İkinci, üçüncü, beşinci el olsun fark etmez
Yaşadığı ilişkilerde yaptığı hatalardan ders alıp yürümeyi öğrendiğini söyleyen Seray Sever "Hem derin, hem yüksek bir adam arıyorum" diyor
Bayram Kaygusuz
Geçen perşembe seyirciyle buluşan "Maskeli Beşler Kıbrıs" filminde Mehmet Ali Erbil'in sevgilisini canlandıran Seray Sever, oyunculuk kariyerinde ilerlemek istediğini söyledi. Geçen hafta sonu filmin Kıbrıs'taki galasına katılan Sever, kadın erkek ilişkilerinde başarılı olamadığını söyledi. Azla yetinemediği için 21 yaşında yaptığı evlilikten sonra bir daha nikah masasına gidemediğini belirten ünlü televizyon yıldızı ruh hali ve yaptığı işe göre de saç rengiyle oynadığını anlattı.
"Maskeli Beşler Kıbrıs" filminde sarışındınız, şimdi esmer. Bu değişikliğin özel bir nedeni var mı?
Oyunculuğa daha fazla emek vermek istediğim için saçlarımın rengini değiştirdim. Çünkü sarışın olarak belli rollerde insanların aklına geliyorsun. Biraz da koyu renk saçlarla başka karakterli canlandırmak istiyorum. Yönetmenler bunu akıl edemiyorlar bari, ben önden görüntümü düzelteyim, değiştireyim. Sarışın olunca daha seksi, anti kadın rollerini oynuyorsunuz. Dizi ve filmlerde baktığımız zaman masum, karakter oynayacak insanlar hep koyu renkli saçlıdır. Benim avantajım şu her saç rengi ile başka bir kadın olma şansını yakalıyorum. Bu renk saçla hiç oyunculuk yapmadım.
Albümden sonra neden tekrar sarışın oldunuz?
Albüm sonrası bir sene psikolojik tedavi gördüm. Hastalıklı halimi sevmedim ve bana albümü hatırlattığı için de çok koyu renk saçı tercih etmiyordum. Çünkü çok severek hatırlayacağım bir dönem olmadı. Şimdi albüme rağmen koyu renk saça döndüm. Hâlâ yaptığım işin arkasında duruyorum. İşin arkasında bazı şeyler oldu, onlarla ilgili bir sıkıntı yaşadık. Şarkıcı olacağım iddiasıyla çıkmamama rağmen o kadar, beni ciddiye aldılar ve şarkıcı muamelesi yaptılar ki üzüldüm, küstüm. Güçlü bir yapıda olduğum için küllerimden tekrar doğdum. Ben zengin bir sevgiliye albüm yaptırtıp ortalıkta şarkıcıyım diye gezmedim. Ben kendi kazandığım parayla çok istediğim bir şeyi yaptım. İsteyen alır istemeyen almaz o albüm 15 bin sattı. Sonucu kötü değildi o eleştiriyle rağmen. İnanın 70 milyon bir anda vurunca kendini kötü hissediyorsun.
Sonra şarkıcılığı tamamen bırakmaya mı karar verdiniz?
Televizyonculukta çok iyiyim ve tekrar buna karar verdim. Yaralıyken savaşmayacaksan, ölürsün. Ben zaten yaralıydım. Müzikle ilgili şarkıcılık hayalim yok. İyi bir şarkıcı da değilim. Ama çok değişik tarzda güzel bir şarkı yapıp klibini verebilirim. O başarısızlığı hak edecek bir insan değilim. Ekranda samimiyetim hazır cevaplılığım ve zekâmı kullanıyorum. Oyunculuğum da öyle, bunların üstüne gidiyorum.
