"Sahneye anaokulunda çıktım, bir daha inmedim"
Viyana'da "En başarılı ve akılda en kalıcı kadın oyuncu" seçilen Zeynep Buyraç: "Tiyatroyu hayatımdan çıkaramam. Tiyatro beni hayatından çıkarmadığı sürece. Oyunculuk benim için o kadar kutsal ki, eğer bir gün onun hakkını veremediğimi hissedersem tiyatroyu bırakırım"
BADE GÜRLEYEN
Viyana'da yaşayan Zeynep Buyraç halk tarafından "En başarılı ve akılda en kalıcı kadın oyuncu" seçildi. 25 yaşındaki Buyraç'a göre oyunculuk, "hayallerinizle para kazandığınız" bir meslek. Buyraç, "Sahneye çıkıyorsunuz, hem alkış alıyorsunuz hem de üstüne para veriyorlar" diyor. Genç tiyatrocu ile oyunculuk üzerine konuştuk...
Viyana'da şehrin en başarılı kadın oyuncusu seçildiniz. Bu nasıl bir his?
Mödling Şehir Tiyatrosu'nun 2007 sezonunun "En başarılı, akılda en kalıcı kadın oyuncusu" seçildim. Bildiğim kadarıyla bu ödülü alan en genç oyuncuyum. Belirli bir jürinin değil de tiyatro izleyicisinin oylarıyla belirlenen bir ödül olduğu için benim için daha da değerli. Üç yıl önce de yine aynı tiyatroda "Gelecek vaat eden oyuncu" ödülünü almıştım.
"Burada star, TV'de yüzü en çok görünen kişi değil"
İstanbul'da Alman Lisesi'ni bitirdikten sonra konservatuvar okumak için Viyana'ya gitmek nereden aklınıza geldi?Viyana aklımda hep vardı. Yolum benim için hep belliydi. Yolu seçmek değil, o yolda gidebilmek zor olan. Alman Lisesi'ni ikincilikle bitirdim. Sekiz sene de başarı bursuyla okudum. Aralanmış başka kapılar da vardı. Ama rahat bir hayatı sevmiyorum. İçimin rahat olması önemli. "Keşke" dememek çok güzel.
Neden yurtdışını düşündünüz?
Yedi sene önce İstanbul'da oyunculuk adına gördüklerim tatmin etmedi beni. Şimdi tabii çok büyük değişiklikler var. Bir de merak ettim, "Avrupa içeriden bakılınca nasıl, paketi kadar göz alıcı mı?" sorularına yanıt aradım. Yaptığınız işe gösterilen ilgi biraz daha farklı. Örneğin Avusturya'da star olan oyuncu, yüzü televizyonda en çok görülen oyuncu değil. Bir de burada bir işi en ucuza nasıl çıkartırız zihniyeti yok. Hak ettiğinizi alıyorsunuz. Bebek yüzlü değilim. Öyle olmadığım için de şimdiye kadar birbirinden çok farklı rolleri oynadım. Bir kadın olarak, hele gençseniz, sahnede ve ekranda çirkin olabilmek cesaret ister.
"Türkiye'nin imaj sorunu var"
Sahneye ilk ne zaman çıktınız?Anaokulunda. Bir daha da inmedim. Tiyatroyu hayatımdan çıkaramam. Tiyatro beni hayatından çıkarmadığı sürece. Oyunculuk benim için o kadar kutsal ki, eğer bir gün onun hakkını veremediğimi hissedersem tiyatroyu bırakırım.
Sosyal sorumuluk projelerinde de yer alıyorsunuz. Ne tür projeler bunlar?
Türkiye'nin yurtdışında büyük bir imaj problemi var. Bu imajı yok etmeye yönelik projelerde, gençlere yönelik tiyatro projelerinde yer alıyorum. Yurtdışındaki gençlerimizin üzerindeki ezikliğin, kendine güvensizliğin kalkması için uğraşıyorum. Özellikle de kızlar çok ezik.
"Daha sahneye çıkmak istediğim pek çok şehir ve ülke var"
Türkiye'ye kesin dönüş yapmayı düşünüyor musunuz?
Ailem Türkiye'de, Antalya'da yaşıyor. Ben Viyana'da yaşıyorum. Türkiye'de çalışmayı çok isterim. Eğer Türkiye de beni isterse... Ömür boyu yurtdışında kalırım demiyorum ama buralardan ayrılacaksam istediğim için olsun. Ayrılmak zorunda olduğum için değil.
Bir Türk olarak Avusturya'da ses getirmek nasıl bir duygu?
Beğenilmek çok güzel tabii. Mesela geçen ay, gösteriden sonra 70 yaşlarında Avusturyalı bir teyze geldi, iki yanağımdan öptü. "Çok beğendim" dedi.
Geleceğe yönelik plan ve projeleriniz, hedefleriniz neler?
Hedef bir adım ilerisi tabii. Daha sahneye çıkmak istediğim pek çok şehir ve ülke var. Yeter ki yapılan işler kaliteli olsun. Nerede yapıldıkları çok da önemli değil.
Oskar Werner ve Glenn Close hayranı
Hangi oyuncuyla aynı sahneyi paylaşmak isterdiniz?
Bana oyunculuk anlamında getirisi olacak herkesle sahneye çıkmak isterim. Tabii Oskar Werner demeden olmaz. Ayrıca Glenn Close hayranıyım. Bir de Haluk Bilginer ve Gülse Birsel'in yaptıklarını çok beğeniyorum.
Tiyatro dışında, sinema ve televizyonla ilgili hangi projelerde yer aldınız?
Viyana'daki birkaç dizide bölümlük roller üstlendim. En son yer aldığım kısa filmi sinema filmine çevirebilmek gibi uğraşlar var. O projenin bir ayağı da Türkiye'de.

Cafe