Ulusoy hakemleri önemsemiyor!
TFF Merkez Hakem Kurulunca Antalya'nın Belek beldesinde düzenlenen devre arası hakem semineri sona erdi. Herkes Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy'un, seminere katılarak açılış konuşmasını yapmasını ve MHK ile hakemlerin yanında olduğu mesajını vermesini bekliyordu.
Milli takımımızın idmanlarını bile kaçırmayan başkan, gönülden olmasa da görüntü olarak sadece morale ihtiyacı bulunan hakemlere bunu çok gördü. Son yaşanan mahkeme olaylarından sonra MHK'nun da hakemlerin de kafası karışıktı. Hiç olmazsa kokart gecesindeki yemeğe katılmalıydı. Seminerde konuşan Federasyon Başkan Vekili Affan Keçeci, "Sizleri çok seviyoruz. Her koşulda yanınızdayız. Hiçbir şeyden çekinmeyeceğiz, çünkü doğru yoldayız" diyeceğine, "Maçlardan önce ve sonra hakkınızda beyanat veren yöneticilere, teknik direktörlere, futbolculara gereken yaptırımları uygulayacağız. Sahada verdiğiniz kararların PFDK'nca değiştirilmesini engelleyeceğiz" diyebilse söylemi havada kalmazdı.
Hakemlere sezon öncesi yapılması gereken ücret artışı müjdeleneceğine, onların arkalarında durarak sahiplenecek, kendilerine güvenlerini sağlayacak ortamları sağlamakla görevli yöneticilerin söylemlerine ihtiyaçları var. Görünen o ki bu yönetici anlayışı değişmedikçe, tartışılmaktan kurtulamayacaklar.
Telsizle - gülen hakemler!
Gülme iki insan arasındaki en kısa mesafedir. Güler yüzlü olmak çok iyidir. İlk yarının son haftalarında hakemlerin ve yardımcı hakemlerin verdikleri kararlar sonrası itiraz eden oyunculara veya teknik kadroya gülerek karşılık vermesi konuyu spor kamu oyununun gündemine getirdi.
Hakemlerin, görüntüsü ve duruşu ile görevlerini yaparken ciddi olmaları lazım. 2000'li yılların öncesinde asık suratlı, sert mizaçlı hakemler çoğunluktaydı. Daha sonra gençleşen hakem görüntüsünde otoriteyi kurabilmek için karşılıklı diyaloglar ön plana çıktı. Sinirli, kızgın, yorgun, atmosferin gergin olduğu müsabakalarda, itiraz eden bir oyuncuya veya teknik direktöre gülerek karşılık vermek karşı tarafla dalga geçmeye benziyor. Kart gösterirken de aynısı yapılıyor! İnsanların kızgın olduğu bir ortamda sırıtmak biraz laubalilik oluyor! Her şeyin bir ölçüsü vardır. Şu an görev yapan hakemlerimiz bu ölçüyü kaçırdı.
İkinci devre görev yapacak hakem, yardımcı hakem ve dördüncü hakemler Telsiz-Kulaklık cihazları kullanacaklar. Avrupa'da birçok ülkede kullanılan sistem artık bizim liglerimizde de uygulanacak. Amaç hakem-yardımcı hakem işbirliğini kolaylaştırmak. Yıllardır kullanılan sinyalli bayrakların yerine telsiz-kulaklık kullanacak olan hakemlerin buna alışmaları çok kolay değil. Dikkatlerini konuşmaya veya dinlemeye verirlerse müsabakadaki motivasyonlarını kaybederek hatalar yapabilirler. Lig öncesi oynanan Fortis Türkiye Kupası maçlarını yöneten hakemler bu sistemi deneyerek olabilecek aksaklıkları test edebilirlerdi!
Finallerde neden hakemimiz yok!Haziran ayında yapılacak olan 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerini yönetecek olan hakem, yardımcı hakem ve dördüncü hakemler açıklandı. Beklendiği gibi bizden kimse yok! Açıklanan 12 hakem ile 8 dördüncü hakemi incelersek; finallere katılan 16 ülkenin 8'inden hakem var. Bunlar ev sahibi sayılan İsviçre ve Avusturya yanında Almanya, Hollanda, İtalya, Yunanistan, İspanya ve İsveç. Diğer 4 hakem ise finallerde bulunmayan Belçika, İngiltere, Norveç ve Slovakya'dan.
Dördüncü hakemlere baktığımızda ise finallere katılan Portekiz, Polonya, Hırvatistan ve Fransa ile takımları bulunmayan Macaristan, İzlanda, İskoçya ve Slovenya'dan.
Finallere katılmaya hak kazanan Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Romanya ve Rusya'dan ise ne hakem ne dördüncü hakem var.
Çok üzücü bir tabloyla karşı karşıyayız. Hem Milli Takım, hem de kulüpler düzeyinde başarı olarak bizden daha geride olan ülkelerin hakemlerinin arasında bizi temsil edecek bir hakemimiz olamaz mıydı?
Tabii ki olabilirdi! FIFA listesinin tepesinde bulunan Selçuk Dereli veya Fırat Aydınus gibi hakemlik tekniği iyi olan isimlerin, çağrılan hakemlerden pek farkı olduğunu sanmıyorum. Bu tablo ne yazık ki, milli takımımızın finallere katılması sonrası TBMM'de çıkan yasayı bile hiçe sayan Haluk Ulusoy'un görev yaptığı süredeki tüm MHK üyelerinin eseridir. Kısa bir ara olsa da, Levent Bıçakcı federasyonu zamanındaki MHK'nu da dâhil edebiliriz. Kimler yok ki! Hilmi Ok, Bülent Yavuz, Sabri Çelik, Muhittin Boşat, Oğuz Sarvan, Mustafa Çulcu, Ali Aydın, Orhan Erdemir gibi FIFA kokartı takmış isimlerin bulunduğu Merkez Hakem Kurulları, FIFA listelerindeki isimleri devamlı kulüplerden, federasyon başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin istekleri doğrultusunda oluştururlarsa olacağı budur! İstikrarsız federasyonların oluşturduğu listedeki hakemlere, ne UEFA, ne de FIFA güvenerek üst düzey turnuvalarda görev vereceği hakemlerin arasına dâhil eder!
mtokat@milliyet.com.tr

Cafe