
Meral TAMER
Batı, bizim 2001 bankalar krizinin benzerini yaşıyor
DAVOS
Talihsizlik diye buna derim ben. Özel sektörümüz, yıllar yıllar sonra ilk kez Dünya Ekonomik Forumu DEF'in Gala Gecesi'ni üstlenmek için kolları sıvamış; 1.7 milyon euroyu gözden çıkarmış. Dört dörtlük bir organizasyon için özenip - bezenip uğraşmış, bugüne dek olmadığı kadar çok sayıda, güçlü bir kadroyla Davos'a gelmiş...
Ancak daha ilk gün katıldıkları oturumlar, morallerini bozmaya yetti!
Türkiye'deyken türbandı - PKK'ydı falan derken, yaşanmakta olan çok boyutlu küresel ekonomik krizin vahametini tam olarak kavrayamamak mümkün. Ama Davos'ta sabahın 07.00'sinden gecenin 23.00'üne kadar oturumların birinden çıkıp diğerine girdiğinizde durum, derhal bütün çıplaklığıyla önünüze geliveriyor.
Bizim 2001 krizi gibi
10 yıldır Davos toplantılarına katılıyorum; ilk kez bu yıl Davos'tan bakınca her şey bu kadar kötü görünüyor. Ve kalkınmış zengin ülkelerin finans piyasalarından her gün perde perde yayılan karamsarlık; Ferit Şahenk'ten Hüsnü Özyeğin'e, Mehmet Ali Yalçındağ'dan Feyhan Kalpaklıoğlu ve Tuncay Özilhan'a bizim iş dünyasının Milli Takımı'nın yüz ifadelerine de ister istemez yansıyor.
İki oturum arasında koşuştururken karşılaştığım Özilhan, durumu 2 cümlede mükemmel özetleyiverdi:
"1) Batı, bizim 2001'deki bankalar krizine benzer bir kriz yaşıyor.
2) Zenginlik, Batı'nın avucunun içinden kayıp gidiyor; Ortadoğu'ya, Rusya'ya, Çin'e..."
Abdullah Gül gelsin
Bu arada Davos toplantılarını son 6 yıldır hiç kaçırmayan Başbakan Erdoğan'ın, Davos'a gelmekten ve Türk Gala Gecesi'ne katılmaktan son anda vazgeçmesi de burada bayağı düş kırıklığı yarattı. Yazın kızının düğününü İstanbul'da yapan zengin Suudi işadamı Khalid Alireza da burada; birkaç oturumda konuşmacı. Bizim Gala Gecesi'ne de katılacak. Geçenlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e "Siz de geliyor musunuz?" diye sorduğunda "Başbakan gelmeseydi gelirdim" cevabını almış.
Herhalde "En üst düzeyde 2 temsil gereksiz" demek istemiştir, ama kötü niyetliler pekâlâ "Onun olduğu yerde ben olmam" diye de yorumlayabilir!
Erdoğan vazgeçtiğine göre en azından Alireza'nın, Gül'ü beklediğini söyleyebiliriz! Hatta aynı akşamın diğer organizasyonu olan Fransız Gala Gecesi'ne Devlet Başkanı Sarkozy sevgilisiyle katılacak olursa, organizasyonu üstlenen özel sektör temsilcilerimiz, iyice mahzun olacaklar. Benden söylemesi...
Çaresiz, karamsar...
Davos'ta oturumlar arasında seçim yapmak her zaman zordur. Aynı anda 15 oturum varsa, sadece 1'ine girebildiğiniz için en az 4 - 5 tanesinde de aklınız kalır.
Bu yıl ilk kez, giremediğim hiçbir oturumda aklım kalmıyor. Çünkü iklim değişikliğinden "yeşil tüketici"ye, enerji stratejilerinden "gelecek tahmini"ne -konu fark etmiyor- katıldığım her toplantıda konuşmacıları dinledikçe, çaresizlik - çözümsüzlük - karamsarlık üçgeninde sıkışıp kalıyorsunuz.
Gelişmiş zengin Batı, kurallarını kendi belirlediği bir dünya düzeninde yaşamaya alışmışken, şimdi dizginleri birer-ikişer elinden kaçırıyor. Dünyanın bugün baş etmekte zorlandığı sorunların çoğunu kendi yaratmış; şimdi kendi yarattığı canavarın altında eziliyor.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe