Dink cinayeti 'basit'miş!
Cinayeti inceleyen TBMM Komisyonu'nun tutanaklarına göre, İstanbul Valisi Güler, Meclis heyetiyle yaptığı görüşmede, "Hemen anladık ki profesyonel bir iş değil. Basit bir olay. Faili silahla yakalandı" dedi
ÖNDER YILMAZ Ankara
TBMM İnsan Hakları Dink Cinayeti'ni İnceleme Alt Komisyonu'nun tutanaklarına göre, İstanbul Valisi Muammer Güler, Hrant Dink cinayetini "basit bir olay" olarak nitelendirerek, "Devlet tehdit etmez, yapsa başka türlü yapardı" dedi. Yine tutanaklarda, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın Dink'in koruma altına alınmamasının nedenini açıklarken kullandığı, "Hayati tehlikede olduğu bilgisi belgede yok. 'Öldürülecek' denilmeliydi" sözleri de yer aldı.
Komisyon, 3 Ocak 2008'de İstanbul'a gelerek Güler, Cerrah ve eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'le görüştü.
Güler, 5 kişilik heyetle yaptığı görüşmede, Dink cinayetini duyunca aklına Hablemitoğlu cinayetinin geldiğini belirtti. Güler'in sözleri tutanaklara şöyle geçti:
"İlkönce 'profesyonel bir cinayet' dedim. Ama hemen anladık ki profesyonel bir iş değil. Basit bir olay. Faili silahla birlikte yakalandı. Dink, vilayet binasına çağrılarak iyi niyet ve nezaket kuralları çerçevesinde uyarılmak istendi. Dink tehdit edilmemiştir. Devlet böyle tehdit etmez, yapsa başka türlü yapardı. Dink'in koruma talebi de yoktur. Sadece Şişli Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruyor. Sonuç çıkmıyor. İstanbul'da koruma önlemi alınabilecek 500'e yakın Ermeni kişi ve kuruluş var. Koruma olacaksa bunların hepsine olmalı. Trabzon'dan gelen yazı 'önemli olmadığını gösteren' alt düzeyde kodla geldi. Yazıda, Dink'in korunmasına yönelik talep de yok.
Mesela yazıda 'Yasin Hayal İstanbul'a gidebilir' deseydi önemli olabilirdi. Cerrah için kınama istendi ancak Emniyet Genel Müdürlüğü henüz cevap vermedi."
'Öldürülecek' denilmeliydi
Tutanaklara göre Cerrah da MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden, İstanbul emniyetine Dink'in korunması hususunda bir talep gelmediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:"Dink'in kendisinin de bir talebi yoktur. Hayati tehlike içinde olduğuna dair hiçbir belge de yok. Böyle bir yazının bana gelmesi için yazıda 'Dink öldürülecek, koruma gerekli' gibi ifadelerin yer alması gerekirdi. Trabzon'dan gelen yazıda eylemin niteliğine ilişkin ipucu yok. Sadece ses getirecek bir eylemden bahsedilmektedir. Cinayet mi, darp mı, nümayiş mi, belli değil. Bizden istenen sadece takip işlemi. Sonra öğreniyoruz ki o beldede herkes cinayetin işleneceğini biliyor ama biz doğal olarak bilemeyiz. İstanbul'da azınlıklara ait korunması gerekebilecek yer sayısı 562. Trabzon'dan gelen ihbarlar İstanbul Emniyeti'ne çok sık gelmektedir. Herkese koruma vermemiz çok zordur. Agos gazetesinin güvenliği de zayıf."
Birimler arası çekişme
Tutanaklar, İstanbul, Ankara ve Trabzon Emniyeti arasındaki sıkıntıyı da açığa çıkardı. Müfettişlerin soruşturmasını başarılı bulmayan Cerrah, "Bilirkişiler Ankara İstihbarat personelidir. Bizim karşımızdadırlar. Müfettişlerin Trabzon personeli hakkında soruşturma istememesi çok ilginçtir" dedi. Teftiş yanlıydı" diyen eski Şube Müdürü Güler de müfettişlerin kendisine "sen yandın" gibi sözler sarf ettiklerini öne sürdü. Güler, bilirkişilerin de yetersiz olduğunu iddia etti.

Cafe