
Meral TAMER
2008'de Helal Ekonomi ile tanışacağız
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Karamercan, 2008'de ekonomimizi bekleyen en önemli sorunu net olarak ortaya koydu: "İstikrara dayalı büyüme döneminin artık sonuna geldik. Büyümedeki yavaşlamanın geçici olduğunu düşünmemizi gerektirecek bir durum da yok!"
Evet, 2007'nin 3. çeyreğinde büyüme, % 2'ye indi; 2002'nin 1. çeyreğinden sonraki en düşük seviye!
Büyüme hedefi tutmadığı gibi, enflasyon hedefi de tutmadı.
2007 enflasyon hedefi % 4'tü, ama % 8'in üzerine çıktı. Sapma % 100, gerçekleşme hedefin 2 katı!
Cari açık, 35.2 milyar dolarla yeni bir rekor daha kırdı.
"Küçük sendeleme" mi?
AKP 22 Temmuz'da, geniş kitlelerin "istikrar" beklentisini geleceğe taşıyarak oylarını % 47'ye yükseltti. Ancak Başbakan Erdoğan'ın ifadesiyle ekonomik göstergelerdeki "küçük sendeleme"ye, küresel piyasalardaki dalgalanma da eklenince, Türkiye ekonomisi üzerinde yeniden olumsuz rüzgârlar esmeye başladı. Dışarıdan su gibi akan para muslukları kesildiği takdirde, bugünkü cari açık rakamları ve artan borç yüküyle nasıl başa çıkacak?
Hükümet, 2008'e ilişkin ekonomik programında, geçmiş yıllara oranla önemli bir değişiklik de yapmadığına göre, 2008'de büyümenin yüksek kalmasını sağlayacak tek unsur yine yabancı sermaye.
Türbanlı sermaye
İyi de ABD'deki mortgage kriziyle başlayan ve büyüyerek Avrupa'da da perde perde yayılan küresel likidite krizi, Batı sermayesini zaten iyice tedirgin etmiş durumda. Onlar kendi gediklerini kapatmayı başaramazken, bizim dışardan hem sıcak para, hem de yatırım sermayesi bulmamız kolay mı?
Nereden baktığınıza bağlı olarak hem kolay, hem de değil. Zira petrol fiyatlarının katlanarak artmasıyla, Ortadoğu ülkelerinde kulaklardan fışkıran petro dolarlar, demir atacak liman arıyor.
Abu Dabi Yatırım İdaresi, 7.5 milyar dolarlık alımla Citigroup'un en büyük ortağı oldu. İsviçre'nin köklü kuruluşu UBS, ismini açıklamadığı bir Ortadoğulu stratejik yatırımcıdan 1.8 milyar dolarlık sermaye alacağını açıkladı. Dubai fonları, dev hedge fonlardan Och-Ziff'in de büyük ortağı oldu.
Helal Gıda sertifikası
Tarım Bakanı Mehdi Eker'in tam da bu ortamda Referans gazetesi Ankara Temsilcisi Erdal Sağlam'a verdiği demeç çok ilginç:
"Bakanlık olarak Helal Gıda uygulaması için hazırız. Konu, ticari bir meseledir. Yeni Zelanda Hristiyan bir ülke olduğu halde Helal Standardı'nı uygulayarak tüm İslam ülkelerine ürün satıyorsa, müşteri de böyle istiyorsa, biz neden uygulamayalım?"
Kaldı ki iç pazarda da ayrı bir çekicilik unsuru yaratılarak, helal malların satın alınması hükümetçe desteklenebilir değil mi efendim!
Helal Standardı aslında sadece gıda ile sınırlı değil. Giyimden turizme, oyuncaktan kozmetiğe ve tabii ki bankacılığa kadar uzanan pek çok alan için geçerli.
Anlayacağınız petrodolarların bizim ülkemize de akmasını kolaylaştıracak önlemler önümüzdeki dönemde birer-ikişer devreye girecek. Bu arada Merkez Bankası'nın başına da, kariyeri boyunca faizsiz bankacılığı savunmuş bir isim atanabilir!
Küçük bir not: Şeriat kurallarının esas alındığı Helal Pazarı'nın bugünkü büyüklüğü yarım trilyon dolar; 10 yıl içinde pazarın 3 trilyon doları bulması bekleniyor.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe