Ders verdiler
"Basketbolda bir takım guardı kadar konuşur" demişler; çok da doğru söylemişler !..
Telekom'u bir "makine" düzeniyle idare eden El Amin - Tutku ikilisini eşleyecek düzeyde "gerçek oyun kurucuya" sahip olmayan Beşiktaş, Dalmau ve Mehmet Yağmur ile sahada öyle "yavan" kaldıki 40 dakika boyunca... Diyeceksiniz ki, sezon başından beri bu sorun yok muydu siyah - beyazlılarda ?.. Tabii ki vardı, ama çok zorlu maçlarda yüksek form düzeyi ve üstün savunma direnci bu eksiği örtüledi, kimse farkına bile varamadı... Ama Telekom'un "iş bitirici" guardları, Beşiktaş'ın bu sıkıntısını dün fazlasıyla su yüzüne çıkardı.
Telekom'un dünkü maçtaki üstünlüğü guardlarla mı sınırlı kaldı; elbette hayır... Özellikle uzunların "tel tel" döküldüğü (Kaya, Drobnjak), kısaların da yaratıcılıktan uzak kaldığı (Apodaca, Dalmau) böylesine önemli bir maçta, her şeye rağmen oyunu kontrol edecek, sete sette iyi savunma yapan rakipte "delik açacak" unsur guardlardı; ama olmadı.
Hep "savunma handikaplı" olduğu yönünde eleştirdiğimiz Telekom, dün oyunun bu yönünde de Beşiktaş'ı "isabetsizliğe" iten unsur olurken, zaman zaman öyle bir pas trafiğine girdi ki, Beşiktaşlı oyuncuların adeta "başını döndürdü"... Tabii, Beşiktaş'ın direncini kıran, Bekir'li ve Barış'lı dakikalardaki yüksek üç sayı yüzdesi de onlar için galibiyetin anahtarı oldu. Kısacası Telekom, Wright gibi önemli bir eksiğe rağmen "tadına doyum olmayan" bir basketbol ziyafetiyle dünkü farkı yarattı.
gtüre@milliyet.com.tr

Cafe