|
25 Ocak 2008 / Cuma - 14:05
|
Bakan Şimşek: Dışarıda bir fırtına var, ama gelip geçici
Bilal Yakınbaş - Gürbüz Ziya Akkıran / AA
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, dünya piyasalarındaki dalgalanmayla ilgili olarak, ''Dışarda bir fırtına var. Bize bir miktar yansımaları olur. Ama bunlar hep gelip geçici şeylerdir. Her 4 ila 10 yılda bu tür iniş çıkışlar olur. Önemli olan temeller sağlam mı, esneklik var mı? Ben Türkiye'nin dünyadan kaynaklanan bu tür sıkıntıları en az zararla ve rahat şekilde atlatacağı kanısındayım'' dedi.
Bakan Şimşek, dün yapılan TÜSİAD Genel Kurulu'ndaki konuşmalarda dile getirilen ekonomiye yönelik eleştirileri yanıtlarken de, ''Eleştiriler yapılırsa biz de biraz daha fazla, daha yüksek momentumla yolumuza devam ederiz'' diye konuştu.
Şimşek, Dünya Ekonomik Toplantıları için Davos'ta gazetecilere yaptığı açıklamada, dünya piyasalarında yaşanan dalgalanmayı değerlendirdi.
Dünyanın her tarafında bu türden sıkıntılara karşı daha korunaklı hale nasıl gelineceği üzerinde değerlendirmeler yapıldığını anlatan Bakan Şimşek, Türkiye'ye bakıldığında bankacılık sistemi gayet iyi durumda olduğunu dile getirdi.
Bankaların, sermaye yeterlilik oranlarımızı yüzde 19-20 civarında olduğunu ve bunun gayet iyi olduğunu anlatan Bakan Şimşek, şöyle konuştu:
''Bankalarımız kar ediyor. Bankalarımızda eskiden olduğu gibi döviz açık pozisyonları yok. Bankalar faiz risklerini azaltmışlar. Dolayısıyla önemli bir konu. Dünyadaki bazı ülkelerden farklılaştıran en önemli konulardan biri, bizim bankacılık sistemimiz sağlıklı. Kamu finansmanında da son 5-6 yıllık performans ortada.
Biz hükümet kurulur kurulmaz gerekli önlemleri aldık. 2007 yılında bütçe açığı hedeflenin çok altında çıktı. 17 milyar YTL öngörülürken, 14 milyar YTL çıktı. Önemli reformları gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. 2008 yılı bütçesinin de temelini sağlama bağladık, gerekli önlemleri aldık. Güçlü bir hükümet var.
Şunu da kabul etmek lazım. Dışarda bir fırtına var. Bize bir miktar yansımaları olur. Ama bunlar hep gelip geçici şeylerdir. Her 4 ila 10 yılda bu tür iniş çıkışlar olur. Önemli olan temeller sağlam mı, esneklik var mı? Ben Türkiye'nin dünyadan kaynaklanan bu tür sıkıntıları en az zararla ve rahat şekilde atlatacağı kanısındayım. Önemli olan bizim bu reform programını sürdürmemiz. Bu reform programını sürdürürsek, Türkiye ekonomisine esneklik kazandırırsak, mesela iş gücü piyasası esnek olursa, enerji piyasasında serbestleşmeye gidersek ki gideceğiz bu konudaki kararlılığımız ortada, iş ortamını daha iyileştirirsek, hukukun üstünlüğünü tam oturtursak, yani hukuk sistemi tam iyi çalışırsa, bizi tutacak kimse olmaz. Bizim nüfusumuz genç. Biz bu reformları yapıp verimliği üretkenliği artırıyoruz. Herkes Türkiye’ye imrenerek bakıyor.''
TEMASLAR-
Davos'taki temasları hakkında da bilgi veren Bakan Şimşek, İsviçre Ekonomi Bakanı,Google’in Üst Yöneticisi, Simens Başkanı, Mercel firması yöneticileri ve Cisco Şirketi'nin Başkanı ile görüşmelerinin olduğunu ve Türkiye'nin son yıllarda gösterdiği performansı çok etkileyici bulduklarını kendisine ifade ettiklerini dile getirdi.
Türkiye'yi, teknoloji yoğun ürün yelpazesine doğru götürmek gerektiğini anlatan Bakan Şimşek, bunu yaparken de Türk şirketlerinin dünyadaki şirketlerle işbirliği yapacağını belirterek bu bağlamda ARGE çalışmalarına verilen önemi belirtti.
