
Taha AKYOL
Objektif
Prof. Batum'a cevaplar
SAYIN Prof. Süheyl Batum, Vatan gazetesindeki köşesinde iki yazıyla beni eleştirdi. 26 Aralık 2007 günlü Milliyet'te çıkmış olan 'Barolar Birliği Kulüp mü?' başlıklı yazıma cevap verdi bir bakıma.
O yazımda TBB'nin yeni anayasa taslağını eleştirmiştim. TBB'nin bu ikinci taslağını hazırlayan heyette Prof. Batum da bulunduğu için, beni eleştirmesi gayet doğal.
Ben de karşı eleştirilerimi dört başlık altında toplayacağım:
Anayasa'da Atatürk konusu: Sayın Batum, TBB'nin ikinci taslağında üç defa Atatürk'ten bahsedilmesini eleştirdiğimi yazıyor; böylece anayasal bir tartışmayı Atatürkçülük ve Atatürk karşıtlığı gibi ilgisiz bir zemine çekiyor. Ya ben anlatamamışım, ya da Sayın Batum dikkat etmemiş. Ben, Atatürk'e üç defa veya beş defa yer verilmesini eleştirmedim...
Benim yazdığım şuydu: TBB'nin birinci taslağında neden Atatürk'le ilgili terimlere 'gerek görülmediği' belirtilmişken; şimdi neden 'üç defa' bu terimlere yer verilmiştir? Yazımda bunun gerekçesinin kamuoyuna izah edilmesini istemiştim.
Sayın Batum'un yazılarında böyle bir izah yok.
Aydınlanma meselesi: Ben anayasalarda devlete 'aydınlanma' görevi verilemeyeceğini, çünkü 'aydınlanma'nın hukuki değil, felsefi bir terim olduğunu, felsefelerden birini devlete görev olarak yüklemenin totalitarizme yol açabileceğini yazmıştım. Sayın Batum, kendine göre, sevimli bir 'aydınlanma' tanımı yapıyor, benim bu sevimli 'aydınlanma'ya karşı çıktığımı yazıyor!
Prof. Batum 'aydınlanma'nın anayasa hukuku ve genel hukukla ilgili bir terim olduğunu ispat etsin, ben eleştirilerimi geri çekeceğim! Dünyada 'aydınlanma'yı devlet görevi haline getiren bir anayasa göstersin, yine eleştirilerimi geri çekeceğim!
Fransız aydınlanmasının totaliter bir ideoloji olduğu ve Jakoben türü totaliter rejimlere yol açtığı görüşünü ben şu kaynaklardan öğrendim:
Listeyi uzatabilirim, ama gerek yok sanırım.
Liberal anayasacılık: TBB'nin taslağını hazırlayan heyette bir tek liberal anayasa hukukçusunun bulunmadığını yazmıştım. Sayın Prof. Batum bunu yadırgıyor. Heyette liberal olduğunu söyleyen bir kimse var da ben mi bilmiyorum?
Aslında, esasen devleti sınırlayıp bireyi özgürleştiren anayasacılık, liberal bir harekettir.
Başka türlüsü var mı? Elbette var; asgariden, Fareed Zakaria'nın 'illiberal demokrasiler' dediği anayasacılık... 1982 Anayasası'nı yazanlar 'liberal' miydi?
Kamu yararı: Sayın Batum'la anlaştığım bir nokta var: Özelleştirme işlemlerinin 'o ülke için gerekli ya da yararlı olup olmadığına' yargı karar vermez! İktidarlar karar verir! Peki, bu açıdan, Sayın Batum, İdari Yargı'nın TÜPRAŞ kararını nasıl buluyor, merak ediyorum.
Sayın Batum, yazısında 'bilmezseniz böyle yazarsınız' üslubuyla, beni 'bilmemekle' niteliyor. Halbuki ben, görüşlerimin 'bilmemek'ten değil, aksine, anayasa hukuku ve siyaset biliminin farklı bilgilerini dikkate almaktan kaynaklandığını düşünüyorum.
t.akyol@milliyet.com.tr

Cafe