
Taha AKYOL
Objektif
Diyarbakır faciası ve DTP
TERÖR örgütünün son Diyarbakır eylemi; 5 ölü, 68 yaralı... Ortalık kan gölü, yangın yeri.
Class Otel'de Diyarbakır Barosu, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Kefalet Kooperatifi, GÜNSİAD, MÜSİAD toplantı yapıyor. İçlerinde Diyarbakırlı Tarım Bakanı Mehdi Eker'le bazı AKP milletvekilleri de var.
Karar alıyorlar:
- Geniş katılımlı toplu bir bildiriyle bu olayı kınayalım...
Güzel... Eskiden de bazı olaylarda böyle kınamalar yapılmıştı.
Fakat bir tereddüt doğuyor: Böyle toplu bir kınamaya DTP'li vekiller katılır mı?!
Toplantıdaki birkaç kişi cevap veriyor:
- Bu eylemi PKK'nın yaptığı netleşiyor, bu durumda DTP'liler kınamaya katılmaz!
Öyle de oluyor, DTP'liler hemen Ankara'ya döneceklerini söyleyerek kınamaya katılmayacaklarını bildiriyorlar!
'Ilımlılar' nerede?
Şehir içinde eylem! Ölen sivil ve masum canlar! Can veren çocuklar!
Yakılan, yıkılan araçlar, camlar, vitrinler, dükkânlar!
Olsun, PKK öldürüyorsa öldürsün, yakıp yıkıyorsa yakıp yıksın! Kafa bu.
Diyarbakır'ın ve bölgenin kalkınması için zorunlu olan 'güvenli kent' imajının tahribi, ekonominin büyük zarar görmesi, yatırımcının kaçması...
Olsun, Diyarbakır'a, ekonomiye, masum insanların ekmeğine PKK zarar veriyorsa, versin!
Sadece dil ucuyla "Kimden gelirse gelsin karşıyız" diye yuvarlak bir laf; o kadar.
DTP'li milletvekilleri olay yerine gelip birkaç kişiye geçmiş olsun diyerek kaçar gibi uzaklaşıyorlar...
Cenaze törenine, manevi suçluluğun ürkekliği içinde göstermelik bir şekilde katılıyorlar. Mezar başında "Bu katillerin ne işi var burada!" diye tepki gösteren acılı insanların yüzüne bakacak halleri yok...
Ahmet Türk; siz 'ılımlı' değil miydiniz?! Ne farkınız kaldı 'aşırılar'dan? Torununuz yaşındaki bedenlerin toprağa verilmesine vicdanınız isyan etmedi mi, etti de biz mi duymadık?
Aysel Tuğluk; "Hegel'in diyalektiğini tersine çeviren Marx"tan bahsetmek, diyalektiği bir daha tersine çevirmeyi savunmak gerçekten çok entelektüel sözlerdir. Ama "yeşil ekin biçer gibi" toprağa düşen genç bedenler, Eren Şahin'ler, Melek İpek'ler sizin vicdanınızda Hegel ve Marx'ın lafları kadar yankılanmıyor mu?
Biraz vicdan
Siyaseten isterseniz ayrılmayı talep edin, ama çocuk ve genç cenazeleri karşısında vicdanlarınızın bu kadar taşlaşmasını nasıl izah edeceksiniz?
Diyarbakırlı dostlarım, DTP milletvekillerinden sadece Selahattin Demirtaş'ı "gerçekten üzgün" gördüklerini söylediler:
- O zaten PKK kökenli değil, İHD kökenlidir; mizacen de yumuşaktır!
Hatta Selahattin Demirtaş "Tepki göstermeliyiz" falan diye konuşmuş, ama nafile... "Örgüt baskısı" hiçbir baskıya benzemez! Ucunda PKK'nın 'infaz' ettiği Hikmet Fidan örneği var!
Fakat teröre karşı toplu bir kınama yapmanız halinde PKK hiçbir şey yapamaz. Bakın, terör örgütünden ayrılıp demokratik yapılar oluşturan etnik milliyetçi hareketler de var dünyada.
Siyaseten istediğinizi savunun ama teröre karşı çıkacak kadar ve genç cenazelerinde sizi utançtan kurtaracak kadar bir vicdanınız olmalı, değil mi?
İnsan olmanın da, demokrasi ve kalkınma yolunu açmanın da gereği bu, değil mi?
t.akyol@milliyet.com.tr

Cafe