
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Endülüs'te raks
Rahmetli Özal da böyle yapardı: Ülke dışına çıkarken "tartışmalı" bir konuda görüşlerini açıklar, Türkiye günlerce Turgut Bey'in uçakta ya da bir otel lobisinde oluşturduğu "gündem"in içinde çalkalanır dururdu.
Tayyip Bey, 1990'larda Erbakan Hoca'nın "öğrencisi" olarak siyasette yükselmesine karşın "Özal pragmatizmi"ni iyi özümsemiş ve günümüzde de kullanan bir lider.
Gelecek yıl yerel seçimler var.
AKP seçimden önce Anayasa'yı değiştirecek! Kulislerde anayasa referandumu ile 2009'daki yerel seçimlerin eşzamanlı olarak yapılması ve halkın önüne "çift sandık" konulmasına dönük haberler yer alıyor.
2008 dünyada ve Türkiye'de zor bir yıl olacak. Ekonomide hava bozuyor.
AKP'nin 22 Temmuz'da aldığı yüzde 47 oyu koruması güç olacak.
Enflasyon baskısı, zamlar, orta, alt sınıfların ağır borç yükü ve işsizlik konusunda hükümetin kendisine oy veren sokaktaki "iki kişiden birine" sağlayacağı fazla bir şey yok. Kısa sürede etkili olabilecek tek bir araç var AKP'nin elinde; 1990'lardan bu yana siyasal İslamın yükselişinde etkili olmuş bir silahı, "türban"ı kullanarak 2009'da "bir taşla iki kuş vurabilir" Tayyip Erdoğan.
Türban serbestisini içeren bir anayasa referandumuyla seçimi de kazanabilir!
Özal gibi, Erdoğan da ne zaman hangi adımı atacağını, "gündem"i nasıl değiştireceğini biliyor.
Medeniyetler İttifakı Konferansı için gittiği İspanya'da, 3"Velev ki bir siyasi simge olarak türban taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere, sembollere, özgürlüklere yasak getirebilir misiniz?" diye türban yasağını tartışmaya açtı.
Erdoğan "siyasi simge olsa bile" dediği için, tartışma Che'nin beresinden, orak çekice, Hitler'in gamalı haçına dek uzandı. Türkiye "türban"ı tartışırken AKP lideri eşiyle birlikte "zil, şal ve gül" ile simgelenen Endülüs'ü gezdi, dönüşte ansiklopedik bilgilere başvurarak sözlerine açıklık getirdi. Etimolojik (dilbilimsel) kökeni itibariyle türbanın Fransızca olduğunu Türkçedeki eşarp, tülbent, başörtüsüne karşılık geldiğini belirterek, "Aslında türban ve başörtüsü aynı şeydir, kumaştan yapılmış örtüdür" demeye getirdi.
Türban takanların sadece AKP'ye oy vermediği, MHP, DP hatta CHP'nin seçmen kitlesinde de türban takan geçen kız ve kadınlardan hareketle tek bir parti ve "ideoloji" ile sınırlandırılamayacağını, dolayısıyla "siyasi simge" sayılamayacağını savunuyor Erdoğan.
Anayasa değişikliğine gerek kalmadan "tek bir cümleyle" sorunun çözüleceğini söylüyor. Bu kadar kolaysa AKP lideri niye sorunu kendisi çözmüyor? Sözcüklerle "raks" ediyor!
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe