|
 |
|
|
Halkın beklentileri siyasilerin gündemi
Satır Arası / Deniz Sipahi
''Türkiye büyüyor'' dediler; büyüyen ekonomi değil, borç rakamı oldu.
''Krize girmeyiz'' dediler; bir hafta sonra Cumhuriyet tarihinin en derin krizi yaşandı.
''İhracat rekoru kırdık'' dediler; asıl rekor ithalatta kırıldı.
''Gümrük Birliği’yle AB’ye girdik'' dediler; hedeften her yıl daha da uzaklaşıldı.
''İşsizlik azalıyor'' dediler; Türkiye’nin yüzde 70’ni kaçak çalıştırdılar.
''Kayıt dışıyla mücadele ediyoruz'' dediler; anlı şanlı isimlerin asgari ücretli kadar vergi vermemesine ses çıkarmadılar.
''Emeklilere sahip çıktık'' dediler; o da kendileri için çıkardıkları kıyak emeklilik oldu.
''Af çıkmaz'' dediler; hırsızı, tecavüzcüyü, gaspçıyı, mafyayı sokağa saldılar.
''Çiftçiyi destekliyoruz'' dediler; ne ba€ bahçe, ne de tarla bıraktılar.
''Gecekonduları yıkacağız'' dediler; bir baktık ki asıl kaçak inşaat yapanlar politikacılar arasından çıktı.
''Gayri Safi Milli Hasıla arttı'' dediler; düşen dolar kurunu hesaba katmadılar.
''Özelleştirmeye hız verdik'' dediler; haraç mezat satışlarla elde bir tek kurum bırakmadılar.
* * *
Halkın siyasete güvenmemesi boşuna değil.
Bu listeyi daha da uzatabilirim, sayfalar dolusu yazabilirim.
Türkiye iyi yönetilmedi, halkımız beklentilerine uygun iktidarlarla bir türlü tanışamadı.
Başta verilen sözler sonradan hep unutuldu.
Resmi istatistikler, Türkiye’deki toplam 23 milyon 548 bin çalışandan 11 milyon 464 bininin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kaydı bulunmadığını söylüyor.
2 milyon 383 bin kişi işsiz.
İşsizlerin yüzde 69.7’si erkek.
Yüzde 54.2’si lise altı eğitimli.
Yüzde 28.8’i bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor. nüfusun yüzde 57.5’i ücretli, maaşlı ve yevmiyeli, yüzde 26.9’u kendi hesabına ve işveren, yüzde 15.6’sı ücretsiz aile işçisi.
Her iki kişiden birisinin kaydı kuydu yok.
Asıl sorun üniversite mezunu işsizlerde...
İyi eğitim almış on binler ailelerine sığınmış durumda...
Başka ne yapabilirler ki...
Okumuş ama kendini gösterememiş insanın bunalımı çok daha kuvvetli olur.
İleride sosyal bir yara olarak karşımıza çıkar.
* * *
İşte Türkiye’nin fotoğrafı böyle...
Siyasilerle halkın gündemi hiçbir zaman aynı olmadı.
Ankara’yla İzmir’in, Ankara’yla Edirne’nin, Ankara’yla Kars’ın konuştukları uymadı.
Halk ''Önceliğim ailem, evim, işim'' dedi, siyasiler ''Önce partilim'' de inat ettiler.
Sonuç ortada...
Bugün de çok farklı değil.
Halk kendisine verilen sözlerin tutulmasını, iyi şartlarda çalışmayı ve gelecek kaygısı yaşamamak istiyor.
Oysa hükümet her ne kadar birinci önceliğimiz ''türban'' değil dese de bu kısırdöngüden çıkamıyor.
''Türban'' listenin birinci sırasındaki yerini korumaya devam ediyor.
* * *
Siyasilerin ve halkın gündemi yine birbirinden kopuk.
Türkiye yeni bir yıla anayasa değişikliği, laiklik tartışmaları ve türbanla giriyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|