ULUSLARARASI LİKİDİTE KOŞULLARININ KÖTÜLEŞTİĞİNİ BELİRTEN YKB GENEL MÜDÜRÜ BAYAZIT:
Kaynak toplamada içeri ağırlık kazanacak
YKB Genel Müdürü Tayfun Bayazıt, global piyasalardaki sorunların etkisini azaltacağını, merkez bankalarının aktif tavırları ve gelişmekte olan ülkelerdeki dinamizm nedeniyle global bir durgunluk beklemediğini söyledi
Kadife Şahin
Yapı Kredi Bankası (YKB) Genel Müdürü Tayfun Bayazıt, yeni yılda Yeni Türk Lirası'nın (YTL) değerinde bir değişiklik beklemediğini söyledi. 2007 yılının son aylarında tırmanış göstermesine karşın enflasyonun 2008'de yeniden düşme eğiliminde olacağını belirten Bayazıt, buna karşın yüzde 4 enflasyon hedefinin yine de tutturulamayacağını belirtti.
Türkiye ekonomisi için yeni yılda en temel risklerden birinin dış piyasalarda yaşanan sorunlar olduğuna dikkat çeken Tayfun Bayazıt, bankacılık sektörünün 2007'den daha fazla büyüyeceğini ve bu büyümenin daha çok bireysel ve KOBİ kredilerinden sağlanacağını anlattı. Bayazıt'ın 2008'de ekonomi, dış piyasalar ve bankacılık sektörüne ilişkin öngörüleri şöyle:
2008'de Türkiye ekonomisi nasıl bir seyir izleyecek?
Son iki ayda yaşanan artışa rağmen 2008'in enflasyonun tekrar düşüş trendine gireceği bir yıl olmasını bekliyorum. Ancak yüzde 4'lük hedefin yine tutturulamayacağını, enflasyonun yüzde 5.5 - 6 aralığında olacağını tahmin ediyorum.
Enflasyondaki bu seyir Merkez Bankası'nın (MB) eylülde başladığı faiz indirim sürecinin 2008'in ilk birkaç ayında da sürmesine izin verecek. Faiz indirimlerinin etkisinin ve enflasyondaki gidişin değerlendirilmesi amacıyla MB'nin faiz indirimlerine bir süre ara verdikten sonra, yılın ikinci yarısında bir miktar daha faiz indirip 2008 sonunda gecelik faizleri yüzde 14'e çekmesini bekliyorum.
Faizin düşmesine paralel olarak 2008'de iç talebin 2007'ye göre daha canlı olacağını hem özel tüketim hem de özel yatırım harcamalarının büyümeye katkı yapmasını bekliyorum. YTL'nin reel değerinde önemli bir değişiklik beklemiyorum.
Riskler söz konusu mu? Varsa bunlar neler?
Türkiye ekonomisi için en önemli risklerin başında dış piyasalarda hâlâ daha devam eden sıkıntılar geliyor. Bu sıkıntıların daha ne kadar süreceği ve boyutunun ne olacağı hâlâ bilinmiyor.
2007'de bozulan kamu mali dengelerinin 2008'de izleyeceği seyir, IMF ile ilişkilerde izlenecek yol, AB ile ilişkiler ve Kuzey Irak'taki durum başta olmak üzere diğer jeopolitik riskler de yıl boyunca yakından izlenmesi gereken konular. Ekonomik ve siyasi alanda yapılacak bazı reformlar ve özelleştirmeler Türkiye'nin avantajları olabilir.
Kaynakta içeriye yöneliş
Bankalar 2007'yi nasıl kapattı?Sektör ekonomik, siyasi birçok soruna ve yüksek reel faize rağmen büyümeyi sürdürdü. Özellikle bireysel kredi ve KOBİ'lerde sağlanan büyüme bilançolarda dikkat çekti.
Bankaların giderek daha da oturan risk yönetim sistemlerine sahip olmaları, maliyet kontrollerinin sıkılaştırılması ve faiz getirili aktiflerin bilanço içindeki payının artırılmasına yönelik stratejiler, sistemin kârlılığının devam etmesini sağladı.
Bankacılık için 2008 öngörünüz ne, nasıl gelişmeler olabilir?
Bankacılık sektörünün 2008'de 2007'ye göre daha fazla büyümesini bekliyorum. Çünkü faizlerdeki düşüş beklentisiyle birlikte sektörün geneline yayılan şube artışı var. Öte yandan faiz marjlarının daralmaya devam etmesi kârlılıklar üzerindeki baskıyı artıracak.
Bu nedenle bankacılık hizmet ve komisyon gelirlerini artırma, maliyetleri kontrol etme ve etkin risk yönetimi uygulamalarıyla, kârlılığın sürdürülmesine çalışılacak.
Uluslararası likidite koşullarındaki kötüleşme nedeniyle bankaların yurtdışından kaynak kullanma maliyetleri artacak. Bu da sektörün kaynak toplama çabalarını daha çok iç piyasaya yoğunlaştırmasına neden olacak.
'Sorunlar var ama global durgunluk olmaz'
Global ekonomiye ilişkin tahminleriniz nedir? Türkiye bunlardan nasıl etkilenir?
Global piyasalarda son aylarda ortaya çıkan sorunların 2008'de de sürmesini ancak etkisinin giderek azalmasını bekliyorum. Finansal piyasaların tekrar normal işleyişine dönmesi, borç verme ve yatırım yapma iştahının artmasının biraz daha uzun sürebileceğini düşünüyorum. Likidite ve kredi piyasalarındaki sorunlar özellikle gelişmiş ülkelerde olmak üzere dünyada büyüme hızlarında bir düşüşe neden olacak gibi gözüküyor.
Bunun dışında yüksek gıda ve mal fiyatları, dünya çapında enflasyonda artış endişesine neden oluyor. Son dönemde durgunluk kaygısının sıkça dillendirilmesinin arkasında da bu beklentiler var. Ancak merkez bankalarının aktif tavırları ve gelişmiş ülkelerin gelişmeleri yakından izlemeleri ve gelişmekte olan ülkelerin süren dinamizmi sayesinde global bir durgunluğun yaşanmayacağını tahmin ediyorum.

Cafe