Özel okullardan itiraz
ÖSYM'nin 2007 öğrenci seçme kitapçığından hareketle üniversiteye öğrenci yerleştirmede 'başarısız' olan özel okullarla haber genelleme ve 'yargı' içerdiği için eleştirildi
DERYA SAZAK
Özel okulların üniversiteye öğrenci yerleştirmekteki başarı ölçütüne ilişkin haberler genellikle tartışma yaratır. 8 Ocak 2008 tarihli Milliyet'te yer alan, Sibel Kahraman'ın 'Sıfırcı özel okullar' haberinde yer alan okul isimlerine de itirazlar geldi.
Haber ÖSYM'nin hazırladığı 'Ortaöğretim Kurumlarına Göre 2007 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi' kitapçığından yer alan bilgilere dayandırılıyor: İstanbul'da bulunan Özel Altınay Lisesi'nden sınava 24 öğrenci girdi. Yıllık ücreti 7 bin YTL olan okuldan 4 yıllık lisans programlarına sadece bir öğrenci yerleşti.
İstanbul Özel Eşref Aydın Lisesi'nin eğitim öğretim ücreti yıllık 7 bin 500 YTL. 2007 ÖSS'ye 25 öğrencisi giren okul, 4 yıllık lisans programlarına hiç öğrenci sokamadı.
10 bin 850 YTL'lik ücretine karşın İstanbul Özel Cihangir Koleji de sınava giren 14 öğrencisinden hiçbirini üniversiteli yapamadı.
Başarının düşük olmasının nedeni, haberde, kimi okul yöneticilerince okulların bulunduğu semtlere, kimilerince de ara sınıflardan alınan öğrencilerin başarısızlığına bağlanıyor.
Tek yönlü kaleme alınmış
Haber hayli yankı uyandırdı. Adı geçen okullara haksızlık yapıldığı yönünde eleştiriler aldık.Dr. Demirel Aktaş'ın 'Sıfırcı özel okullar' başlıklı habere yönelik görüşleri şöyle: "Özensizce kaleme alınmış yazı, bu okullarda görev yapan tüm çalışanları derinden üzmüştür. ÖSYM'nin hazırladığı 2007 kitapçığından alınan verilerin tek yönlü ve taraflı kaleme alınması, yazıyı kaleme alan kişinin bazı çevrelerce yönlendirildiği kanısını doğurmaktadır. Okulların sınava giren öğrencilerinin 4 yıllık üniversitelere yerleşme yüzdeleri veya barajı aşan öğrenci yüzdeleri verilmesi gazete okurlarının daha doğru bilgilendirilmesine, habere konu olan okullara da hakkaniyetli davranılmasına vesile olacaktı. Ama tam tersi yapıldı.
Bir okul düşünelim, sınava giren tüm öğrencileri barajı aşmış ve yüksek puanlar almış olsun. Bu öğrenciler tercihlerini öyle yapmış olabilirler ki, hiçbiri 4 yıllık bir üniversiteye yerleşemeyebilir. Yazıyı kaleme alan Sibel Kahraman'ın yaklaşımına göre bu başarılı okul 'Sıfırcı özel okullar' listesinde olacaktır.
Ülkemizde hemen hemen tüm kurumlar bir değişim sürecini yaşamaktadır. Özel okullar da bu değişim süreci içinde bilimsel temellere dayanan yeni yaklaşımlar ile genç nesillerimizin örselenmeden, sağlıklı bir şekilde yetişmeleri için çaba harcamaktadır. Türkiye geneli özel okul yüzdesi, gelişmiş ülkelerin çok altındadır. Desteklenmesi gerekirken, köstek olunması, ülkemize yarardan çok zarar vermektedir.
Bir yazı kaleme alınırken bu işin uzmanlarında görüş alınması, çok yönlü araştırma yapılması, hele istatistiki veriler sunulurken yanlış anlamalara yol açacak durumlardan kesinlikle kaçınılması gerekir. 'Sıfırcı özel okullar' diye başlık atılmış, fakat verilen listede bir okulun başarısı yüzda 66 civarında. Hadi bakalım, ayıkla pirincin taşını!"
Açıkça dile getirildi
Başarının çeşitli kriterleri vardır. ÖSS sınavıyla lisans programlarına yerleşen öğrenci sayısı da bu kriterlerden biridir. Haberde de yalnızca bu kriterin baz alındığı açık bir şekilde dile getirilmiştir. Özel okulların eğitime katkılarının yanı sıra ticari kurumlar olduklarını, eğitim öğretimlerini öğrenciden alınan eğitim ücretiyle karşıladıklarını dikkate aldığımızda bu itirazlarının ticari endişeden kaynaklandığını anlayabiliyoruz. "
SİBEL KAHRAMAN'IN GÖRÜŞÜEğitim muhabirimiz Sibel Kahraman Okur Temsilcisi'ne gönderdiği açıklamada eleştirileri şöyle yanıtladı:
"ÖSYM her yıl ortaöğretim kurumlarının ÖSS'de durumlarını ortaya koyan bir kitapçık yayımlar. Biz de her yıl bu kitapçıktaki bilgiler ışığında okulların performanslarını ortaya koyan haberler yaparız. Haberin iki ayrı ayağı vardır. Birincisi okulların alanlara göre (SÖZ, EA, SAY gibi) durumlarını ortaya koyar. İkinci ayağı ise ÖSS'yle lisans programlarına öğrenci kazandırma oranlarıdır. Alanlara göre okulların durumunu ortaya koyan listeyi daha önce vermiştik. Sözü geçen haberde sınavla lisans programlarına yerleşen öğrenci sayılarıydı. Bu haberi hazırlarken kurumların yoğun eleştirilerine maruz kalacağımı biliyordum. Çünkü her yıl bu haberi yaparım ve her yıl okullardan gelen rahatsızlığı, saldırıları göğüslemek zorunda kalırım. Kimisi lisans programlarına yerleşmenin bir okulun başarısını ortaya koyamayacağını belirtir, kimisi ise özel yetenek sınavıyla yerleşen öğrencilerin dikkate alınmamasından yakınır.
Ombudsman'ın Görüşü:
'Sıfırcı özel okullar' başlığı haberin içeriğini yansıtmakla birlikte genel bir yargı ifade ettiği için ağır kaçmış. Her yıl 1.5 milyon öğrencinin üniversiteye girmek için yarıştığı ancak 250 bin kişinin yükseköğrenim görebildiği (açık öğretimle birlikte yaklaşık 400 bin kişi) ülkemizde başarı ÖSS sınavına dayandırılıyor. Yıllardır tartışılan bu sistemde ilk tercihlerini tutturamadıkları için 'başarısız' sayılanlar olduğu gibi, 'nereye girsem fark etmez' diye yerleştirildiği bölümde 'isteği dışında' eğitim gören on binlerce öğrenci bulunuyor.
Robert ya da Galatasaray'dan mezun olup üniversite sınavına girmeden ABD, Fransa ve İngiltere'nin ünlü üniversitelerine kabul edilen, ya da Boğaziçi'ni kazanamadığı için daha alt sıralardaki okulları tercih etmeyip ertesi yılki sınavı bekleyen 'başarılı' öğrenciler de çıkabiliyor. Dolayısıyla birçok açılımı olan bir konuda değerlendirme yaparken, sadece yerleşme değil, puan sıralaması da gözetilmeliydi. Ayrıca yeteneğe göre öğrenci alan üniversiteler de gözden kaçırılmamalı.
Haberde 2007'nin 'sıfırcı özel okulları'ndan söz ediliyor. Acaba bu okullar geçmiş yıllarda da 'sıfırcı' nitelemesine neden olacak şekilde öğrencilerini üniversiteye gönderemediler mi? Bunları da araştırmak ve okul yönetimlerine neden 'başarısız' oldukları konusunda söz hakkı tanımak gerekiyordu.
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
DİĞER YAZILAR |
OKUR TEMSİLCİSİ |

Cafe