'Azına razı değilim'
Kadın erkek ilişkilerinde nasılsınız?Kadın erkek ilişkilerinde de azına razı değilim. O yüzden evlenmedim. Hem derin hem yüksek bir adam arıyorum. Dünyada güçlü bir şeyleri başarmış kendine güvenli, doğru kararlar veren, beni anlayan, ruhuma dokunacak bir adam istiyorum. O derinlikte, o vicdanda, o özellikte bir adam arıyorum. Ben bunlara sahibim ukalalık gibi algılanabilir ama ben bunların hepsini verebilecek bir kadınım. Azına razı değilim öyle bir adam arıyorum. İlişkilerimde hatalar yaptım. Hatalardan ders alıp yürümeyi öğrendim. Sonuçta yaptığım her şeyin arkasındayım. Benim hayatımda en önemli ilişkim Kürşat Başar'la idi.
O ilişki neden evlilikle sonuçlanmadı?
Beş yıllık bir ilişkiydi, nişan yüzüğü de taktım. Beni eğiten bir ilişkiydi. Farklı bir ilişkiydi. Şu anda mutlu muyum? Evet mutluyum iyi ki de bitmiş ve ayrılmışım. Böyle düşünüyorum. Şu anda ne istediğimi çok iyi biliyorum o yüzden ilişki yaşamıyorum. Vaktim kıymetli; film, TV programları yapıyorum. Tasavvufa merak sardım, pilates yapıyorum, akapunktura gidiyorum. Kendimle meşgulüm. Zamanım çok kıymetli. Değecek insana vakit ayıracağım. Beni taşıyacak adamın benimle yaşıt olacağını sanmıyorum. Ben şu anda 34 yaşındayım evleneceğim adamla aramda 5 - 10 yaş fark olur sanırım. O yaştaki adamların hepsi evli bu durumda evde kaldım. İkinci, üçüncü el, beşinci sonuçta adam iyi olsun fark etmez. Ben de 21 yaşında bir evlilik yaptım ve o güzelliği yakalayacağım insan olsun. Ben onu parlatır 10 yaş geriye çekerim hiç problem değil. Bana zor kadını taşıyacak adam lazım. Ayrıca erkeğe hayranlık duymam gerek.
Hülya neden hâlâ bir erkekle birlikte?
Hülya Avşar, "Hırt erkekler yüzünden kadınlar lezbiyen oluyor" dedi. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Asla bunu kabul etmiyorum. Bir insanın içinde ve genlerinde varsa ancak gay ya da lezbiyen olabilir. Ben şimdi erkeklerden çok acı çektim diye kadına mı âşık olacağım? Dalga mı geçiyorsunuz? Hırt erkek herhalde kadın değeri bilmeyen demek galiba. Hülya etmiş gene bir laf. O zaman Hülya Hanım'ın da dönmesi lazım, dönmedi. Hâlâ bir erkekle beraber. O zaman niye Sadettin Saran'la çıkıyor? O da aşk acısı çekmiş bir kadın, o zaman dönseydi. Bu genetik bir şey. Hülya'nın dediği şekilde olan şeyler sapıklık ve sapkınlık. Gay ve lezbiyenlere çok saygı duyurum Allah'ın yarattığı varlıklar. Öyle doğmuşlar, tercihleri o yönde ama sonra da kalkıp da ellimden sonra "erkler beni acıttı ben kadına dönüyorum" dersem bu sapıklık ve sapkınlıktır, bunu da tasvip edemeyeceğim.
O röportaj hataydı
Bence insanlar başarısız bir iş görmeye alışık değil. Sivri bir tip olduğum için herkesin elektriğini çekiyorum ve eleştiriliyorum. Albüm çıktı, iki sene geçti hâlâ konuşuluyorum. Yaptığım iş başarısız bir iş de değildi ama doğru buluşma değildi. Bir hata oldu. Belki içindeki enerji kötüydü. Hatam, canlı sesimle şarkı söylediğim o röportajı vermemdi. Birçok olay benim kontrolümde değildi. Şansızlıklar oldu ve hayatta her şey olabilir. Bunu yaşamam gerekiyormuş. Önemli olan bu sınavı geçmem gerekiyordu. Şu an bu sınavı geçtim, vuran vurdu ama ayaktayım. Acılar insanı büyütür, ben öyle büyüdüğümü düşünüyorum.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe