Milliyet'ten okurlarına
Tarihi bir yanlıştan büyük bir doğru çıkarabiliriz!
Doğan Akın
"Kat çıkmak" inşaat sektöründe kullanılan bir deyim.
Ancak ülkemizdeki alışkanlıklar bu deyimi doğal çevre ile tarihi varlıklar için netameli bir alın yazısı haline getirebiliyor! Ormanlarımızın, denizlerimizin, kıyılarımızın, ovalarımızın ve tarihi varlıklarımızın üzerine katlar çıkılıyor.
Tarihi-kültürel zenginliklerin korunmasının yayın politikamızda taşıdığı özel ağırlığı bir kez daha gösteren olay, "Bizans sarayı kalıntıları üzerindeki inşaat skandalı" oldu.
2008'in ilk gündemi
Ülkemizde yeni yılın ilk gündemini oluşturan özel dosyanın yayını, Türkiye'nin her köşesini gökyüzünden fotoğraflayan arkadaşımız Murat Öztürk'ün dikkatli takibi üzerine başladı. Öztürk'ün fotoğrafları ve Şükran Pakkan'ın haberiyle yayına giren dosya ilk kez 28 Aralık Cuma günü "Tarih katliamı" başlığıyla manşetimize çıktı.Astay Gayrimenkul Yatırım Şirketi, işletmesini Four Seasons grubuna verdiği tarihi Sultanahmet Cezaevi'ndeki otelin bitişiğinde başlattığı inşaatta büyük bir yol kat etmişti. Otele eklenmek istenen iki binanın inşaatı Bizans dönemine ait "Büyük Saray" kalıntılarının üzerinde yükseliyordu! Bölgede inşaattan önceki durum ile sonraki durumu gösteren fotoğraflar fazla söze gerek bırakmıyordu.
Kurulun yapısı
29 Aralık Cumartesi günü manşetimizde Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın "Rahatsız oldum" sözleri yayımlandı.30 Aralık Pazar günü "Böyle kuruldan böyle koruma" başlığıyla manşetimize çıkan Şükran Pakkan'ın haberinde, inşaata verdiği izinle tartışma yaratan İstanbul 1 No'lu Koruma Kurulu'nda belediyeyi temsilen bulunan üye sayısının yasal sınırın iki katı olduğu duyuruldu.
2007'nin son günü, Önay Yılmaz'ın "Bizans sarayına UNESCO takibi" başlıklı haberi manşetimizdeydi.
'Tarihi' gariplikler
Milliyet, yeni yılın ilk manşetini de bu skandala ayırdı. Mehmet Demirkaya'nın 1 Ocak Salı günü yayımlanan haberinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın, kendisine bağlı Planlama Müdürlüğü'nün "bölgeyi yapılaşmaya açan karara itirazda bulunulması ve gerekirse dava açılması" önerisine itibar etmediği belgelerle ortaya kondu.Çarşamba günü "Kazdıkça gariplikler çıkıyor" başlığıyla manşet olan Şükran Pakkan'ın haberine göre, Koruma Kurulu 13 Ekim 2000'deki toplantısında hem "koruma amaçlı imar planı yapılması"nı, hem de "otelin ek binasına ilişkin ön proje"yi aynı anda onayladı!
UNESCO uyarısı yetmedi
Perşembe günü, bürokratlarının kendisine yaptığı uyarıyı teyit eden Topbaş'ın, kurul kararına karşı bir şey yapamayacakları yolundaki açıklaması birinci sayfamızdaydı.Cuma günü manşetimizde, Milliyet'in ısrarlı yayınlarının ardından inşaatı ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Günay'ın "durumun yeniden değerlendirileceğine" ilişkin açıklaması yayımlandı.
Soru önergeleriyle TBMM gündemine de gelen inşaat süreci konusunda UNESCO'nun 2 yıl önce uyarı yaptığına ilişkin Önay Yılmaz'ın haberi cumartesi günü manşetimizdeydi.
Gelişmeler dün de sayfalarımızda geniş bir yer buldu.
Reddi mirasçılara ret
Başlangıç aşamasındayken ilk kez Necati Doğru'nun Vatan'daki köşesinde (13 Mart 2006) dikkat çektiği inşaat skandalı, süreci dikkatle izleyen Murat Öztürk'ün çarpıcı fotoğrafları ve olayın üzerine uzman bir ekiple giden Milliyet'in "fikri takip" ısrarıyla duyarlı kamuoyunu harekete geçirmiş bulunuyor.Topkapı Sarayı'nda "Has Odalar"ın açılışını yaparken "Biz reddi miras etmeyen bir medeniyetin çocuklarıyız" diyen Başbakan Tayyip Erdoğan, tarihi bir yanlıştan büyük bir doğru inşa edilmesinin önünü açabilir. "Bizans Sarayı" kurtarılarak ülkemizde tarih yağmasına artık göz yumulmayacağı dünyaya gösterilmelidir.
Zira bu topraklardaki tarihi varlıklar, Türkiye'nin eşsiz zenginliğinin yanı sıra insanlığın ortak geçmişine ve geleceğine karşı özen borcumuzu da ifade ediyor!
Skandalla ilgili olarak basına yansıyan bazı satırlar
'Takipçi, ciddi, iyi, gazetecilik'

Cumadan cumaya 7 manşet
Dosya ilk kez 28 Aralık Cuma günü "Tarih katliamı" başlığıyla manşetimize çıktı. Daha sonra da Milliyet, skandalın peşini bırakmadı.
dakin@milliyet.com.tr

Cafe