
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
"Gidiniz, görünüz ibret alınız..."
İLKOKULUN üçüncü veya dördüncü sınıfında olmalıydık; o tarihlerde okul adları yoktu numaralar vardı, biz de Kadıköy'deki ya 41 ya da 44. ilkokuldaydık. Okulun adı daha sonra Bahariye İlkokulu oldu galiba; bir gün "Müzeyyen Öğretmen" tembihledi, "Yarın herkes 10'ar kuruş getirsin, sinemaya gideceğiz" dedi.
Ertesi gün paralar toplandı, sıraya girdik "Süreyya Sineması"na gittik, "Selahaddin Eyyubi"nin "Haçlılarla Savaş"ını gösteren bir film.
* * *
DAHA sonra kaç kere Süreyya Sineması'na gittiğimizi hatırlamıyoruz, oranın Süreyya İlmen Paşa tarafından hem sinema, hem de opera olarak yaptırıldığını biliyorduk. Süreyya Paşa örnek olarak Paris'teki Champs-Elysees binasını almıştı. Beş altı yıl önce gittiğimizde gördük ki orası sıradan, hatta sıradan da aşağı bir alışveriş yerine dönmüş... Anılarında "Binayı Kadıköylülerin sinema, tiyatro ihtiyacını gidermek, konser, konferans, bale, dans, çay, nişan, düğün töreni gibi sosyal ve kültürel çağdaş birçok ihtiyacımızı düşünerek inşa ettik" dediği yer, benzerlerinin uğradığı tahribata uğramıştı. Oysa Süreyya Paşa, 1927 yılında açılan bu binanın duvarına "Gidiniz, görünüz ve ibret alınız" diye yazdırmıştı, tabii anlayanlara...
* * *
KADIKÖY'ün CHP'li Belediye Başkanı Selami Öztürk seçildiğinden bu yana ne zaman Süreyya Sineması'nın önünden geçse hep şöyle düşünürmüş:
"Gerek Belediye Başkanı olmadan önce, gerek sonra, Bahariye Caddesi'nde yürürken Süreyya Sineması'nın, varlığını, gelip geçenlere adeta gizli bir ışık saçarak duyumsattığını düşünmüşümdür. Bu anıt eser bana, çevresinde olup bitenleri sessizce izleyen, fiziki çevrenin estetik kaygılardan yoksun, biçimde bilinçsizce değişimini sabırla gözleyen, günün birinde insanlar akıllanacaktır umudunu kaybetmeyen bilge bir canlı izlenimi vermiştir. Şehirlere karakter kazandıran binalar böyledir. Özel bir çekim güçleri vardır. İnsanları eğitir, yumuşatır, düşündürür.
Yönetim sorumluluğu aldıktan sonra Süreyya Sineması herhalde gün geçtikçe bilinçaltıma işlemiş konulardan biriydi. Belki mülkiyetinin belediyeye ait olmayışı, konunun bilinçaltında kalmasına sebep oluyordu ama bu güzel varlığın günün birinde eyleme geçmemi isteyeceği belliydi."
* * *
VE o gün gelir...
2004 yılında bir yaz günü, mimar Ersen Gürsel ile sanat tarihçisi Dr. Murat Katoğlu, kendisine gelirler, "Süreyya Sineması"nın opera binasına dönüştürülmesi projesini heyecanla ve samimiyetle anlatırlar.
Belediye Başkanı'nın da beklediği buydu, hemen işe başladılar ve "Süreyya Operası" geçtiğimiz ay açıldı.
"Açıldı" demek kolay; bunu bir de Belediye Başkanı Selami Öztürk ve arkadaşlarına sorun....
Eğer yolunuz düşerse, düşmese bile fırsat bulun, gidin görün.
Hele üç beş yıl öncesini görmüşseniz, "harabenin mamureye dönüşü"nü seyredin...
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe