
Güngör URAS
Olayların içinden
New York'ta markalı lüks mallar ilgi görüyor
NEW YORK
Metropolitan Müzesi'nin salonlarını gez gez bitmiyor. Her katta birden fazla sergi var. Müzeden çıktık. Sonra Madison Caddesi'ne geçtik. Bu cadde üzerinde New Yok'un lüks mağazaları var.
905 numaradaki Silvano Lattanzl'in ayakkabıcı dükkânının kapısı kapalıydı. Kapıya bir not iliştirmişler: "Şu anda içeride özel bir müşteriye hizmet veriyoruz." Vitrindeki el yapımı olduğu belirtilen ayakkabıların etiketi yok. Ama ayakkabıların yanında bir not var: "El yapımı hazır ayakkabılarımızın fiyatı 2.950 dolardan, ısmarlama ayakkabıların fiyatı 4.850 dolardan başlamaktadır." (İlgilenen olursa telefonla da sipariş kabul ediyorlar. Telefon numaraları 1 (212) 734 29 62)
İlerledik. 941 numarada şimdilerde Türkiye'de de moda olan altı kırmızı boyalı lüks kadın ayakkabılarını yapan ve satan Fransız sanatçı (Charles Jourdan'ın eski ustası) Christian Louboutin'in dükkânı var. Onun ayakkabıları da 1.200 dolar ile 2.500 dolar arasında.
Otomobil fiyatına kadın çantası
Yürümeye devam ettik. Biraz ileride "Dolce&Gabbana" isimli moda grubunun bu cadde üzerinde yeni açılan mağazasına girdik. İnanılması zor ama fiyatlar gerçekten uçmuş. Büyük boy krokodil kadın çantası 49 bin dolar. Orta boy sünnetçi çantası tipi kadın çantası 29 bin dolar. Siyah üzeri işlemeli bir kadın elbisesi 10.995 dolar.
Bu rakamlar abartılı görülmesin. New York sadece Amerika'nın değil dünyanın merkezi. Para bu şehre akıyor. Markalı ve lüks malları alanlar normal ABD vatandaşları değil.
Sandviç fiyatına ayakkabı
Ama New York'ta her şeyin en lüksü ve pahalısı yanında en ucuzu da var. K-Mart adındaki ucuz marketi gezdik. 15 dolara, altı lastik, üzeri suni deri kışlık erkek botları satılıyordu. Macy ismindeki büyük mağazada da yüzde 70'e varan tenzilatlardan sonra yüzde yüz yünlü kumaştan erkek takım elbiseler 120 dolaraydı. Crate &Barrel isimli mağazalar zincirinde bizim Şişe Cam yapımı (Made in Turkey) ince, üzeri beyaz çizgili çok zarif su bardaklarının etiketinde 0.75 dolar yazıyordu.
Christmas ve yeni yıl dönemi ABD'de perakende satış yapanlar için çok önemli bir dönem. 2005 yılında bu dönemdeki satışlar bir yıl önceye göre yüzde 8.7 oranında, geçen yıl yüzde 6.6 oranında artış gösterirken, bu yıl yüzde 3.6 artmış. Yaklaşık 475 milyar dolarlık satış yapılmış.
Geçen yıla göre satışlardaki artış yüzde 3.6. Lüks mallardaki artış yüzde 7.1, ayakkabılarda yüzde 6, elektronikte yüzde 2.7, erkek giyiminde yüzde 2.3. Kadın giyimi satışlarında ise yüzde 2.4 gerileme var.
İşte sayın okuyucularıma yılbaşı öncesi New York haberleri...
2008'de ekonomide neler olabilir? - 1
Eğer ülkede huzur ve güvenlik yoksa, yaşam ve çevre koşulları bozuk ise para işe yaramaz. Bu nedenle 2008 yılının kaderini AKP iktidarının politikaları ve becerisi belirleyecektir.
Peki AKP İktidarı 2008 yılında ne yapar?
AKP, ikinci seçim döneminde güçlendi ama, rehavet veya yorgunluk belirtileri gösterdi. Ümit edilir ki, 2008'in başından sonra sosyal ve ekonomik konularda daha aktif olsun. 2008 yılında duble yol yapımları iktidarın en önemli icraatı olmaya devam edecek.
AKP iktidarı destek vererek mahalli idarelerin halka daha fazla hizmet götürmesine çalışacak. Sağlık hizmetlerinde yaygınlık devam edecek.
Tavsiye almaya devam...
2008 yılında AKP iktidarının tarım ve sanayide yeni stratejiler konusunda ve yeni bir ekonomi politikası konusunda bir şeyler yapması beklenmiyor.
Ekonomi politikalarında önemli değişiklik olmayacak. Merkez Bankası faiz indirimlerine devam etse de 'yüksek faiz ucuz döviz' politikası devam edecek.
Türkiye ekonomi politikalarını IMF ve Dünya Bankası gibi dış güçlerin tavsiyeleri doğrultusunda yürütecek.
Sadece ihracatçı değil, ucuz ithalattan işi bozulan üretici de ucuz dövizden yakınmayı sürdürecek.
Bu ülkede parası olan da dertli, olmayan da... Parası olmayan yaşamını nasıl sürdüreceğininin derdinde. Parası olan ise parasını nasıl koruyacağının derdinde.Son yıllarda varlık değerleri değişik nedenlerle geriliyor. Varlık değeri gerileyince insanlar fakirleştikleri duygusu altında eziliyor.
İnsanlar parasını neye bağlayacaklarını şaşırmış durumda.
Döviz satın alanların devamlı kaybetmelerine rağmen döviz yatırımlarında ısrar etmeleri 2008 yılında da sürecek.
Birikimini YTL'ye bağlayanlar ve YTL faizi elde edenler birikimlerini dövize bağlayanlardan daha mutlu olmayı sürdürecek.
Piyango bileti alın
2008 önceki yıllardan farklı olmayacak. Türk halkı kanaatkardır. Kaderine razı olur. "Daha kötü olmasın da, buna razıyım" der.
Bu pencereden durum değerlemesi yapıldığında denilebilir ki, 2008 yılı 2007 yılından daha kötü olmayacaktır. Bu nedenle her şeye rağmen umutlu olmak gerekir.
İnsan psikolojisinin bir özelliği daha vardır. Çok iyimser bekleyişlere girilir ve sonunda sorunlar ile karşılaşılır ise insanlar çok kırılır, çok üzülür.
Halbuki gerçekçi bekleyişler içine girilir ise, her iyi gelişme insanları mutlu eder.
Ümidimiz, bütün bu gerçeklere rağmen 2008 yılının ülkemize ve insanlarımıza beklenenlerin üzerinde iyilikler mutluluklar getirmesidir.
Ancak unutmamak gerekir ki bu da kendiliğinden olmuyor. Bizim bunun için bir çaba göstermemiz gerekiyor.
Hikâyeyi hatırlayınız. Adam sabahtan akşama "Allahım bana piyangodan bir ikramiye çıkmasına yardım et" diye yalvarırmış. Melekler Allah Baba'yı uyarmışlar. "Şu garibin isteğini yerine getirseniz nasıl olur?" demişler. Allah Baba, "İkramiye çıkaracağım ama, adam hayatı boyunca bir defa olsun piyango bileti satın almadı ki" demiş.
2008 yılında ekonomi yüzde 5 dolayında büyürse, nüfus artışı dikkate alındığında kişi başı milli gelirde ortalama yüzde 4 dolayında bir artış gerçekleşebilir.
Gelir dağılımındaki çarpıklık nedeniyle bu artış kişilere farklı şekilde yansır. Her halde ortalama fiyat artışları yüzde 5'in üzerinde olacağına goöre, fiyatlardaki artış kadar gelirini artıramayanların 2008 yılında da pahalılıktan yakınmaları sürecektir.
Bügüne kadar Batı sermayesi özelleştirmeden satışa çıkarılan ve özel sektör tarafından satılan tesisler, kuruluşlar, bankalar, sigorta şirketleri için Türkiye'ye aktı. Özelleştirme ile satılacak büyük ölçekli kamu varlıkları tükendi. Batı ülkelerindeki kriz nedeniyle Batı sermayesinin özelleştirmeden satışa çıkarılacak varlıklara olan ilgisi de azaldı.Bankalara bundan sonra ciddi alıcılar çıkamaz. Tersine daha önce satılan bazı bankaların hisse senetlerinin geri satışı gündeme gelebilir. Sigorta şirketlerine, gayrimenkul şirketlerine, pazarlama şirketlerine ilgi devam edebilir.
2008 yılında yabancı sermaye olarak Kuveyt, Suudi Arabistan kaynaklı sermayeden daha fazla söz edilecektir.
Yerli ve yabancı sermaye gruplarının hiçbirinin böyle büyük ölçekli yatırımdan söz ettiği duyulmadı.
Sadece geçenlerde Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan iki otomotiv yatırımı beklentisinden söz etti.
Bunlardan biri 400 milyon euro ile Magna adlı Kanadalı şirketin yatırımı. Diğeri daha büyük, 1 milyar euro'luk ama kim olduğu henüz belli değil. Bu arada otomotivde mevcutların kapasite artışları var.
2008'de yatırımlar yenileme ve kapasite artırımı yatırımları ile KOBİ yatırımları ölçeğinde kalacak.
İstihdam sorununun çözümü ücretleri düşürmeye değil, yatırımı ve üretimi artırarak ekonomiyi canlandırmaya bağlı.
2008 yılında bu konuda ciddi gelişmeler olamayacağından istihdam sorunu devam edecektir.
IMF destekli ekonomi politikası yerine yeni bir 'Ekonomide Atılım Programı' uygulanmadıkça büyüme ve istihdam sorunu devam edecektir.
Dış ticaret açığına (ithalattaki tırmanışa) dayalı olarak cari açık (döviz açığı) büyümeye devam edecek.
Fakat dış piyasalardaki dalgalanmaya rağmen Türkiye'ye döviz girişi devam edecek.
Bu nedenle de (çok önemli iç ve dış krizler çıkmaz ise) döviz sorun olmayacak. Döviz fiyatlarında önemli düzetmeler gerçekleşmeyecek.
Türkiye'ye Batı ülkelerinden döviz girişinde yavaşlama olacaksa da Körfez ülkelerinden, Arap ülkelerinden gelecek döviz bu açığı kapatacak.
Konut piyasasında bir başka olağandışı gelişme, daha önce yatırım amacı ile yeni konut satın alanların bu konutları ikinci piyasada satışa çıkarma olasılıklarıdır.
Bütün bunlara rağmen kiralar 2008 yılında ucuzlamayacak, tırmanışını sürdürecektir.
guras@milliyet.com.tr

Cafe