
Ece TEMELKURAN
Kıyıdan
Siular ve 2008
Bazen imza günlerinde ya da konuşmalarda öğrenciler gelip soruyor:
"Gazeteci olmak için ne yapmalıyım?"
Bunun hiçbir zaman yeterince orijinal bir cevabını bulamadım. Ne desem yeterince havalı olmadığı gibi dinleyenin de yüzüne bakıyorum, yok, "Çok çalışmalısın" cevabı yeterince samimi gelmiyor.
Ama bugünlerde biri keşke sorsa da cevap versem diye bekliyorum:
Siularla görüşmeli
"Gazeteci olmak için ne yapmalıyım?"
Derhal yapıştıracağım cevabı:
"Tası tarağı toplayıp Siuları görmeye ABD'ye gitmelisin."
Net! Kesin cevap! Sıfır tereddüt!
Bu ara başka ve daha oturaklı planlarım olmasa kesin yapacağım iş budur. Şu anda uluslararası gazetecilik işi budur. Neden?
Çünkü Siular bağımsızlık ilan ettiler. Dediler ki "Biz, ABD ile yaptığımız bütün antlaşmaları tek taraflı olarak feshettik. Bundan sonra ABD vatandaşı değiliz."
34 yıllık mücadele
Bu haber gazetelere "Kızılderililer delirdi" tadında, biraz da Teksas Tommiks'ten kalma Kızılderili nostaljisi ile yansıdı.
Ha ha ha, gülündü filan. Oysa mesele o kadar komik değil. Oturan Boğa ve Çılgın At adlı savaşçıların çıktığı ve en savaşçı kabile olarak bilinen Siular bağımsızlık mücadelesini 34 yıldır sürdürüyor.
Kızılderililerin hakları için verdikleri mücadele ve Amerika'nın yerli halklarının haklarının ne olması gerektiği konusu uluslararası hukukun da ciddi olarak ilgilendiği bir mesele.
Ayrıca son derece olmayacak iş kategorisinde görülen bu bağımsızlık ilanı Türkiye'den Tüketiciler Birliği'nden bir basın açıklamasıyla ilk resmi desteğini aldı! İnternette biraz dolaşınca inanamazsınız Türkiye'den ne kadar çok insan ciddiyetle konuya sahip çıkıyor. Ne yalan söyleyeyim bunlardan bir tanesi de benim.
Bir kere uluslararası hukuka göre son derece mantıklı bir iş yapıyorlar. Birleşmiş Milletler'in tanıdığı bir hukuki pozisyonla hareket ediyorlar. Bu mücadeleyi çok ciddi bir platformda 1974'ten beri sürdürüyorlar. Ha! Alırlar mı ülkelerini geri, alabilirler mi, bu başka bir konu.
Ülkelerini geri alsınlar
Şimdi gelelim esas konuya. Muhtemelen birkaç gün daha köşe yazarlarının, irili ufaklı Türk ünlülerinin yeni yıl dileklerini dinleyeceğiz ve yıldız burçlarımızın 2008'de bize neler getireceğini ciddiyetle okumaya devam edeceğiz. Bu çerçevede ben de kendi dileğimi belirtmek isterim:
Dileğim şudur ki, Siular ülkelerini geri alsınlar.
Bu, sadece Siularla ilgili bir mesele değil. Bu, hepimizle ilgili bir mesele. Çünkü...
İnsanlığın ve dünyanın dimağı nicedir daraldı. İnsanlığın kafasına vura vura öğrettiler kazanılması kesin olmayan mücadelelere girilmemesi gerektiğini. Gerçekçi olup imkânsızı istemek insanlığın kalbinden silinip gitti.
Ya başarırlarsa...
İnsanı insan yapan hayallerini uslanmış çocuklar gibi terk etti kalabalıklar. Ama eğer Siular baş koydukları bu işte birkaç adım daha atarlarsa tüm dünya halklarına ve insanlığa yeniden bir şeyi gösterebilirler.
Siuların şefi Oturan Boğa ABD'nin generali General Custer'ı, yani vaktinin yenilmezini nasıl tepelediyse şimdi de yenilmez görünenlerin yenilebileceğini gösterebilirler.
Ve biz o zaman kendimiz, insanlık, dünya ve hayat üzerine bambaşka şeyler düşünürken, düşünebilirken bulabiliriz kendimizi. Bu sebepten işte yaşasın Siular! Yaşasın Siuların onurlu direnişi!
Herkese iyi yıllar!
ecetem@hotmail.com

Cafe