Evlenecek olsam tek şeye dikkat kesilirdim!
Bazı insanların evlenmenin yarattığı "güven"le potansiyellerini kullanma imkanları artar ama bazıları da konformizmin jeline gömülür!www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Hangi sebeple evlenmek istiyorsunuz? Yalnızlıktan gına geldiği için mi? Garantili seks hayatı için mi? Korunaklı bir liman hayaliyle mi?Gelecek planlarınıza yol ve yön vermek için ya da kaybetme korkusu da olabilir...
Hiç yoktan bir kere "denemek" için mi? Kafanız artık ilişkiye yorulmasın, başka şeylere vaktiniz olsun diye mi? Yoksa biyolojik alarmınızı kapatmak, çocuk için meşru ve güvenli bir zemin yaratmak için mi, neden olmasın?
"Ait olmak" ve "sahip olmak" diye de bakabilirsiniz duruma...
Arkadaşlarınıza mı özeniyorsunuz? Daha fazla "hayır" diyemediğiniz için olabilir mi? Ya konjonktür meselesi? Belki de "mahalle baskısı"?
Belki onu o kadar çok seviyorsunuz ki, hayatınızı onsuz geçirmek istemediğiniz için evlenmek istiyorsunuz...
Aslında hepsi olabilir, hiçbiri de...
Evlenirken bu sebeplerden birçoğunu hissettiğimi sonradan fark ettim.
Ama şu anda tekrar evlenecek olsam tek bir şeye dikkat kesilirdim; imzayı attıktan sonra kocam olan erkeğin yüz ifadesine.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Nikah fotoğraflarımı arkadaşlarıma tek bir sebeple gösteriyorum; eşimin gülümsemesini göstermek için...O huzur, o rahatlama, derin bir nefes almanın yarattığı oksijen fazlalığı yüzünden kendinden geçmiş gibi içten bir gülümseme...
Yıllar boyunca yeni evlenmiş herkese sordum; erkeklere, hemen nikahın sonrasında ne hissettiklerini; kadınlara da evlendikleri erkeğin yüz ifadesini...
Sonuç hep aynı; "Üzerinden bir yük kalkmış gibi"...
Ama bu "hayır" demenin yükünden ya da yanlış karar verme korkusundan kurtulmak değil.
"Karar verme" sürecinin insanı yoran yükü bu... Hayatımıza karar vermek.
Yıllar sonra, hele ki bu kadar güzel bir evlilikten sonra, biliyorum ki asıl zor olan karar verene kadar geçirdiğim zamanın yükünü taşımak.
Eşimin hep o ilk dakikalarda olduğu gibi gülümsemesini istiyorum. Öyle tatlı ki...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Can Tanrıyar "Üzerimden yük kalktı" demişti.Mustafa Sandal nikahını anlatırken, "Çok heyecanlı olacağımı zannediyordum ama son derece mutlu ve huzurluydum" diyor.
Bazı insanların evlenmenin yarattığı "güven"le potansiyellerini kullanma imkanları artar. Ama bazıları da konformizmin jeline batar.
Bakalım bu iki örnek ne tarafa doğru yol alacak hayatlarında?
İyi oyunlar herkese...
Kılavuz Karga Oyunu!
Kadın: Sence evlendiğimizde de böyle mutlu olmaya devam edebilecek miyiz?
Erkek: Böyle düşünüyorsan evlenmekten hemen vazgeçelim!
* * *
Erkek: Artık benim de bir ailem olsun istiyorum.
Kadın: Beni sevmiyorsuuuuunnn!
Ödev konusu
Çekinmeyin sorun! Daha iyisini bileniniz varsa da anlatsın!
Hastalık derecesinde kıskançlık kompleksten mi kaynaklanır?
Benim sizden bir isteğim olacak, erkekler neden komplekslidir, bana bunun cevabını verebilir misiniz? Sizin bu konudaki yorumlarınızı merak ediyorum. Örneğin bir erkek neden eşinin veya sevgilisinin ondan daha fazla para kazanmasını ya da daha başarılı, tahsilli olmasını istemez? Hastalık derecesinde kıskançlık kompleksten mi kaynaklanır? İlginize şimdiden teşekkür ederim, saygılarımla...Gözde E.
* * *Aslında hepimizin belli başlı kompleksleri var. Ama "Erkekler komplekslidir" demenin de imkanı yok. İnsan kendini bazı konularda yetersiz hissettiğinde karşısındakini kendi düzeyine çekerek kolay yoldan eşitlenmeye meyilli olabiliyor. Seni aşağı çekmesine izin vereceğine onu yanına çekmek için kısa vadede sevgimizle aşırı derecede sarmalamak, uzun vadede ise iyi bir psikiyatrın yardımı olabilir... Sevgisini sakınmadan söylemek isteyenler için de ideal sevgili olur böyleleri. Bu da meseleye Polyanna bakışı.
Öptüm sizi

Cafe