Büyük takımda oynamak
Holosko'nun fizik gücü iyi, teknik kapasitesi yüksek, durağan bir golcü değil, oyun da kuruyor, asist yapıyorDİSKİ'nin gücü belli... Doksan dakikalık mücadelede 'pozisyon' bulamadı, güçlü rakibine savunmada kapanmadı, kaleci Tayfun'un hatalarıyla Kartal'dan 'fark' yedi.
Farka bakıp da, Beşiktaş'ı göklere çıkarmak elbette yanlış olur. Mücadeleden çok, Sağlam'ın ilk on birde şans tanıdığı oyunculara takıldık. Batuhan boylu poslu olmasına karşın hâlâ kendisini geliştirememiş... Aydın Karabulut'u iyi bulduk. Sol kulvarda iyi boğuşuyor, topu kovalıyor, orta yapıyor, fırsat buldukça sert şutlarla gol arıyor, buluyor da. Sol kanat için iyi bir alternatif olabilir.
Kartal kopmadı
Gelelim Filip Holosko'ya... İstatistiklere bakacak olursak, Slovak forvet, Manisa'da 72 maçta toplam 24 gol atabilmiş... Yani, neredeyse üç maçta bir gol. Fizik gücü iyi, teknik kapasitesi yüksek, durağan bir golcü değil, oyun da kuruyor, asist yapıyor. Nobre'ye attırdığı gol bunun tipik bir örneği... Genç olması da Kartal adına bir avantaj... Kartal onun için bir vitrin. Dileğimiz bu vitrinde öne çıkar, olası bir satışta Beşiktaş'a tıpkı Carew'de olduğu gibi para kazanır.Ne var ki, büyük takımlarda, hele de golcüyseniz oynamak, pozisyon bulmak zordur. Rakip kapanacak, bir de yakın markaja alındınız mı, vay halinize ! Bu tezimize en sıcak örnek Ertuğrul Sağlam hocadır. Golcü geldi, sıkıntılı sezonlar geçirdi, stoper olarak futbol yaşamını noktaladığını da hatırlatmadan geçemeyeceğiz.
Beşiktaş, rakibini küçümsemedi, oyun disiplininde önde olmasına karşın hiç kopmadı, sürekli pozisyon kovaladı, farkı yakaladı, kupada bir üst tur için yeniden avantaj sağladı.
bmese@milliyet.com.tr

Cafe