En iyisi Topal
Her iki takımın da oyun yaratıcılığı, top hakimiyeti, kimin nereye koşacağı bilgisi, pas otomatiği dün hiç yoktuGalatasaray'ın tek yabancısı var onun da adı İsmail. Bursa'da, Vega ve Tum. Yanlış anlaşılmasın ama, dışarıda oynayan Türkler ya da Türkiye'deki yabancılar olmadan oyunun kalitesinin çok fazla olamadığının göstergesiydi dünkü maç.
Her iki takım için de aynı şeyi söylemek mümkün. Oyun yaratıcılığı, top hakimiyeti, kimin nereye hareketleneceğinin bilgisi, pas otomatiği dün hiç yoktu.
Bu ligin mücadelesine, sertliğine, topa duyulan ihtirasına güveniyoruz. İkinci yarının çok daha iyi olacağına da inancımız tam. Ama bu kadar toptan kopuk, hem de bir Bursa-Galatasaray maçında bu kadar toptan kopuk olmayı anlamak mümkün değil.
Bakın! Hakan'ı, Ümit'i, Hasan Şaş'ı Arda'sı olan bir Galatasaray'ın en kendini bilen, en soğukkanlı ve heryere yetişen oyuncusu Mehmet Topal'sa buraya iyi bakmak gerekir. Mehmet Topal'ı övmek, yüceltmek lazım. Oyundan çıktıktan sonra Galatasaray'ın eksik kaldığını da belirtmek lazım.
Kalite nerede ?
Ama yukarıda saydığımız onca görmüş geçirmiş oyuncunun bu kadar edilgen, zayıf, panik halinde oluşunu nasıl açıklayacağız? Oyunda biraz yaratıcılık görmek için illa Lincoln, illa Alex, illa Delgado mu olmalı sahada.Galatasaray'ın en kötü oynadığı maçta bile topa şöyle bir basabilmesi, oyunu soğutabilmesi, oyunun yönünü değiştirebilmesi lazım değil mi?
Keza evinde oynayan bir Anadolu deviyse Bursa, aynı şeyi beklemek gerekmez mi?
Tamam son 20 dakikada fazlaca gerilen oyunun yol açtığı ekstra hırs goller ve uykumuzu açan bir restleşme getirdi. Bundan memnunuz. Ama Bursa ve Galatasaray'dan insan daha başka bir oyun, bir kalite bekliyor.
mdemirkol@milliyet.com.tr

Cafe