Türkiye’nin yolunun açık olduğunu kaydeden Bakan Şimşek, ''Bunlara gelip geçici bakmak lazım. Bu aşamada dünyada yaşanan sıkıntıların ne kadar derin, ne kadar süreli olacağını bilmiyoruz. Onu da bilmiyoruz. Onun için temkinli olmak lazım. Gerekli hazırlıkları biz kamu olarak, politika çerçevemizi iyileştirdik. Reformları yeniden canlandırıyoruz. Yani Türkiye’nin önü açık. Bazı sıkıntılar da olacaktır. Biz gerekli önlemleri hep alıyoruz'' diye konuştu.
BÜYÜME HEDEFİ-
Türkiye’nin yüzde 5 büyüme hedefinin yakalayıp yakalamayacağı şeklindeki soruyu yanıtlarken de Bakan Şimşek, şöyle konuştu:
''Bu nükleer fizik değil ki, suyu 100 derecede kaynatırsınız. Tabii ki yüzde 5, 5,5 büyüme hedefine yönelik bazı riskler yok mu? Ama o riskler bence dengeli. Türkiye geçen yıl çok önemli bir kuraklık yaşadı, enerji şoku yaşadı. Petrol fiyatları yüksekti. Bu büyümeyi aşağı çekti. İki seçim atlatıldı. Böyle bir ülke, önü açık. Yatırımlar geçen yıla göre artar diye ümit ediyoruz. Türkiye’nin bu seviyelerde büyümesi ihtimalini yüksek görüyoruz. Şartlar çok değişirse, biraz daha aşağıda, biraz daha yukarıya çıkarsa, bunu da makul karşılamak lazım.''
TÜSİAD'IN ELEŞTİRİLERİ-
TÜSİAD’ın Genel Kurulu'nda Başkan Arzuhan Doğan Yalçındağ ile iş adamı Mustafa Koç'un eleştirilerinin olduğunun anımsatılarak, ''Mustafa Koç, 2001 mali yılı programının artık miladını doldurduğunu ifade etti. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusunu yanıtlarken de Bakan Şimşek, şunları kaydetti:
''Eleştiriler yapılırsa biz de biraz daha fazla, daha yüksek momentumla yolumuza devam ederiz. Bu program zaten değişti. Bu program 2001 yılının programı değil ki, biz çok değiştirdik. Ben hep anlatıyorum. Ama mesajımız iyi bir şekilde gitmedi şu ana kadar. Türkiye bundan sonra ARGE’ye daha fazla kaynak ayırıyor. Türkiye, yüksek katma değerli, bilgi yoğun ürünlere geçişin alt yapısını hazırlıyor. İnsana daha fazla yatırım yapacağız. Alt yapıya daha fazla yatırım yapılacak. Reformlar yapıyoruz.
Biz çalışıyoruz. Program sürekli değişiyor. Canlı bir organizma gibi. Program değişmeye de devam edecek. Ama eleştiriye de açığız. Bunlar hoştur, güzeldir. Biz hiç alınmıyoruz. Çünkü biz doğru yaptığımıza inanıyoruz. İnsanlarımızın hayat kalitesini yükseltmek için elimizden geleni yapıyoruz. Mutfakta çalışıyoruz. Mutfakta iş bitince Meclis’e gönderiyoruz.''
DALGALI KUR-
Bakan Şimşek, bir başka soru üzerine, dalgalı kurdan vazgeçilmeyeceğini söyledi.
Kuru piyasaya bırakmak zorun olduklarını ifade eden Bakan Şimşek, şunları söyledi:
''Türkiye'de kur eksenli kura odaklı rekabet gücünü kazanma politikası geçmişte kaldı. 2001’de kurda büyük bir düzeltme olmadı mı? Türkiye’de durgunluk o dönemde yaşanmadı mı? Türkiye yüksek katma değerli ürünlere mi geçti? Geçmedi. Kur düzeltince bizim şirketlerimizi daha mı kolay finansman bulacak. Daha mı iyi yatırım yapacak. Hayır. Biz de şunu diyoruz; kur bizim izin tabii ki üzücü. Fakat çözüm kur değil. Çözüm bu şirketlerimizin bu değişimi yaşamasıdır. Bizim bu şirketlerimiz özellikle gerek uluslar arası şirketlerle işbirliğine giderek, gerekse ürün yelpazelerini geliştirerek markalaşmaya, kaliteye katma değere önem vermesidir. Kuru piyasa belirler. Ben hiçbir zaman kura ne tarafına ilişkin bir öneride ne de bir tahmin de bulunurum, doğrusu da budur.''
| |

|
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun