Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Aralık 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Dayakçı kocayla başladım, mafya patronuna kadar yükseldim"

"Kabadayı" filminde mafyanın başındaki adamı oynayan Ulgar Manzakoğlu aslında bir göz doktoru. Bir hastası sayesinde dizi sektörüne girmiş: "Yeditepe İstanbul'da dayakçı koca rolündeydim. İlk kötü adam rolüm o. Dayakçı kocayla başladım, büyük mafya patronuna kadar yükseldim"

ELİF BERKÖZ ÜNYAY

Ulgar Manzakoğlu'nun asıl mesleği göz doktorluğu. Arkadaşlarının stand-up'çı diye çağırdığı Manzakoğlu onların "iteklemesiyle" başlamış oyunculuğa. Pek çok dizide rol alan oyuncu gösterimdeki "Kabadayı" filminde Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandırdığı Devran'ın patronu rolünde.
Manzakoğlu "Ekmeğimi doktorluktan kazandığım için istemediğim bir teklifi sırf parası için kabul etmiyorum" diyor. Ve oyunculuğu hobi olarak yapmadığını, en az doktorluk kadar ciddiye aldığını ekliyor.
40 yaşından sonra ünlü olan Manzakoğlu "Bana yolda selam verenler hastam mı, yoksa beni ekrandan mı tanıyor bir türlü emin olamıyorum" diyor.

Göz doktoru babanın göz doktoru oğlu... Babanızın mesleğini seçmeniz kaçınılmaz mıydı?
Daha üç-dört yaşlarındayken babamın hastaları, arkadaşları beni "Gel bakalım küçük doktor" diye çağırıyordu. Okulda hep başarılı bir öğrenciydim. "Babası gibi doktor olacak, belli" diyorlardı.
Doktorluktan başka bir meslek seçmeyi hiç düşünmedim. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdim. Fransa'da ihtisas yaptım. Beyoğlu Devlet Hastanesi'nde başasistan olarak çalıştım. Alman Hastanesi'nde görev aldım. Sonra oradan ayrılıp arkadaşlarımla klinik açtım.

Doktorluk yaparken oyunculuğa nasıl bulaştınız?
Şans eseri. Arkadaşlarım arasında lakabım stand-up'çıdır. Onları güldürürüm, taklitler yaparım. Bir gün Man Ajans'ta çalışan bir arkadaşım "Yarın reklam çekimi var. Gitsene, eğlenceli olur" dedi. Gittim, maymunluğum üstümde... Taklitler yapıyorum.
Orada pek çok yapıma oyuncu bulan biriyle tanıştım. Bir süre sonra onun aracılığıyla "Her Şey Çok Güzel Olacak" filminde bir barmeni oynadım. Oyunculuk orada bir kere bulaştı bana. Yine bir arkadaşım "Oyunculuk yeteneğin var. Şahika Tekand'ın Studio Oyuncuları'na katılsana" dedi. Kurslara başladım.

"Sokakta 'Dizideki gibi nemrutmuş' dediler"
Şahika Tekand oyunculuğunuz için ne dedi size? Arkadaşlarınız sizi övmekte haklı mıymış?
Şahika üçüncü dersinde katılımcılardan bir şey istiyor, şunu oynayın, bu olun gibi... Yaptıklarıma bakınca "Bu adam doğuştan bir palyaço. Yeteneği var" dedi. Sonra bir oyununda beni koroya aldı. Ardından "Oidipus Nerede?" adlı oyununda ana rollerden birini oynadım. "Son Dünya" adlı başka bir tiyatro oyununda başroldeydim. Şahika'nın benim oyunculuğuma katkısı çok büyüktür.

Tiyatrodan dizilere geçişiniz nasıl oldu?
Yine tesadüf eseri. Yönetmen Erden Kıral hastamdı. Ona Şahika Tekand'a başladığımı söyleyince "Bizim dizide ('Babaevi') doktoru oyna" dedi. Başlayış o başlayış.... "Yeditepe İstanbul"da Itır Esen'in dayakçı kocası rolündeydim. İlk kötü adam rolüm o. Dayakçı kocayla başladım, büyük mafya patronuna kadar yükseldim. Böyle olacağını bilmiyordum.

En çok tanınmanızı sağlayan dizi, yine kötü adamı oynadığınız "Kurtlar Vadisi" miydi?
Evet. O diziden sonra sokaktakiler karşılarında sert bir adam bekliyor, sizden çekiniyorlar... Bir gün deniz otobüsüne bindim, yanımda kız arkadaşım var. Genç bir çocuk gelip kız arkadaşıma "Diziyle ilgili bir şey sorsam, kızar mı? Ben korkuyorum" demiş. Sokakta yanımdan geçen biri o an gülmeyen suratıma bakıp "Dizideki gibi nemrutmuş" dedi. "Ne kadar sempatik adammışsınız" diyenler de oldu.
"Oyuncu olduktan sonra muhabbet etmeye başladılar"

Başrol oynamak istediğinizi söylüyorsunuz. Oyunculuğa başlama yaşınız biraz geç değil mi bunun için?
Bunu Şahika Tekand'a da, Şener Şen'e de sordum. "Bunun zararı var mı?" diye... "Yok" dediler. "Erkekler kadınlara göre avantajlı. Jönler yaşlanınca da rol bulabiliyor. Ayrıca yaşanmışlık, oyunculuğa çok malzeme katar."

Giderek tanınmanıza meslektaşlarınızın tepkisi ne oluyor?
Beni önceleri çok yakından tanımayanlar veya görünce tanımazlıktan gelenler oyuncu olduktan sonra benimle muhabbet etmeye başladı.

"Millet ekranda gördüğünü muayenehanede de görmeye bayılır"

Babanız oyunculuk merakınızı nasıl karşıladı? Sizi vazgeçirmeye çalıştı mı?
Dört-beş yıl önceye kadar ona göre kendi çapımda bir şeyler yapıyordum. Ta ki beni bir dizide izleyene kadar. Beni izleyince "Tam bir profesyonel olmuşsun" dedi.
Babama "Doktorluğun yanı sıra oyunculuk yapmam hastaları mı rahatsız eder mi?" diye sordum. "Bizim millet sever böyle şeyleri. Ekranda gördüğünü muayenehanede de görmeye bayılır" dedi.


PAZAR
Mevlana ile Coelho'yu buluşturan şiir
Erol Köse'ye e-posta yolladı, albümü oldu
"Şanslı değilim, her şeyimi mücadeleyle elde ettim"
"Dayakçı kocayla başladım, mafya patronuna kadar yükseldim"
"Dört felsefe dersi verin; Türkiye 15-20 yıl sonra farklı olur"
Ankara'nın taşına bak
Vakti olmayanlara online alışveriş
Tek kişilik dev orkestra
Betontepe'de son yeşil!
İzmir'in AB'si: Expo
Jüpiter Oğlak'ta
Deniz ürünleri problemli
Aşığım, o halde sağlıklıyım!
Akustiği en güzel binalardan
Savunmanızı güçlendirin
Kutu kutu pense
Tatilde sözlük okunur ve bir bayram fıkrası





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural

   
© 2006 Milliyet