
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Mevlana Simyacı gecesi
Barış, sevgi ve hoşgörüye en çok ihtiyaç duyduğumuz 2007 yılını Sabri Tuluğ Tırpan'ın bestelediği, Sertab Erener'in sesiyle eşlik ettiği 'Mevlana-Simyacı Senfonik Şiiri' ve sema gösterisini izleyerek kapatmak anlamlı bir etkinlik oldu.
Mevlana'nın doğumunun 800. yıldönümü nedeniyle UNESCO'nun dünyada 'Mevlana Yılı' olarak ilan ettiği 2007'nin Lütfi Kırdar'daki kapanış etkinliği, Paulo Coelho'nun 'Simyacı'daki mistik yolculuğu ile asırlar önce 'insanın içine dönerek kendini keşfetmesini' mümkün gören tasavvuf felsefesini Viyanalı Orkestra şefi Martin Kerschbaum'un yönettiği dinletide buluşturdu.
Senfonik şiiri Sertab Erener seslendirdi.
Ney, viyolonseller ve piyano eşliğinde soprano Sertab'dan Mevlana dinletisi ve loş ışıklı bir perdenin arkasında dönen semazenlerin huzur veren görüntüsü 21. yüzyılın vahşi deviniminde 'dünyevi kaygılar'la girişilen çatışmaların, savaşların anlamsızlığını düşünmek için eşsiz bir fırsattı.
Sanatın büyüsü de bu değil mi?
Mevlana öğretisiyle yoğrulanlar ya da yeni başlayanlar için Simyacı'yı da esere katarak 'insanların iç dünyalarını keşfetme, hayata umutla ve inançla bakma tutkusunu' harekete geçiren, Mevlana ile bu noktada birleşen Coelho'yu da sahneye taşıyor Sabri Tuluğ Tırpan'ın 'Mevlana-Simyacı Senfonik Şiiri'.
Müzik aracılığıyla 'diyalog, saygı ve anlayış'ı esas alan DRUM adlı projede buluşmuş sanatçılar.
Programın sonunda sanatçıları alkışlarken, Fazıl Say'ı düşünüyoruz. Ülkesini terk etmeyi aklından geçiren piyanist ve bestecimize, 'Giderse üzülmem' diyen politikacıların varlığı hepimizi üzüyor.
Sadelikten uzaklaşan ve giderek yozlaşan siyaset sınıfına Mevlana'nın dilinden seslenmek gerekiyor:
'Cüppemi, sarığımı, başımı üçünü birden tartıya vurdular, bir dirhemden az tuttu değeri... Âlemde duymadın mı adımı? Hiç olan biriyim ben, hiçin biri...'
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın Mevlana düşüncesinden aktardığı bölümler de çarpıcıydı:
"Can konağını aramadaysan, cansın. Bir lokma arıyorsan, ekmeksin. Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir. Neyi arıyorsan O'sun sen... diye seslenen Mevlana'yı özgün kılan, İslamiyetle çerçevelediği bir sevgi anlayışıdır."
Mevlana, 'Ne olursan ol yine gel' diyebilecek ölçüde insanlar arasında din ve inanç ayrımı gözetmeyen bir düşünürdü.
Prof. Şerif Mardin, Anadolu'daki Sufiliğin 'resmi İslam'ın alternatifi olduğunu yazar.
Mevlana'nın insanı temel alan felsefesinin, barış, sevgi ve hoşgörüyü davet eden şiirlerinin sahneleniyor olması ne güzel. Emeği geçenleri kutluyoruz.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe