Tabiatın renkleri
Doğanın renkleriyle de renk uyumuyla da başa çıkılmaz. Arıkuşu bir renk cümbüşüdür. Yalıçapkını ondan aşağı kalmaz...suha.umar@isbank.net.tr
Arıkuşu (Merops apiaster) yükseklerde uçar. Yumuşacık sesini tanımayan onu göremez. Orada olduğunu bile bilemez. Ben duyduğumda sevinirim. Üstelik onu görmek için nereye bakacağımı, yuvasını nerede bulacağımı da bilirim. Ve arıkuşunu seyretmeye doyamam. Öylesine bir renkler bileşimidir ki insan bakmaya kıyamaz.Kanadı ile ensesinin kızıl kahvesi, kanat teleklerinde mavi-yeşile, sırtında sarı-kavuniçine döner. Kanat teleklerinin uçlarındaki siyahlar, uçarken arıkuşunu bir tablo çerçevesi gibi sarar. Siyah sürmesi, gerdanın altından bir kolye gibi dolanıp sarı gerdanını daha da çarpıcı hale getirir. Kömür siyahı gözbebeği, kırmızı bir halka ile çerçevelenmiştir. Uzun gagası ile kuyruk teleklerinin sivri uzantısı, arıkuşunun kusursuz simetrisini tamamlar.
Arıkuşu doğanın bir şaheseridir. Uçarken helikopter böceklerini, sarı arıları, eşekarılarını yakalar ve onların doğaya zarar verecek kadar çoğalmalarını önler. Sarı arılar ama özellikle eşekarıları, balarılarının düşmanıdır. Bu nedenle arıkuşu aslında arıcıların dostudur. Ama arıcılar yine de onu vururlar. Kırk yılda bir birkaç balarısını yediği için kendilerine yararlı da olan bu güzelliği yok etmekte bir an duraksama göstermezler. Arıkuşu neden öldüğünü anlamaz!
Yalıçapkını (Alcedo atthis) genellikle akarsuların ama sonbahar ve kış aylarında denizlerin de kenarında, yüksekçe bir yerde, bir dalın, bir direğin veya kayanın üstünde öylece durur. Hiç kıpırdamadan, gözünü bile kırpmadan dakikalarca suyu gözler. Sonra birden uçup suya dalar ve çoğu kez gagasında bir küçük balıkla yine uçtuğu yere geri döner.
Çarpıcı bir renk yumağı
Yalıçapkını gerçekten çapkın mıdır bilmem! Çapkınlığını görmedim! Zaten küçücük yalıçapkınını görmek pek kolay değildir. Deneyimli göz ister.Aslında öylesine renklidir ki gören onu nasıl daha önce fark etmediğine çok şaşar. Mavi-yeşil tepesi ve sırtı, kavuniçi-kırmızı karnı ile çarpıcı bir renk yumağıdır. Gözünün kavuniçi-kırmızı sürmesi geriye doğru beyaza döner, ters bir akıtma olur. Aynı beyazdan gerdanında da vardır. Tepesinde ve kanat üstlerinde ki tek tek camgöbeği mavisi noktalar, sanki özenli bir ressamın fırçasından çıkmış gibidir.
Böyle yazdığıma bakmayın, arıkuşu ile yalıçapkınına baktıkça bunca rengi böylesine bir uyum içinde bir araya getirmek hiç bir ressamın harcı değildir diye düşünürüm. Zaten gerçek de budur.
Doğanın renkleriyle de renk uyumuyla da başa çıkılmaz.
Bilim insanı!
Dünyadaki tüm bilim insanları ağız birliği etmişler, sera gazlarının yol açtığı küresel ısınmanın dünyayı yok edeceğini anlatıyorlar. Antalyalı Türk bilim adamı (!) aynı görüşte değil! Gelişmiş ülkeler bizi kandırıyormuş! Amaçları kalkınmamızı engellemekmiş!
Denizlerimizde balık kalmadı. Balık çiftlikleri denizlerimizi yok ediyor. Egeli bazı su ürünleri profesörleri (!) 20 santim olmadan yumurtlamayan kolyozun 18 santimken yakalanmasına, denizhıyarı toplama bahanesiyle deniz dibinin taranmasına, ışıkla avcılık yapılmasına, en olmadık yerde balık çiftliği kurulmasına fetva veriyorlar!
Bir diğer profesör (!) ünlü olmaya çalışırken sadece Türkiye'de yaşayan bir balığı perişan ediyor!
Maden Yasası ve Yönetmeliği ülkemizin en verimli topraklarının, en gür ormanlarının talan edilmesine yol açıyor. Madencilerin gözü dönmüş. Yöneticilerle el ele vermiş; sularımızı, havamızı zehirliyorlar. Nefes alamıyoruz. Susuzluktan öleceğiz. Maden profesörü (!) tüm bunlara arka çıkıyor. "Madenciliğe karşı değiliz ama bu şekli yanlıştır" diyenlere demediğini koymuyor.
Koruma altındaki bozayıların, av turizmi şirketlerinin isteği doğrultusunda öldürtülmesi kararına "Öldürülebilir, postu da yurtdışına çıkarılabilir" diye destek veren TÜBİTAK! Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu.
Sit alanlarına göz dikenlerin, bu ülkenin tarih mirasını, ormanlarını, milli parklarını, tabiat parklarını, doğa koruma alanlarını, akarsularını, denizlerini, göllerini, yaban hayatını yok etmek isteyenlerin en yakın destekçileri, koruma kurullarında, bilim kurumlarında görev alan profesörler, arkeologlar, mimarlar, uzmanlar!
Bunlar bilim insanı!
Haydi canım sen de!

Cafe