Rüyalara dalmak için gezmek gerek
Ne depresyon, ne dert, tasa, sorun... Beynim bunların hepsinden arınmış gibi. Düşüncelerle boğuşmamanın huzurlu dinginliğini yeniden keşfediyorum. Alışkanlıklarıma bundan sonra bir yenisi eklendi: Dalmakmelteminan@aim.com
Gözlüğüme giren suyun su altında nasıl boşaltılacağını öğrenmiş, buddy’m ile dalmam gerektiğini, asla yalnız dalış yapmamam gerektiğini bir güzel idrak etmiş, ne kadar havam kaldığını belirten özel saate bakmayı kafamın en önemli köşesine yazmış, regülâtörümü ağzıma dayamıştım. İlk dalışımı, dünyanın belki de en güzel dalış destinasyonlarından birinde gerçekleştirecektim; yani Phuket’te... Heyecanla suya baktım. Aşağıda beni bekleyen balıkları, mercan kayalıklarını görme hayaliyle kendimi suya bıraktım.Suyun içine dalınca ise beklemediğim bir mücadele başlıyor. O gün akıntı var. Dalış öğretmenimiz, eğitim sonrası ilk dalışlarını gerçekleştirmekte olan 3 kişiyi- yani beni , arkadaşımı ve bir Koreli kızı- beraber daldırıyor. ''Siz ele ele tutuşup burada beni bekleyin ben şimdi geliyorum'' diyor. 10 metre kadar derinde, bir elimle teknenin demirlediği ipi tutuyor, diğer elimle ise arkadaşımı tutuyorum. Arkadaşım ise bir eliyle benim elimi, diğer eliyle de Koreli kızı tutuyor. Bir nevi sevgi çemberi...
Ancak arkadaşımın burnu tıkanınca, eşitlemesi gerekiyor. Koreli kızın elini bıraktığı anda, kızın akıntıya kapılıp saniyeler içinde görüş alanımızdan kaybolduğunu görüyoruz.
Su altında renk cümbüşü
Çıktığımızda arkadaşıma bakıyorum.''E ne yapalım. Benim buddy’m sensin. Kulağım ile Koreli kız arasında bir seçim yapmak zorundaydım . Ben kulağımı seçtim'' diyor. Koreli kız ise tüm tekne seyahati boyunca bir daha bizimle konuşmuyor.
''İkinci dalış noktasına geldik, herkes suyaaa''.
Evet su bu defa daha sakin. Dev bir kayanın arkasında akıntının hiç tesir etmediği bir noktada dalış yapmanın keyfini çıkarıyoruz. Bir ressamın elinden çıkmış gibi duran tropikal balıkların hayal gücünü aşan renk cümbüşüne hayran kalıyor, sokaklardaki kedilerle oynar gibi ahtapotlarla oynuyor (bu cana yakın yaratıklarla oynadıktan sonra bir daha onları yememeye karar veriyor) ve renkleri ile bizi büyüleyen balıkları elimize verilen pirinçlerle besliyoruz. Bana 5 dakika geçti gibi gelen süre aslında 45 dakika... O süre boyunca ne depresyon, ne dert, tasa, sorun... Beynim bunların hepsinden arınmış gibi. Düşüncelerle boğuşmamanın huzurlu dinginliğini yeniden keşfediyorum. Derin nefes aldığımda yükselerek aştığım kayalar ve nefesimi vererek tekrar alçaldığım ve yaklaştığım mercanlar... Düşmenin mümkün olmadığı, yer çekimsiz bir ortamın adeta terapi etkisi... Dalmayı tarif ederken ilk kullandığım birkaç cümle bunlardı işte...
Seyahati gerektiren hobi
Sudan çıktığımda iyi ki tekrar dalmışım, iyi ki kendime yine bir şans vermişim diyorum. Alışkanlıklarıma bundan sonra bir yenisi eklendi: Dalmak. Değişen coğrafya ve sular ile birlikte insanın görebileceği deniz altı yaşamı ve içindeki canlılar değişebildiği için, dalış merakı beraberinde seyahat etmeyi de getiren bir hobi. Ve dünyada bunu en iyi şekilde yapmanızı sağlayan, zengin su altı yaşamı ile insanı etkileyen en başlıca dalış merkezleri ise şunlar:
PHUKET:Denizin turkuvaza çalan rengi, palmiye ağaçları ve beyaz kumuyla, ofisteki bilgisayarların ekranını süsleyen Phuket’ın su altı yaşamı en az su üstü kadar zengin. Yılbaşı periyodunda zirve yaparak en kalabalık olduğu zaman ekim sonu ile nisan başı arasında. Hayal kırıklığına uğramamak için Phuket’i bu dönemde ziyaret etmek akıllıcadır çünkü plaj ve hava koşulları bu vakitlerde dalış ve yelkencilik için de ideal.Tayland dalış turizminin merkezi konumunda olan Krabi Adası ise su altı mağaraları ile yine dalış meraklılarının favorilerinden. Phuket’ten günübirlik yapılan ve sadece 1.5 saat süren tekne turu sonucu ''Shark Point/ Köpek balığı noktası''na varıp dalış yapabiliyorsunuz. Bu bölgenin özelliği denizin dibinde leopar köpekbalıklarına rastlayabiliyor olmanız. Ama Phuket’in esas piyangosu , insana hiçbir şekilde zarar vermeyen, ağız bölgesi ile Julia Roberts’ın gülerken ki halini anımsatan Balina köpek balıkları.
