GÖZYAŞLARI HRANT İÇİN
Gazeteci Hrant Dink, bir yıl önce öldürüldüğü Agos gazetesinin önünde binlerce kişinin katıldığı törenle anıldı. Eşi Rakel Dink, 'Katilin eline bayrak verip poster çektirenlere adalet ne yaptı?' diye sordu
GÜRKAN AKGÜNEŞ / GÜLAY FIRAT / HALUK ATALAY İstanbul / Fotoğraf: BÜNYAMİN AYGÜN-HÜSEYİN ÖZDEMİR
Geçen yıl 19 Ocak'ta suikasta kurban giden Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, kendisini son yolculuğuna uğurlayan tarihi kalabalığa yakın bir katılımla anıldı. Dink için dün Şişli'deki Agos önünde düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı anma töreninde, göğüslerine Dink'in fotoğraflarını asan vatandaşlar cinayete ve sonrasında yaşananlara tepkilerini slogan ve şarkılarla dile getirdi.
"Hepimiz Hrant'ız hepimiz Adalet istiyoruz" , "Hepimiz Meleziz" yazılı dövizler taşıyan kalabalık, Dink'in vurulduğu saat olan 15.00'e saygı duruşunda bulunarak girdi. Dink'in oğlu, kızları ve gelini de saygı duruşu sırasında gazeteden inip gruba katıldı. "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeni'yiz", "Ogünler sizin, yarınlar bizim", "Katil devlet hesap verecek" şeklinde sloganlar atıp alkışlarla cinayeti protesto eden grup, Dink'in öldürüldüğü yere karanfil bıraktı ve mum yaktı. Gazetenin önünde bulunan otobüsten yayılan "Sarı Gelin" türküsü ve ezgiler kalabalığa duygu dolu anlar yaşattı. Dink'in saldırıya uğradığı saate kadar da Ermeni çalgısı 'duduk' çalındı.
"Çutağım" diye hitap ettiği eşinin dostları, arkadaşları ve sevenlerine seslenen Rakel Dink, geçen bir yıl içinde adalet adına hiçbir gelişme yaşanmamasından yakınarak hesap sordu. "Eşinin kanının suyla sabunla temizlenmeye çalışıldığı kaldırımda buluşulduğunu" belirten Rakel Dink, "O kan bir yıldır hiç susmadı kardeşlerim. Çünkü, kanın sesi adaletle susar" dedi.
"Önce gelin şu lirik yalnızlığımızı paylaşalım. Beni gömmeye değil, yaşatmaya gelişinizin ilk töreni olacak bu. Bırakın ağlaşmayı, yoklayın yüreklerinizi" diyen Dink, kalabalığın adalet için bir araya geldiğini vurguladı.
'Ülkemin adaleti ne yaptı?'
"Katilimizin eline ülkenin bayrağını verip, poster çektirenlere, ülkemin adaleti ne yaptı?" diye soran Rakel Dink, şöyle devam etti: "Sadece, görüntüleri verene dava açtı. Daha katil yakalanmadan silahın markasına kadar bilen jandarmaya ne yaptı ülkemin adaleti? Stadyumlarda 'Hepimiz Ogünüz' diye bağıranlara, katlinden sonra, onu hain ilan eden devlet görevlilerine ne yaptı ülkemin adaleti? Eşimin öldürüleceğini bilen emniyetçilere ne yaptı ülkemin adaleti? Cinayet planları yapılan ocaklara, ne yaptı ülkemin adaleti? Eşime haddini bildirmeye çalışan vali yardımcısı ve sözde yakınlarına ne yaptı ülkemin adaleti?""301'den kim hapsedildi" diyen hükümet yetkililerine de tepki gösteren Rakel Dink, "Keşke çutağımı yaşatsalardı da hapiste olsaydı. Çünkü yaşatsalardı, bugün hapisteki üçüncü ayı olacaktı" diye konuştu. Son dönemdeki bıçaklamalara da değinen Dink, "Bizi acılarla akraba ettiler. Maalesef yasta kardeşlik de bugün cesaret istiyor. Ama asıl umut ve adalet cesaret ister" dedi.
'Bir yıldır çok yalnızız'
Zafer Üskül, Adalet Ağaoğlu, Tayfun Mater, Osman Kavala, Gençay Gürsoy, Hasan Cemal, Akın Birdal, Kezban Hatemi, Joost Lagendijk, Türkân Saylan, Ahmet İnsel, Baskın Oran, Mustafa Sarıgül, Ali Bayramoğlu gibi tanınmış isimlerin katıldığı törende konuşan Oral Çalışlar da, Dink'in ortaklaşa hazırlanan bir cinayetle öldürüldüğünü savunarak onsuz 1 yıldır çok yalnız olduklarını söyledi.Çok sayıda parti ve sivil toplum kuruluşunun da destek verdiği anma töreni için Halaskargazi Caddesi'nin bir kısmı trafiğe kapatıldı.

Türkiye unutmadı
YAVUZ ÖZDEN
Hrant Dink, Ankara'da da 1000 kişinin katıldığı bir etkinlikle anıldı. Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı'na yürüyen grup, "Faşizme karşı omuz omuza", "Hrant'ın katili kontgerilla", "Katil devlet hesap verecek", "Hepimiz Ermeniyiz" sloganları attı. Başta İzmir, Adana, Mersin olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinde de anma törenleri düzenlendi.
Taksim'de arbedeAgos'un önündeki anma törenine katılan grup, Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. İstiklal Caddesi'ne gelen grup, İP binasından Türk bayrağıyla çıkan kalabalığa, taş ve sopalarla saldırdı. Grup, Beyoğlu Tünel'deki MHP binasına da taş attı. Polis de havaya uyarı atışı yaptı. Çıkan arbedede bir kişi ayağına isabet eden kurşunla yaralandı. Kaçan göstericilerden bazıları gözaltına alındı.
Herkes koltuğunda
Ramazan Akyürek:
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı. Trabzon Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı sırada Dink cinayetinin bir numaralı sanığı Erhan Tuncel'in emniyete muhbir olarak alındığını ancak daha sonra ilişiğinin kesildiğini söyledi. Devlet gizliliği gerekçesiyle dava dosyasındaki bazı evrakın imhasını istedi.
Celalettin Cerrah:
İstanbul Emniyet Müdürü. Dink'in koruma altına alınmamasının nedenini "Hayati tehlikede olduğu bilgisi belgede yok. 'Öldürülecek' denilmeliydi" sözleriyle açıkladı.
Ahmet İlhan Güler:
Eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü. Bilgileri Cerrah'a aktarmadığını açıkladı. Müfettiş raporları sonucu görevinden alındı.Ergun Güngör:
İstanbul Vali Yardımcısı. Dink'i Sabiha Gökçen ile ilgili yazdığı yazıdan sonra valiliğe çağırarak "uyardığı" öne sürüldü. Ankara Barosu hakkında dava açılması talebinde bulundu.
Albay Ali Öz:
Trabzon İl Jandarma Komutanı. Trabzon'da devlet memuru olan, Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun İğci, Hayal'in Dink'i vurmak istediğini jandarmaya ihbar etti. Uzman Çavuş Veysel Şahin ile Başçavuş Okan Şimşek'in görevi ihmal suçundan yargılanmasına izin verildi. Ancak ihbarı değerlendirmeyen Albay Ali Öz hakkında işlem yapılmadı. Öz'ün müfettiş soruşturmalarını da engellediği öne sürüldü.
Muhsin Yazıcıoğlu:
BBP Genel Başkanı. 12 Eylül 1980'de yapılan askeri darbenin ardından, MHP ve ülkücü kuruluşlar davası sanığı olarak 5.5 yılı hücrede olmak üzere 7.5 yıl cezaevinde yattı. 1996'da Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı ile yeniden gündeme geldi. Bu kez de Hrant Dink suikastının faillerinden Erhan Tuncel ile aynı fotoğraf karesinde yer almasıyla tartışıldı.
Hüseyin Yavuzdemir:
Eski Trabzon Valisi. Yasin Hayal'in, Mc Donald's'ın bombalanması olayı sonrasında neden takip edilmediğiyle ilgili sorular üzerine "Avrupa Birliği (AB) uyum yasalarının buna izin vermediğini" söyledi. Daha da önemlisi "Burada daha çok O.S var" dedi. Görevinden alınarak merkeze çekildi.

Cafe