
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Yeni yıl rotası kimin elinde?
Yeni bir güne başlamak gibi yeni bir yıla başlamak da heyecan verici. Yıllar eskidikçe üzülenlerden değilim. Tam aksine seviniyorum. Ne güzel koca bir yılı daha geride bıraktık diye. Hele bir de sağlıklı, keyifli ve başarılı geçtiyse! Daha ne diyebiliriz ki!.
O kadar güzel ve bir o kadar da yaratıcı yeni yıl kutlamaları geldi ki hepsi de takdire şayan.
Bu vesileyle yeni yılımızı kutlayan, kutlamayan herkese ben de canı gönülden, eskilerin deyimiyle, bilmukabele diyorum. Bizim için ne istedilerse, daha fazlası onların olsun...
Her gelen yeni yıl için söylenen klişe cümlelerden biri de şu: Zorlu bir yıl olacak. Hiçbir yıl hatırlamıyorum ki, bu yıl çok güzel olacak denilsin. Hep karamsarlık, hep karamsarlık.
Zor bir yıl olacak!
Şimdi elbette Pollyannacılık oynama diyenleriniz çıkacaktır. Hatta madem her şey bu kadar iyi güzel de yazılarında, televizyon programlarında neden hep yapılanları eleştiriyorsun sorusunu yöneltenler de olacaktır.
En azından önyargılardan uzak bir şekilde yeni bir yıla başlıyoruz. Ondan sonrası taraflara kalmış. İyi işler yaptıklarında alkışlıyor, farklı noktalara kaydıkların da ise eleştiriyoruz. Yani biz aynayız ve ne görüyorsak onu yansıtıyoruz. Ha bu arada diğer pek çok sektörde olduğu gibi görüntüleri küçülten, büyülten yamuklaştıran sihirli ayna görevini üstlenenler yok mu? Tabii ki var. Ama herkes kendinden sorumlu...
Hemen hepimiz yeni bir yıla 100 krediyle başlıyoruz. Kimimiz bunu birkaç haftada tüketiyor, kimimiz de yıl sonuna kadar saklayıp bir sonraki yıla devrediyor. Aslında saygınlık derecemiz de bu kredibilitemize bağlı değil mi?
Bir yalan söylersiniz, iki yalan söylersiniz. Bir kandırırsınız, iki kandırırsınız. Peki ya sonra? O kişilerin inanırlılığı kalır mı? Tıpkı bugün pek çok politikacının düştüğü durum gibi.
Eğitimde ne oluyor?
Milli Eğitim Bakanı Çelik'in kredisi, partisi içerisinde hızla artsa da kamuoyu nezdinde azalma sürecinde. Bazen donuyor, bazen de hızla düşüyor. Ama arttığını söylemek iyimserlik olur. Mademki o koltukta oturmaya devam edecek, o halde bu yıl kredilerini biraz daha dikkatli kullanmalı.
Öğrenci, öğretmen, kurumlar ve partilileri dışındaki kamuoyuyla ilişkilerini daha özenli bir yapıya kavuşturmalı.
Çelik, keşke yeni yıla girerken müsteşarını da atayabilmiş olsaydı!..
Yeni YÖK Başkanı da kredilerini hızla tüketenlerden. Peş peşe yaptığı talihsiz açıklamalar, bir anda önemli oranda kredi kaybına neden oldu. Umarız bir an önce attığı olumlu adımlarla, kaybettiği bu kredileri yerine koyar.
TÜBİTAK Başkanı Nüket Yetiş, sahip olduğu kredileri en dikkatli kullananlardan.
Bir kaybederse, en kısa zamanda yerine iki kredi koyabiliyor. Yeni yılda eminim kredilerini tüketen değil, artıran bir konumda olacaktır.
Üniversitelerimizin ve rektörlerin geneline bakıldığında kredi hovardalığından söz etmek mümkün değil. Hepsi de çok dikkatli. Yeni dönem, başlarını ağrıtan çıkmazsa, önceki yıllara göre daha bir verimli olacaklar. Öğrenci ve veliler açısından ise kafa karışıklığının yoğun bir şekilde yaşanacağı bir yıla giriyoruz. Özellikle ÖSS, SBS, OKS gibi sınavlara hazırlananlar için bir deneme yanılma yılı olacak.
Evet, bugün yeni bir yıl başlıyor. Milyonlarca yıldır olduğu gibi. 2000'e girerken ne kadar beklemiş ve ne kadar farklı karşılamıştık. Meğerse onun da diğerlerinden farkı yokmuş.
Özetin özeti: Dış etkenler elbette önemli bir faktör ama yeni yılın rotası, herkesin kendi elinde. Artık nereye götürürseniz!..
Önemli not: Bilgi Üniversitesi ile ilgili çok önemli gelişmeler oluyor. Bunları sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
aguclu@milliyet.com.tr

Cafe