|
18 Ocak 2008 / Cuma - 16:25
|
Zorlu Holding: Çernobil'den sonra Türkiye bir nükleer travma geçirdi
Stratejik Teknik Ekonomik Araştırmalar Merkezi (STEAM) tarafından düzenlenen Nükleer Enerji Arenasında yatırımcı gözüyle nükleer güç santrallerinin kurulması konulu oturumda konuşan Zorlu Holding Enerji Grup Başkanı Murat Sungur Bursa, eğer bir ülkede uygun finansman koşullarını sağlayacak seviyede bir yatırım ortamı oluşturulmuşsa, hangi alanda olursa olsun pek çok yatırımcının ilgisini çekeceğini vurguladı.
Dünyanın bazı ülkelerinde şu veya bu şekilde nükleer santral konusunda oluşan ''menfi tutumların'' Türkiye'ye de yansıdığını ifade eden Bursa, Türkiye'de nükleer santrale karşı olan negatif tutumun daha çok endişe ve güvensizliğe dayalı olduğunu söyledi.
Çernobil olayından sonra Türkiye'nin bir nükleer travma geçirdiğine dikkat çeken Bursa, bu olaydan sonra Türkiye'de kamu yöneticilerine karşı bir güvensizlik oluştuğunu kaydetti.
SABANCI HOLDİNG
Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Selahattin Hakman da, ''Türkiye'de bir nükleer santral kurulabilmesi, eğer kamuoyu tarafından kabul gören bir yatırım değilse mümkün olmaz'' dedi.
Stratejik Teknik Ekonomik Araştırmalar Merkezi (STEAM) tarafından düzenlenen Nükleer Enerji Arenasında yatırımcı gözüyle nükleer güç santrallerinin kurulması konulu oturumda konuşan Hakman, genel olarak dünyada enerji konusundaki sorunların yakıtların arz güvenliği ve iklim değişikliğinden kaynaklandığını söyledi.
Hakman, bu sorunların giderilmesinde enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının artırılması ile nükleer enerjinin çözüm olarak kullanılabileceğini ifade etti.
Bugünkü hükümetin nükleer enerji konusunda kararlı olduğunu belirten Hakman, ''Türkiye'de nükleer santralin bu seferki denemede kurulacağına dair gerçekten umut veren pek çok gelişme var'' dedi.
Selahattin Hakman, enerjide arz güvenliğinin önemine işaret ederek, yakıt çeşitlendirilmesinin büyük önem taşıdığını, nükleer santral kurulmasının dışa olan enerji bağımlılığını azaltacağını söyledi.
Bir nükleer santral kurulduktan sonra, bu santralin ömrü boyunca, yani teknolojik olarak 60 sene süresince, enerjinin kaça mal edilebileceğinin biliniyor olacağını aktaran Hakman, petrol, doğal gaz ve kömür fiyatlarındaki dalgalanmadan etkilenilmeyeceğini, dolayısıyla bunun da fiyat stabilizasyonu getireceğini ifade etti.
-''NÜKLEERDE, YATIRIMCI UZUN VADELİ KARARLILIK GÖSTERMELİ''-
Türkiye'de nükleer santral yasasının çıktığını hatırlatan Hakman, yasanın çok önemli bir adım olduğunu, ancak bunun her şeyin tamamlandığı anlamına gelmediğini kaydetti.
Hakman, ''Türkiye'de bir nükleer santral kurulabilmesi, hele hele özel sektör eliyle kurulabilmesi, Türkiye gibi demokratik bir ülkede, eğer kamuoyu tarafından kabul gören bir yatırım değilse mümkün olmaz'' görüşünü dile getirdi.
Nükleer santralin bir enerji üretim yatırımı olarak görülmesi gerektiğini belirten Hakman, ''Türkiye'nin enerji politikasının parçası olarak enerji üretecek bir santralden söz ediyoruz. Bunu göz ardı etmemek lazım'' dedi.
Yatırımcının bu yatırımı sağlayacak finansal güce mutlaka sahip olması gerektiğine dikkat çeken Hakman, ''Yatırımcının uzun vadeli bir kararlılık göstermesi gerekir. Çünkü bu yatırım, geri dönüşü 20 seneye yaklaşan veya aşan bir yatırım. Bu kadar uzun bir soluğu ciğerlerinde taşıyabilecek bir kapasiteye sahip olması gerekiyor'' diye konuştu.
Hakman, nükleer santral konusunda işletme deneyimi olan bir yatırımcının bulunması gerektiğine de işaret ederek, Türkiye'de böyle bir deneyim bulunmadığını, dolayısıyla yurt dışından deneyimli bir yatırımcı girişimine ihtiyaç olduğunu söyledi.
| |

|
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun