
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Basın tarihinden bir yaprak...
ÖYLE sözler, öyle cümleler vardır ki, bir dönemi anlatır, o dönemi damgalar....
Mesela İsmet Paşa'nın, "23 Mayıs"tan önce, Demokrat Partililere "Sizi ben bile kurtaramam!" sözü...
Sağ ve sol, meydanlarda, caddelerde, okullarda vuruşurken, Demirel'in "Yollar yürümekle aşınmaz!" vecizesi...
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "Türban siyasi simgedir" diyenlere "Velev ki simge olsun, ne çıkar?" demesi...
* * *
ERTUĞRUL Özkök'ün de, geçen salı günü Hürriyet'te yayımlanan yazısından birkaç satır:
"Türk medyasında çoğunluk artık Başbakan'ın biat kültürüne uygun tarafa geçti.
Bizim taraftaki doğal müttefik liberalleri de katarsanız, terazi onun tarafında dibe vurdu.
Eh geriye üç beş münafık kırıntısı kaldı.
Eğer ona bile tahammül edemeyecekse..."
* * *
İNSANIN, hafızası, belleği çok garip bir makine, öyle yerde devreye girip öyle hatırlatmalar yaptırıyor ki!
"6-7 Eylül"de İstanbul ve Türkiye bir faciaya uğradı, yakılıp yıkıldı, azınlıklara olmadık rezillik yapıldı... İsmet Paşa da Demokrat Parti Meclis grubunu Adnan Menderes hükümetine karşı harekâta geçirmek için bir yazı yazdı, Sıkıyönetim de, bu yazıyı yayımlayan "Ulus" gazetesini kapattı...
İsmet Paşa, kapatıldığı günün sabahı "Ulus"a gitmiş, yazı işlerine girmiş, herkes suskun ve üzgün, "Bu ne hal?" demiş, "Bu haliniz ne?"
Rahmetli, Şinasi Nahit Berker başını kaldırmış, tek kelimeyle cevaplamış:
"Sayenizde Paşam!"
Peki, bununla Ertuğrul Özkök'ün yazdıkları arasında ne ilgi var?
Bilmem, "Türk medyasında çoğunluk artık Başbakan'ın biat kültürüne uygun tarafına geçti" tespiti ile Şinasi Nahit'in "Sayenizde Paşam!" cevabı arasında sanki bir benzerlik var gibi geldi bize...
* * *
KİM bunlar, Başbakan'ın biat kültürüne uygun tarafa geçenler?
Bazılarına "Dönekler" derseniz kızıyorlar.
Hasan Yalçın'ın "Dönekler" kitabına önsöz yazan Doğu Perinçek "Dönekler"i şöyle tanıtır:
"Dönek, eskiden ağacın dalıydı, artık kırılmış bir daldır, bir sopadır, kimin elindeyse o elin devamı olmuştur. Tecrübeyle bir kez daha kanıtlanmıştır, bilimsel sosyalizmden dönen vatandan da dönüyor, milletten de dönüyor." (x)
* * *
Doğu Perinçek "Dönekler" ile "burjuva aydınları"nı karşılaştırır:
"Herhangi bir burjuva aydınına, kahrolsun bağımsızlık diye bağırtabilir misiniz? Herhangi bir burjuva bilim adamına, Türklerin Kurtuluş Savaşı'yla Anadolu'yu yeniden işgal ettikleri türünden teorileri seslendirebilir misiniz?(....) Eşcinselliğe övgüler, ensest ilişkilere ve sübyancılığa güzellemeler döktürecek burjuva yazarı nerede?"
Doğu Perinçek, burjuva aydınının küresel mafya görevlerini yapamadığı için gözden düştüğünü, emekliye sevk edildiğini belirtir:
"Dönek ise, ipini satmış, dizgininden boşalmıştır, kuralsız mafyanın tam aradığı personeldir."
* * *
SEVGİLİ Ertuğrul Özkök "Geriye, Tayyip Erdoğan'a biat etmeyen üç beş münafık kırıntısı kaldı" diyor.
Buna da şükür!
* * *
YAŞANAN bu dönemi hiç kimse Ertuğrul Özkök gibi anlatamazdı.
İleride, kim ki "2008 yılında Türk basını ne haldeydi?" diye merak eder, açsın Ertuğrul Özkök'ün 22 Ocak 2008 tarihli yazısını okusun....
Türk basın tarihinden bir yaprak...
Kimi yapraklara altın derler, kimi yapraklara onurlu sıfatı yakıştırılır.
Bu yaprağın ne biçim bir yaprak olduğunu tarih ileride yazacaktır.
Her ne kadar o sayfada "kırıntılar" olsa da...
(x) Kaynak Yayınları, Mart 2003.
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe