Fazla söze gerek var mı?
Alex'in vücüt dilindeki sihirli pas yaratıcılığının sarı lacivertli kadroda çok başka şeyler ifade ettiği yokluğunda çok daha iyi anlaşılmaktadırKayseri'deki kupa yarışı sert hava ve buz pistine benzer zemine rağmen oldukça kaliteli ölçeklerde oynanıyordu doğrusu.
Kayseri'nin kendi sahası ve ikliminde oynamasının avantajını çok da akıllıca ortaya koyduğu yarışmadaki "pozisyon yaratma ve yakalama fotoğraflarından" kolayca okunmakta idi... Fenerbahçe'nin orta alanda toparlanıp atağa çıkmasını önlemek adına Kayseri Ragıp-Aydın-Mehmet Eren- Koray ve Mehmet Topuz gibi zinde, çabuk ve usta ayaklarıyla çok değerli pas alış verişleri yapıyorlar ve böylece "sarı lacivertlileri kendi silahlarıyla vurmak başarısını sergiliyorlardı"... Zaten Cangele'nin sağ çizgide yarattığı sayısız atak korkuları, Gökhan'ın, Mehmet Eren'in, Mehmet Topuz'un ortaya koyduğu gole en yakın pozisyonlardı. Volkan köşelerden köşelere atlayış güzelliklerine dönüştürecek kadar gol ve yenilgi acabaları taşımaktaydı yarışmada...Bu arada Koray'ın 26. dakikada Toledo'dan aldığı kafa pası ve attığı goldeki ofsayt teşhisi çok da doğru bir yan hakem uzmanlığıydı bizce...
Tolunay kardeşimiz Kayseri'yi ikinci 45'de de ilk devrenin oyun formatı ile yarıştırıyordu çok da doğru olarak...Ama biz biraz da Fenerbahçe'nin niçin Kayseri'nin "orta alan tuzağı"na takılıp kaldığına bakmalıyız... Önce Alex'siz Fenerbahçe'nin "kaptan pilotsuz uçan dev bir uçağın kokpitteki telaşlı haline" benzer bir duruma düştüğünü önemle işaretlemeliyiz...
Evet Aurelio-Deivid - Uğur Boral-Selçuk hatta Ricardo Carlos gibi isimlerin çok çalışkan ve de üretken oldukları doğrudur. Ancak Alex'in vücüt dilindeki sihirli pas yaratıcılığının sarı lacivertli kadroda çok başka şeyler ifade ettiği hem dün gece hem de oynamadığı maçlarda çok daha iyi anlaşılmaktadır... Ayrıca dünkü oyuna bakıp da "Fenerbahçe niçin kazanamadı?" diye takılıp kalmak yanlış olur bizce de. Çünkü Kayseri'nin oynadığı oyunu alkışlayıp onları övgülerle anlatmamız gerekirken, Volkan'ın dünkü müthiş çabukluğu ve zinde kalecilik gösterilerini alkışlayıp yazıyı bağlamak varken bilmem daha fazla "söze gerek var mı?"...
esenay@milliyet.com.tr

Cafe