ARUBA
Aruba, özelliklede Pedernales batığı ile dalgıçların gitmeyi hayal ettikleri dalış noktalarından biri: İkinci Dünya Savaşı sırasında batırılan bir petrol tankeri olan bu batık, özellikle de dalmaya daha yeni başlayanlar için ideal.
Aruba’da insanlar merhaba demeyi öğrenmeden önce ‘Arashi’ kelimesini öğreniyorlar. Hele de ellerinde dalış kıyafetleri ve oksijen tüpleri taşıyorlarsa. Arashi bölgenin en önemli dalış bölgelerinden biri. Papağan ve melek balıklarının bulunduğu bu mercan kayalıklarında, yıldız şeklinde mercan kayalıkları da görülebiliyor. Ve insan bu manzarayı bir kere gördü mü, geceleri yıldızlara mı baksa yoksa ertesi gün yine denize mi dalsa karar veremiyor. Malmok mercan kayalıkları ise Vatoz’ların uykuya dalmak için geldikleri ya da başka bir deyişle fotoğrafçılara farkında olmadan poz verdikleri bir denizaltı cenneti.
MALDİVLER:
Maldivler, 7000 adetlik mercan adası ve yeni çalışmalar sonucu açılan ve güney Huvadhoo’dan Kuzey’deki Haa Alifu’ye kadar uzanan dalış bölgeleri ile en revaçta dalış merkezlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor. 200 tane adadan büyük bir kısmı dalış imkânları sunarken, daha az kat edilmiş ve bakir kalmış mercan kayalıklarını ziyaret etmek isteyenler tekne kiralayıp Baa kayalıklarında dalış yapıyorlar. Çok ender görülebilen dev Napolyon balığının bu sularda görülebilmesi, Maldivleri deneyimli dalgıçlar için cazip hale getiriyor. Bense, bu kadar büyük bir balığı görmenin heyecanını kaldırıp kaldırmayacağımdan henüz emin değilim. Bacağımdan büyük her türlü yüzen nesne, sadece sırtıma bağlı su altı tanklarımdaki havayı daha hızlı bitirmeme neden oluyor. Maldivler’de,Viktorya batığı, hemen yanında boylu boyunca uzanan mercan kayalıkları ile birlikte en çok ziyaret edilen dalış noktalarından biri. Özellikle batığın sembolü haline gelmiş, uykucu dev kaplumağa ile tanışmayı sakın unutmayın: Uyanırsa tabii...
CAYMAN ADALARI:250 dalış noktası bulunan ve eylül ile ekim ayları haricinde yıl boyunca dalış yapılabilen Cayman Adaları’nda dalış yapan herkesin ortak görüşü suyun netliği ve görüş mesafesinin uzaklık derecesinin dünyadaki hiçbir yere benzememesi.
Cayman batıklarını diğer dalış merkezlerinden daha ilginç kılan nokta ise, ‘Ten Sails’ batığı gibi tarihi bir hikâyeye sahip olmaları: 1788 yılında Jamaika’dan İngiltere’ye doğru yola çıkan Cordelia Gemisi kayaya oturur. Diğer gemileri uyarmak amacıyla deniz feneri ile işaret verilse de, verilen işaret yanlış anlaşılınca dokuz gemi daha kayalıklara girer. Ada halkının yoğun çabası ve kahramanlığı sayesinde bu kaza can kaybı olmadan önlenir ve herkes kurtarılır. Ve Kral 3. George, bu kahramanlığın ve fedakârlığın karşılığını, ada halkını özgürlüklerine kavuşturarak verir.
SHARM EL SHEİKH:
Kızıldeniz’in belki de en muhteşem dalış merkezi olan Sharm El Sheikh, mesafe olarak Türkiye’ye olan yakınlığı nedeniyle çok avantajlı. Yılın her döneminde dalış yapılsa da, suların daha sıcak olduğu haziran-eylül arası dönemi tercih etmek faydalı olabilir. Bölge, sakin mercan bahçeleri ile insanı adeta büyülüyor. Gerçekten de Sharm El Sheikh’deki mercan kayalıklarının üzerindeki mercanlar güllerden ve papatyalardan yapılmış çiçek buketlerini andırıyor. Sanki koparıp evinizde vazoya yerleştirebilecekmişsiniz gibi (Tabii bunu denemeye kalkmanız, dalış eğitmeninizle aranızın açılmasına neden olabilir). Sharm El Sheikh’de eğitmenler, mercan kayalılarının ve deniz hayatının korunmasında çok bilinçliler. Ve ağızlarında bir sözcük hiçbir zaman eksik olmuyor ''You can look but you can’t touch- Bakabilirsiniz ama dokunamazsınız''.

