Mankenler de ayaklandı!
Victoria Keon-Cohen ve Runja Knezevic adlı modeller, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi için sendikalaşma yolunda ilk adımı attıiyezdani@milliyet.com.tr
Üzerlerinde pahalı marka kıyafetler, bakışlarında güzel olduğunu bilmenin verdiği aşırı güven, 90-60-90’lık vücut ölçüleriyle podyumlarda salına salına yürürken, hiç de ''hak arayışına'' ihtiyaçları varmış gibi gözükmezlerdi.
Ama kapitalizmin ayakları üzerinde duran küresel pazarda; sosyal güvence, yani sendikal haklar, bir gün geldi, onlara da lazım oldu işte! Ne mi oldu? Bu kez İngiltere’de mankenler ayaklandı!
Dışarıdan çok ''afilli'' gibi gözüken bu meslekte neler yoktu ki: Müşterileriyle seks yapmaya zorlanan mankenler, 18 yaşın altında olsa bile çıplak poz vermeye zorlanan fotomodeller, zayıf olsun diye ölesiye aç kalmaya mecbur bırakılan modeller...
Küreselleşme onları da etkiledi
Mankenlerin çalışma koşullarının giderek ağırlaşmasının altında kuşkusuz ''küreselleşme'' yatıyordu. Nasıl mı? Dünyadaki birçok endüstri gibi moda endüstrisinin de küreselleşmesiyle bu mesleğe olan talep o kadar arttı ki, hem rekabet koşulları daha acımasızlaşmaya, hem de mankenler bağlı oldukları ajanslar ve o ajansların müşterileri tarafından daha da hor kullanılmaya başlandı.Sendikalı oluyorlar!
İşte bu koşullar altında İngiltere’de modellik yapan iki manken, Avusturyalı Victoria Keon-Cohen ve Bosnalı Dunja Knezevic, geçenlerde ülkede oyuncularla sahne sanatçılarının örgütlendiği ''Equity'' adlı sendikada mankenlerin de temsil edilmesi yönünde ilk adımı attı. Bundan böyle sektördeki çalışma koşullarını yükseltmek ve mankenleri örgütlemek amacıyla bu sendikaya bağlı olarak bir ''Modeller Komitesi'' kurulacak!Keon-Cohen, ''Mankenler o kadar sindirilmiş ki yaşadıkları taciz ve sömürüyü dile getirmekten bile korkuyor, çünkü şikayetçi oldukları takdirde ya bağlı oldukları ajanslar önemli müşterilerini kaybetmemek için bu şikayeti duymazdan geliyor ya da fazla konuşurlarsa moda endüstrisinde kara listeye giriyorlar'' diyordu.
Üstelik mesleğe genelde 14-15, hatta bazen 13 yaşında başlayan mankenler sektördeki ''kurtlar'' tarafından acımasızca sömürülüyor, zayıf kalmaları için kokain kullanmaları gerektiği söylenerek uyuşturucuya alıştırılıyordu!
Yani birçok yerde olduğu gibi mankenler dünya-sında da hiçbir şey göründüğü kadar ''pembe'' değil.
Türk mankenler grev yapsa
Tüm bunları okuduktan sonra ister istemez ''İngiltere’de bunlar oluyorsa Türkiye’de kimbilir neler oluyordur'' diye düşünüyor insan. Ama ''manken'' ve ''sendika'' kelimelerinin yan yana gelmesi bizim ülkemizde ''endoplazmik retikulum'' ve ''sendika'' kelimelerinin yan yana gelmesi gibi bir şey olduğundan, biz en iyisi işin matrak yönüne bakalım ve şöyle bir fantezi kuralım: Diyelim ki Türkiye’de mankenler sendikalı oldu ve greve gitti. Bana kalırsa bundan bir değil, birkaç sektör çok etkilenirdi! Bir kere yerli dizi sektörü çökerdi! Yapımcılar dizilerde manken-oyuncu yerine sadece oyuncu oynatmak zorunda kalırdı! İki manken görmek uğruna birbirini ezen halk kitleleri için adeta birer festivale dönüşen bilimum mağaza - galeri açılışları tüm özelliğini yitirirdi. Ondan sonra ''pek canlı'', ''kaçan kovalayan'' vs. gibi adlarla boy gösteren magazin programları da ellerinde malzeme kalmayacağından mankenler grevi bıraksın diye greve giderdi. Fantezi bu ya, hatta belki mankenleri ikna etmek için işverenlerle sendikanın görüşmelerine arabulucu olarak magazinciler katılırdı! Mankenler grevde ya, ''mankenden şarkıcılığa geçiş yapanlar'' da olmayacağından plakçılar da isyan ederdi! Ya en iyisi bizim mankenleri sendikaya hiç bulaştırmayalım, yoksa bırakın moda dünyasını, ülke ekonomisi elden gidecek!

