İKSV’nin yılbaşı partisi
Asmalımescit’teki Babylon, yana ve üste doğru büyüyor. Özel partiler için bir oda ve bir lokanta ilave edilmiş. En üst katta inşaat devam ediyor ama bittiğinde bir kanadı iki katlı bildiğimiz Babylon, diğer kanadı da lokanta ve lounge’ı ile üç katlı yeni Babylon olacak. Salı akşamı İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Babylon’un yeni kanadında bir yılbaşı partisi verdi. Geçen yıldan hatırlayın ''Banu Güven Zoro kıyafetiyle karizmayı çizdirdi mi çizdirmedi mi?'' partisinin gelenekselleştirilme adımı. Bu yılın teması ''eşleşip gelin'' di.
Davetliler de İKSV dostları gazeteciler, sponsorlar ve İKSV’liler... Geceye en özenerek hazırlanan, oraya gelince de en eğlenen bence İKSV’lilerin kendisiydi. Genel Müdür Görgün Taner, Brad Pitt kıyafetindeydi. Göğsünde bir Angelina Jolie fotoğrafı ve kucağı Afrika’dan, Asya’dan nüfusa geçirilmiş bebeklerle dolu.. İdil Kartal, bir prenses ve kendisini öpecek yeşil kurbağayı bekliyor... Üstüngel İnanç, Andy Warhol ’u temsilen kafasında albino bir perukla ''Factory''sinden fırlamış gelmişti.
En özenli giyinenler
Basından en özenli giyinenlerin başında Akşam’dan Mehveş Evin geliyordu. Bir dilim ''Karaormanlar Pastası'' kostümüyleydi. Belli ki bir doğum günü partisinden kaçıp gelmişti çünkü kafasındaki mum hâlâ yanıyordu. Bileğine takılı bir fiyat etiketi bile vardı. Kare As’lar, Kör ve Topal, Joker’ler ve tabii kostümlü partilerin vazgeçilmez karakterleri palyaçolar... Bir de kafasındaki beyaz halesi ile bir melek... Gecenin en eğlenen ve eğlendireni, Hürriyet’ten Çağlayan Çevik’ti. Ucuna altın lira bağlı ince tek örgüsünü savurarak müzik kulağının ve dans vücudunun hünerlerini gösterirken tüm partidekileri etrafına toplamıştı...Ertesi günü çıkarmak adına geceyarısı olmadan toparlanıp gitmeye hazırlandığımda bir de baktım ki benim palto, attığım kanepenin üzerinde artık yok... Sağa sola, garsonlara sordum, gören yok. O sırada öğrendim ki iki de çanta yürümüş aynı kanepenin üzerinden. Eğlenenlerin keyfini kaçırmadan gittim Babylon’un Şehbender Sokak çıkışına. Genel Koordinatör Elif Erdost’un kayıp çantalardan haberi varmış ve güvenlikçilere civarı aratmış. Elif Hanım ilgilendi ama ne çare gitti bizim Derishow palto diğer iki kişinin çantasıyla birlikte. Babylon’a bir öneri; büyüyorlar, genişliyorlar, iyi de kontrol altında tutabilecekleri kadar büyüsünler.
Büyükelçilik’ten iletişim atağı
Biliyorsunuz, Sakıp Sabancı Müzesi İspanya’nın Madrid kentinde bir Hat Sanatları sergisi açmıştı. Serginin açılışına Madrid’e gittiğimde Büyükelçimiz Ender Arat bana ''Puente (Köprü)'' isimli bir dergiden bahsetti ve birkaç sayısını da bir zarfa koyup elime tutuşturdu. Ender Arat, Dışişlerimizin değerli büyükelçilerinden biridir. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Özel Kalem Müdürlüğü, Başbakan Başdanışmanlığı, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı gibi önemli görevlerden sonra İspanya’ya atandı ve tam bir yıl önce de güven mektubunu İspanya Kralı Juan Carlos’a vererek göreve başladı.
Puente isimli bir dergi çıkarıyor
Ayağının tozuyla demek doğru olacak nisan ayında da Puente isimli bir dergi çıkarmaya başladı. Bu derginin asıl amacı tüm İspanya’da yaşayan sayıları 6 bin kadar olan Türkleri bir arada tutmak, birbirlerinden haberdar etmek. Bu dergi tamamıyla Madrid Büyükelçiliğimiz imkânlarıyla, en büyükten en küçüğe Büyükelçilik personelinin katkılarıyla ve Büyükelçi Ender Arat’ın inisiyatifi ve başkanlığında basılıyor, dağıtılıyor. Puenta aylık bir dergi ve ücretsiz. 5 bin kopya posta ile İspanya’da yaşayan Türklerin adresine gönderiliyor. 2 dilde Türkçe ve İngilizce basılıyor. Bir parantez açalım geçen yıl İspanya’dan Türkiye’ye 250 bin civarında turist gitmiş, 100 bin civarında Türk turist de İspanya’yı ziyaret etmiş. Ne diyelim? Darısı diğer Türk Büyükelçiliklerinin başına...serfiergun@milliyet.com.tr

