurtuldunuz?
Faciaydım. Yürüyen bir duba gibiydim. 91 kiloyla doğuma gittim. Geçen yıl bu konuda çok eleştiri aldım. Ben seven herkes ''Çok kilolusun, şişmansın'' dediler. Hatta Genel Müdürümüz İrfan Şahin ve Program Müdürümüz Dilek Dağcıoğlu, ''Esra’cım tatile gidiyorsun, zayıfla gel. Sana yakışmıyor. Biz seni eskisi gibi görmek istiyoruz'' dedi. Bu iki insanın sözleri de benim için anlamlıydı. 1.5 ayda filinta gibi oldum geldim.
Bunu nasıl başardınız?
Yüzdüm, yemeğime dikkat ettim. Herkes benim estetik ameliyat geçirdiğimi, yağ çektirdiğimi, yüzüme dolgu yaptırdığımı yazdı. Gidip yağ çektirerek zayıflasaydım bunu söylerdim. Affedersiniz eşekler gibi çalıştım, boğazımı, gırtlağımı tuttum, günde 3.5 saat yüzdüm. El alem açık büfelerin önünde tatilin tadını çıkarırken, ben baktım baktım gözümü doyurdum geçtim. Geceleri sadece ızgara balık yedim. Maydonoz, roka, semizotu yedim üzerine zeytinyağı bile dökmeden. Bol bol su içtim, sürekli hareket ettim. Şu anda 67 kiloyum.
Formunuzu nasıl koruyorsunuz?
Alkol yok, şeker yok, un yok, tuz yok. Geceleri belli bir saatten sonra yemek yemiyorum. Bizim evimizde pişen bütün yemekler yağsız ve tuzsuz pişiyor. Sebze ağırlıklı olarak besleniyorum. Çok su içiyorum. Hayatımda kola yok.
Diyetisyene mi gittiniz yoksa kendi bilgileriniz mi zayıfladınız?
Ben yıllardır bu konuda bilgiyim. Doktorlardan öğrendiklerimi uyguluyorum. Eşim hekim, eşimin babası hekim. O yüzden gereken şeyleri onlara soruyorum.1,5 yıl emzirdim çocuğumu. Dolayısıyla emzirirken anormal acıkıyorsun. O kadar çok yemek yemek istiyorsun ki. Pastalar, börekler sapık gibi yiyordum. Artık onları hayatımdan çıkardım. Çünkü bir tercihte bulunmam gerekiyordu. Ya zayıf, enerjik ve kendine konsantre bir Esra Ceyhan olacaktım ya da kilolu bidon gibi dolaşan biri olacaktım. Benim işim bunu kaldırmaz.
Geçen sene bana müsamaha gösterildi ama yayın dönemi biter bitmez o dostane uyarıları aldım. İzleyici de bakımlı kadın görmek istiyor. İzleyici bunun gibi olayım diyor. Bu anlamda benden alacağı bir şey olmazsa olmaz ki. Televizyonu açtığımızda ben ya da sen bile ilk baktığımız şey erkek olsun, bayan olsun ne giyinmişler, nasıl görünüyorlar oluyor. Fitt olmak önemli.
‘Dilim damağım kuruyor’
Haftada beş gün üç saat canlı yayın stresli bir iş. Programdan sonra o stresten nasıl arınıyorsunuz?Program bittiğinde dilim damağım kuruyor. Çok büyük bir savaştan çıkmış gibi oluyorum. Orada Allah göstermesin hata yapmaman lazım. Dilin sürçer o önemli değil ama hafızalara kazınan, toplumu rencide edecek ve senin meslek hayatına etki edecek bir hata olmamasına gerekiyor. Her zaman bu riskle, kafanın küçücük bir tarafında da olsa bu korkuyla çıkıyorsun. Bir konuğunun da topluma çok yanlış bir mesaj vermesi mümkün olabilir ve ya telefonla bağlanan bir kişinin de vereceği yanlış bir mesaj aynı sonucu doğurabilir. Bir şeyler eksik olduğu zaman anormal derecede sinirleniyorum. Hataya tahammülüm yok.
‘Ayşe başka bir gezegen’
Ayşe ile hayatınızda neler değişti?
Tahmin edilemez derecede büyük değişiklik oldu. Ayşe başka bir gezegen. Ayşe benim için Allah’ın hediyesi. Allah’ın her insanı anne-baba olmaya, o büyük mertebeye layık gördüğünü düşünmüyorum. Anne olma liyakatini Allah bana nasip etti diye düşünüyorum.
Hiç estetik yaptırdınız mı?
Hayır yaptırmadım.
Esra Ceyhan’ın hayatında iyi ki yapmışım dediği, keşke yapmasaydım dediği, mutlaka yapmalıyım dediği şeyler nelerdir?
İyi ki yapmışım dediğim Ayşe. Keşke yapsaydım dediğim şey ''Çocuklar Duymasın''da Pınar Altuğ’un oynadığı rol önce bana teklif edilmişti. Ben kabul etmeyince rol Pınar’a gitti. Keşke o projede yer alsaydım. Mutlaka siyaset yapmalıyım.
Milliyetçi ve inançlı biriyim
Amerika’ya gidip oradaki televizyonlarda neler olup bittiğini de takip ediyormuşsunuz?
Kesinlikle. İki sene evveline kadar devamlı gittim. Bana ''Git orada doğum yap'' dediler. Niye orada doğum yapayım ki? Memleketin suyu mu çıkmış?
O denli milliyetçiyiz yani?
Milliyetçiyim tabii ki... Niye isteyeceğim çocuğumun başka ülkenin vatandaşı olmasını. ABD karşıtı değilim ama benim ülkem varken, ülkemde güzel doktorlarım varken ne diye gideyim?
Programa çıkmadan önce ne gibi itikatlarınız vardır?
Her gün uyandığımda şükrederim Allah’ıma. Evladım eşim, anam, babam sağlıklıyız diye. Alahım milletimize huzur ve birlik versin, iyilik versin, felaketlerden bizi korusun diye. Arabamda, odamda mutlaka Kur’an olacak. Kulhuvellah’ı, Helak’ı, Nas’ı, Ayetu’l Kursi’yi, Nazar duasını yani bildiğim bütün duaları okurum. Sokağa besmeleyle evden çıkarım. Ya Allah, Bismillah der öyle adımını atarım.
O kadar duayı biliyor musunuz?
Biliyorum tabii ki.

