
Serpil YILMAZ
Dubai'de Palmiye Adası'nda villa parası Maliye'den
Böyle midir gerçekten, araştırmadım ama sektörün "bir bileni" anlatıyor: Otomobil üreticilerine borçlu bir yetkili satıcıydı, 2002'de ÖTV yasası çıktıktan sonra önce borçları temizledi, ardından da Dubai'nin Palmiye Adası'nda villa aldı.
Yalnız bu mu? Boğaz'da villalar, dikilen plazalar da örnek olarak gösteriliyor.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a ve Maliye içinde yeni oluşturulan Vergi Politikaları Genel Müdürlüğü'ne giden yazıları gördüm.
Otomotiv yetkili satıcılarının, Unakıtan'ın yüzde 1 olan leasing (kiralama) firmalarından alınan KDV oranını yüzde 18'e çıkarmasına neden ses çıkarmadıklarını anlamamıştım.
Bu derin sessizliğin nedeni belli oldu; otomotiv yetkili satıcılarının vergi oyunu ortaya çıkmasın diyeymiş!
Bu böyle gitmez
Yalnız oyunu bozmak isteyenler harekete geçti. Hatta bunların hükümete yakın kaynaklar olduğunu da söyleyebilirim.
Bunlar diyorlar ki; "Kiralama firmalarının sattıkları araçların KDV'sinin, otomobil yetkili satıcıları ile eşitlenmesi iyi oldu. Ancak eksik var.
Yetkili satıcılar, Maliye'ye ÖTV'nin içindeki yüzde 18 oranındaki KDV'yi her otomobil satışında ödemiyor, kasasında bir ay bekletiyor. Bunun da değişmesi gerekir. ÖTV ile içindeki KDV aynı anda ödenmeli. Aksi halde bir ay yetkili satıcıda kalan KDV, adamın cebine yapışıyor."
Öyle ki yapılan hesaba göre, her ay satılan otomobilin hacmine göre 350-500 bin YTL kadar KDV bu yolla buharlaşıyor. Yılda yaklaşık olarak 1 milyar dolar tutarında KDV tüketiciden alınıyor ama, bu para devletin kasasına girmiyor.
Ne oluyor? Ya "otomobil plazası", ya da "yeni otomobil filosu"!
O nedenle hükümetin vergi kaçağının nedenlerini ortaya çıkarıp önlem almaya çalışması kadar, bu kaçağın nasıl servete dönüştüğünü de izlemesi gerekiyor.
"Otomobili ucuzlasın"
Yaklaşık olarak bin 400 otomobil yetkili satıcısının dörtte biri, ÖTV'nin içindeki KDV'yi devlete vermemenin yolunu arıyor. Bunun için de çeşitli cinlikler buluyorlar. Ellerine geçirdikleri KDV faturası ile "havuzda" biriken KDV'yi mahsuplaştırma yoluna gidiyorlar.
Haksız vergi kazancı furyasını eleştirenler, "Devlet için bu kayıpların bir önemi yoksa, otomobil satışlarındaki vergi oranını yüzde 20-25 oranında düşürsünler. Halk 5 yaşında arabaya bineceğine 2 yaşındakine binsin" diyorlar.
Biraz gecikmiş eleştiriler tabii. Çünkü sözünü ettikleri durum son 5 yıldır tıkır tıkır işliyor.
Oyun üzerine oyun
Otomotiv sektöründe bazı yetkili satıcılar aylık satışlar sonucunda firmalarında biriken ÖTV'nin, Katma Değer Vergisi'ni (KDV) ödememek için "0" kilometre otomobilleri kendi firmalarına faturalandırıp, plakalandırıyorlar. Bunun sonucunda ödemeleri gereken KDV'den, plakalandırdıkları araçların KDV'sini mahsup ediyorlar. Hatta kendi firmalarına satın aldıkları bu araçlardan toplu alım indirimi de yaptırarak yaklaşık yüzde 20'lik bir kayıt dışı kar elde ediyorlar.
O nedenle otomobil kiralama şirketlerinin KDV'sinin yüzde 18'e çıkarılması yetmiyor. KDV ile ÖTV aynı zamanda ödenmediği durumlarda, yetkili satıcıların kasalarına giren KDV'yi devlete vermemek için yeni yollar deneyecekleri endişesi hakim.
syilmaz@milliyet.com.tr

Cafe