Hıncal Uluç'un eleştirisi
DERYA SAZAK
Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, geçen hafta Ombudsman sayfasında yer verdiğimiz "Yatıp kalkıp Alex'e dua edelim!" başlıklı okur görüşünü yanıtsız bırakmamızı eleştirmiş:
"Okur Temsilcisi.. Akil Adam... Gazetelerdeki en güzel köşelerden biri... Okurun eleştirilerine tercüman olan bir deneyimli gazeteci... Milliyet'te Derya Sazak en keyifle okuduklarımdan... Ama zaman zaman beni çok şaşırtıyor... Ayşe'ye (Özyılmazel) edilen çirkin hakaret karşısında suskun kalan Sazak bu defa bir eleştiriye katılmış. 'Yatıp kalkıp Alex'e dua edelim' başlığına bir okur takılmış.. 'Alex, bu meziyetleri dua ile mi yoksa çok çalışarak mı kazandı? Çalışmadan, dua ile bu işler oluyorsa, oturup akşama kadar dua edelim...'
Bu mudur?.. 'Yatıp kalkıp Alex'e dua edelim' lafının anlamı bu mudur, Sevgili Sazak?.. Bunu o okura izah edeceğine, eleştiriye katılmak, sana yakışır mı? 'Araplar yatıp kalkıp petrole dua etsin' demek, petrol dua ile oluşur demek mi şimdi? Kaldı ki... Alex'in çalışmayı sevmediğini herkes biliyor. Maçta bile 'Canı isterse!..' Yani Alex yeteneğiyle oynuyor. Doğuştan sahip olduğu yetenekle.
Yani, mesela Alex gibi bir oğlunuz olmasını istiyorsanız ya da Fazıl Say ya da Tarkan gibi, oturup da yapacağınız tek şey var... Allah'a dua etmek!.."
Alex tamam ama...
Hıncal Uluç, meslekte 50.yılını kutlayan bir duayenimiz.Fenerbahçeli Alex ile ilgili eleştirisinde haklı ancak Sabah'ın Günaydın ekinde köşe yazan Ayşe Özyılmazel'e yönelik 'hakaret' konusunda suskun kaldığımız görüşüne katılmıyorum.
Arşivler ortada.
15 Ekim 2006 tarihli Milliyet'te Hasan Pulur'un "Köşe yazarı nasıl olunur?" başlıklı yazısının yol açtığı polemikle ilgili şunları yazmışım:
Yazar denetlenmez
1- Pulur makalesinde Sabah'ın Günaydın ekinde yazan Ayşe Özyılmazel'in Aktüel dergisine kapak olan röportajında iki meslektaşımız Sabah yazarı Hıncal Uluç ve Vatan yazarı Haşmet Babaoğlu hakkındaki sözlerine yer veriyor:"Ben mesleği öğrenmek, haber yapmak, koşmak, masaların üzerinde sürünmek istiyorum: Beni harcayın, köpek edin!"
Sinema dünyasının kadın oyuncularına yakıştırılan, hoş olmayan bir deyimi, "Onların yolu, yönetmenin yatak odasından geçer!" sözlerini hatırlatarak, "Artık bu iftiradan vazgeçsek iyi olacak" diye bitiriyor yazısını Hasan Pulur.
3 Ekim salı günü Sabah'taki köşesinde Hıncal Uluç, "Hasan Pulur'a yakışmayan satırlar" diye ağır bir üslupla kaleme aldığı yazısında Basın Konseyi'ni ve Ombudsman'ı göreve çağırdı.
Milliyet Okur Temsilcisi'nin yazarları denetlemek gibi bir görevi yok. Bunu yapmak "sansür"e girer.
Köşe yazılarıyla ilgili sorumluluk yasalar önünde yazı işleri müdürünün, yayın politikası açısından genel yayın yönetmeninin görev alanına girer. Ancak oradaki sorumluluk da gazetenin yayın ilkeleri çerçevesinde yazarların bağımsızlığını gölgelememelidir.
Kimse aşağılanamaz
2- Gazetenin yayın ilkeleri açısından muhabir, yazar çizer tüm gazetecileri bağlayıcı bir ilke de Doğan Medya Grubu Meslek İlkeleri'dir. 5'inci madde Milliyet açısından da bağlayıcı olmalıdır: "Yayınlarda hiç kimse ırkı, cinsiyeti, sosyal düzeyi veya ilişkisi, dini inançları, fiziki kusurları veya yaşı nedeniyle aşağılanamaz, kınanamaz."Pulur'un yazısı, kadın, erkek genç meslektaşlarımızın meslekte yükselmelerinin tek ölçütünün gazetecilik başarıları olduğunu düşüncesinden sapmamız için bir neden oluşturmuyor. Gazetecilik iş değil, meslektir!"
Hıncal Uluç gibi deneyimli bir gazeteci, 'okur temsilcisinin yazar içeriklerine müdahale etmeyeceğini' bilir.
Suskun kalmak isteseydim, sayfanın manşetinde olayı irdelemezdim. Ancak Pulur'u ya da bir başka yazarı 'hakaret içeren' yazılarından dolayı yargılamak benim işim değildir. 'Akil adamlık', 'hakemlik' ya da 'haber denetçiliği' mahkeme gibi görülemez.
Ayrıca 'özel hayatlar' da ilgi alanıma girmiyor.
Ayşe Özyılmazel'in 2008'in ilk yazısında 'televizyonların dâhi çocuğu' Okan (Bayülgen) ile Müjde Ar'ın NTV'deki yılbaşı şovuna, 'muhteşem ikili diye buna denir' şeklinde övgüler yağdırmasındaki 'mesleki ölçüt'e Hıncal Uluç açıklık getirebilir!
'Gazozumu açtılar' muhabbetiyle kazanılmış yılın 'televizyon kadını' unvanı nesnellik içeriyor mu?
Yılbaşı gecesi iki kanalda birden program yapan Okan Bayülgen'in NTV'deki şovu genelde sıkıcı bulunmadı mı?
Hıncal Uluç'tan genç gazetecilerin meslekte ilerlemesiyle ilgili daha eleştirel olmasını beklerdim. 'Forma aşkı'yla yapılan maç kritiklerine en fazla Uluç'un karşı çıktığını biliyorum.
Meslekte 50 yılını kutlayan Sayın Uluç'a başarılı nice yıllar dilerim.
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
DİĞER YAZILAR |
OKUR TEMSİLCİSİ |

Cafe