Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ocak 2008 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çevre gündemi

Görüş / Engin Önen

Geçtiğimiz yıl hem ülkemizde hem de bölgemizde gündem konusu olan çevre sorunları, bu yıl da önemini koruyacağa benziyor.
Kazdağları’nda başlayan altın arama girişimleri, çevrecileri yeniden hareketlendirdi. Ardından Tahtalı Barajı havzasında yer alan Efemçukuru’ndaki altın madeni işletme girişimleri, yeni tepkileri beraberinde getirdi.
Altın madeni işletmelerinin kullandığı siyanürün, insanların ve diğer canlıların hayatını, yani yaşamı tehdit edeceği kaygısı, bu tepkilerin en önemli gerekçesini oluşturmaktadır. Çevrecilere yönelik eleştirilerde ise ülkenin kalkınması ve zenginleşmesini engelleme iddiası öne çıkmaktadır.
* * *
Bizim bazı çevrecilere yönelik eleştirimiz, bu mücadeleyi milliyetçiliğe endekslemeleriyle ilgili olmuştu. Çevreyi kirletmenin yerlisi yabancısı olmaz. Altın madenini yabancı sermaye işletince kötü, yerli sermaye işletince çevresel değerler feda edilemez.
Ülkemizdeki yöneticilerin altın arama girişimlerine kayıtsız şartsız desteğine baktığımızda, çok kaba ve birçok medeni ülkede terk edilmiş bir kalkınma anlayışı dikkat çekmektedir.
* * *
Aynı anlayış balık çiftlikleri konusunda da çok katı bir şekilde karşımıza çıktı. Çevre müdürlükleri, Çevre Bakanlığı ve genel olarak hükümet, balık çiftliklerini, çevreye ve bazen de yasalara rağmen kayırmaktan geri kalmadılar.
Bodrum’daki kitlesel balık ölümleri sonucunda bu kurumların yetkilileri ne düşündü acaba? Çeşme, Karaburun ve Mordoğan kıyılarını işgal eden balık çiftliklerine bu destek sürecek mi?
Hiç kimse çevrecilere, ''balık çiftlikleri gerekli'' demagojisi ile haksızlık etmesin. Tabii ki gerekli. Ama medeni ülkelerde olduğu gibi, bu işler insan ve çevre sağlığını gözeterek olmaz mı? Kalkınmanın bir de sürdürülebilir olanı yok mu?
Hükümet ve bürokrasinin üst üste gelen bu gaddarca tutumu, bana felsefeci bir arkadaşımın sözünü hatırlattı:
''Söz konusu vatan ise, vatandaş teferruattır.''

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Evimiz buzdolabı gibi bu ayıba son verilsin
Çevre gündemi
İş dünyasının tedirgin olmasına çok neden var





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet