
Meral TAMER
Erdoğan türbana demokrat, 301'e değil!
Nerede 22 Temmuz gecesi % 46.7'lik seçim zaferinin ardından, kendine oy vermeyenlerin de Başbakan'ı olacağını söyleyerek tüm toplumu "kucaklayacağı" vaadinde bulunan Tayyip Erdoğan?
Başbakan, "Türban siyasi simge olsa bile yasaklanamaz" sözleriyle türban tartışmasını aniden, eğitim-öğretim özgürlüğü alanının sınırlarının ötesine taşımıştır.
İktidar partisi AKP'nin en yetkili ağzı, türbanı siyasal İslamın simgesi olarak niteledikten sonra, buna üniversitede serbestî getirmek için uzlaşma sağlayabilmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Çünkü konu, bizzat Başbakan tarafından laiklik, siyasal İslam ve irtica tartışmalarının merkezine oturtulmuştur. Erdoğan'ın bu çıkışı, dini inançların ideolojik zeminde kullanılmasının önünü açacak bir adım olarak da yorumlanabilecektir.
Kendine kadar demokrat!
Başbakan'ın bu son çıkışıyla AKP'nin "gerçek demokrat" değil, ancak kendine kadar demokrat olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Örneğin 301. madde konusunda neden hâlâ mırın-kırın ediyorlar; neden aynı kararlılığı göstermiyorlar?
Ama konu türban olunca "Üniversitelerdeki türban yasağını meşru sayan mahkeme ise, biz de Anayasa'yı değiştirir, mahkemelerin elini-kolunu bağlarız" diyebiliyorlar.
Ya da Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasına karşı yükselen itiraz seslerini "Merkez Bankası'nın Ankara'da olması yasa emri ise, o yasayı da değiştiririz" diyebiliyor. Bu konudaki kararın özerk bir kuruluş olan Merkez Bankası'na bırakılmaması da, "Erdoğan usulü demokrasi"nin bir başka çarpıcı örneğidir.
Hukukun üstünlüğü mü?
Hürriyet gazetesinin başyazarı Oktay Ekşi'nin de dünkü yazısında belirttiği gibi Sayın Başbakan, mahkemelere kızınca yasa değiştirmeye fena alıştı maalesef! Yüzde 46.7'lik oy çoğunluğunu, giderek "çoğunluk diktatoryası" olarak yorumluyor olmalı ki, seçim gecesi bizlere yaptığı vaadi pek çabuk unuttu. Ve "Üzerime gelmeyin! Güç bende; istediğimi yaparım! Dünya ne der, Avrupa ne der, umurumda değil!" havasının yansımalarını peş peşe sıralamaya başladı.
Başbakan, son olarak türban konusunda da mahkeme kararını, yasa ile geçersiz hale getirmeyi aklına koyduğuna göre, AKP hükümetinin 2. iktidar döneminde hukukun üstünlüğü kavramı, peyderpey rafa kalkacak gibi duruyor.
Benim yakın çevremdekilere göre yukarıda sıralananların, demokrasiyle çok az alakası var. Başbakan'a yakın çevrelerin bu konuda ne düşündüklerini; doğrusu çok merak ediyorum.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe