|
 |
|
|
2007’ye veda, 2008’in falı
Çeşitleme / Selim Türsen
Yıl sonlarında, geçen 365 günün bilançosunu çıkarıp, yeni yıla, yeni hedeflerle girmek adettendir. Önümüzdeki salı sabahı, 2008’in ilk ışıklarıyla gözlerimizi açtığımızda, siyasi temposu ve gerilimi yüksek bir yılı geride bırakmış olacağız.
Önce filmi geriye sarıp yurtta neler olduğunu hatırlayalım. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi anayasa krizleri, İzmir’in baş rollere çıktığı tarihin en büyük laiklik mitingleri, erken seçimler, AKP’nin yüzde 47 ile yeniden iktidar oluşu, ordu, büyük sermaye ve daha birçok güç odağının karşı çıkıp, ortak bir isimde uzlaşma çağrısına rağmen AKP’nin ısrarla Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı seçmesi, PKK terörünün azarak Dağlıca baskını ile şehit ettiği 13 askerden sonra Irak’a operasyonun gerekliliği ve başarıya ulaşabileceği konusunda Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın açıklamaları, Başbakan Erdoğan’ın Bush’la görüşmek için bir ay bekledikten sonra Washington’dan istihbarat bilgilerinin paylaşılacağını söyleyerek dönmesi, bundan bir ay sonra da Türk uçaklarının Kandil’i vurmaya başlaması. Ve operasyonların hala devam etmesi.
2007’nin siyasi cephesi bir film şeridi gibi böyle gözümün önünden geçip gidiyor.
* * *
İzmir kent yaşamında ilk aklıma gelen olayların başında ise İzmir Valililiği ve Emniyet’in yoğun çalışmaları ile kapkaç ve hırsızlık gibi suçların çok düşük oranlara gerilemesi geliyor. Tam, ''Sokaklar hırsızlık çetelerine teslim oldu. Kurtuluş artık çok zor'' diye düşünmeye başlarken, geçen yıl gelen bu başarı bence yılın en önemli olaylarında liste başına yazılmalı.
Bence diğer önemli gelişmeler şöyle özetlenebilir. Yılan hikayesine dönen metro inşaatının ikinci bölümü için yeniden kazma vurulması, İzmir’in gelecek 25-30 yıllık çehresini belirleyecek Nazım İmar Planı’nın ilan edilmesi ve hemen ardından açılan davalar, bitmeyen Çevreyolu inşaatının sonunda bir bölümünün daha hizmete girmesi, Kültürpark’taki otopark inşaatının açılan davalarla bir İzmir klasiği haline gelerek dev bir çukur halinde beklemeye başlaması, İzmir Limanı’nın yıllardır ertelenen özelleştirme ihalesinin sonunda yapılıp beklentilerin çok üzerinde teklif gelmesi, aynı şekilde Petkim’in 20 yıllık özelleştirme macerasında sona yaklaşılması.
Ve tabii gelecek yıla da damgasını vuracak 2015 çalışmalarında adımların hızlanması.
Sempozyumlar, gelen giden heyetler ve Paris’teki 3’üncü sunumla EXPO heyecanı bütün İzmir’i sarıp 31 Mart 2008 için geri sayıma başlandı.
Normal zamanında yapılırsa Mart 2009’daki yerel seçimlerin havasına da girecek İzmir’in gelecek yılı çok yoğun bir tempoda geçireceğini görmek için fala bakmaya gerek yok.
Aman, enerjimizi doğru yerlerde, doğru kullanalım. Bu yıl yapacak çok iş var.
İzmir 15 yıl geride
Bundan 15 yıl kadar önce İstanbul’da sabahları burnumda kömür kokusu, uyku sırasında paketlerce sigara içmişim gibi ciğerlerim dolmuş, nefes alamaz halde uyandığımı hatırlarım. Aynı bu günlerde İzmir’de olduğu gibi...
İstanbul doğalgaza geçtikten sonra kent ça€ atladı. Hava kirliliği bitti, kömürün, külün pisliği sona erdi. Kat kaloriferi yaygınlaştıkça apartmanlarda yakıt parası kavgası unutuldu. İsteyen evini hamam gibi yaptı, isteyen kendini rahat hissettiği sıcaklıkta oturdu. Kısacası, insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biri olan ısınma sorunu medeni koşullarda çözüme kavuşmuş oldu.
İstanbul’da doğalgaz ateşi ilk yandığı zaman takvim 1992 yılını gösteriyordu.
Ankara ise 5 yıl önce doğalgaza geçmişti bile. Bugün birçok kentte doğalgaz kullanımı yayılırken, Türkiye’nin üçüncü büyük kentinin ancak 15 yıl arkadan gelerek ve henüz çok sınırlı olarak doğalgaza geçebilmesi utanç verici bir olay.
Sabah ve akşam kalorifer kazanları ateşlendiğinde güzel İzmir’in üzerine çöken kara bulutlar bu kadar gecikmenin bedelini başta yaşlılar ve çocuklar olmak üzere kent halkına çok pahalıya ödetiyor.
İzmir’in 15 yıl geri kalmasında geçmiş hükümetlerin sorumluluğu büyük ama ne yapıp edip Ankara’dan İzmir’in hakkını koparıp almayı bilemeyen geçmiş yerel yöneticilerin de büyük sorumlulukları olduğuna inanıyorum.
Kışları nefes alınamaz sisler şehri haline gelen İzmir’in havasını solumak zorunda olanlar, öksürük tuttuğu zaman herhalde beceriksiz yöneticilerini pek iyi anmıyorlardır.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|