Kuş beyinli!
Kuşlar hemcinslerini önce öldürüp sonra onlar için görkemli cenaze törenleri düzenlemez!suha.umar@isbank.net.tr
O kuş beyinli şahinler... Kör akbabalar... Leş kargası gagalarıyla..!" Bu sözler bir yazarımıza ait. Okuyunca irkildim! Üstelik yazar bu ifadeleri, sadece insana özgü bir "öldürme güdüsü"nün neden olduğu bir cinayeti kınamak için yazıyor!Ve doğadaki şahinleri, akbabaları, kargaları aşağılıyor! Doğayı bilmeden! Bilse tam tersini yapacak.
Şahin doğadaki en mükemmel canlılardan birisidir. Hiçbir insan onun hızına, çevikliğine, uçma, konma becerisine, görme yeteneğine erişemez. İstese bütün kuşları öldürür. Ama "o kuş beyni!" ile bilir ki bu yanlıştır.
O zaman acaba, yemek için ve ancak yiyeceği kadar avlanmayı akıl eden şahin mi, yoksa hemcinsini, sadece kendisi gibi düşünmediği için öldüren insan mı kuş beyinli?
Akbaba hiç de kör değildir ama hantaldır. Görünüşü herkese hoş görünmeyebilir. Olsun. O doğal dengede ona düşeni tam olarak yapabilmek için o biçimde ve yetenekte yaratılmıştır.
Boynu uzun, bazı türlerde tüysüzdür. Doğada herhangi bir nedenle ölmüş olan canlıların kalın derisini gagasıyla kesip gövdesinde açacağı küçük bir yarıktan iç organlarına kolayca erişebilsin diye. Erişebilsin ki ölen canlının, en çabuk bozulan bu organlarını en kısa zamanda ortadan kaldırıp onların çevreye mikrop yaymasını önleyebilsin.
Dengeye katkı
İşte akbaba, milyonlarca yılda evrim yoluyla bu iş için biçimlenmiş, o keskin "leş kargası gagasını!" bunun için taşır ve o "kuş beyni" ile sadece bu iş için kullanır.Şahinler canlıları avlayarak ama bunu sadece hayatta kalabilmek için ve yetecek kadar yaparak doğanın dengede kalmasını sağlar. Akbabalar ise ölen canlıların vücudunu ortadan kaldırarak doğayı temiz tutar.
Diğer zamanlarda, aynı besin zinciri içinde olsalar bile av ile avcı, doğada, birbirleri ile aynı yerde, barış içinde yaşar.
İnsan ise hemcinsini, ona herhangi bir nedenle tahammül edemediği, hırsı, sevgisizliği, gözü doymazlığı nedeniyle öldürür. İki insan bir araya geldiğinde bir süre sonra koca dünya mutlaka onlara dar gelir.
Şahinlerle akbabalar hemcinslerini yok yere önce öldürüp sonra onlara görkemli cenaze törenleri düzenlemez.
Kuş beyinliler işte!
Satılmış akarsular!Ülkemizdeki bütün akarsular özel kişilere veya kurumlara uzun yıllar için kiralanacakmış! Her şeyin satılmışını duydum ve biliyorum ama akarsuyun satılmışını ilk kez göreceğim!
Ben suyun akanını severim. Akarsu görünce aklıma baraj, gölet neyim gelmez! Cahillik işte! Bir de geri kalmışlık! Bu ikisi yakama yapışmışlar, bırakmıyorlar!
Geçtiğimiz yaz Büyük Menderes Nehri'nin üzerinden geçtim. Su yoktu! Gediz, Melen zaten kupkuruydu! Kızılırmak içler acısı. Üzerine yapılan gereksiz barajlar nedeniyle derinlik yer yer bir karışın bile altına düştü. Balıklar kitle halinde ölüyor. Kirlilik en üst düzeyde! Şimdi de o suyu bize içirmeye çalışıyorlar!
Rafting (Sal) turizminin gözbebeği Dalaman Çayı, üzerine baraj yapıp işleten özel şirketin su bırakmaması nedeniyle; Antalya-Köprü çayı ise kuraklıktan çakıl yatağı halinde. Değil sal yüzdürecek, el yıkayacak kadar su yok.
En küçüğünden en büyüğüne akarsularımız artık akmıyor. Hepsi öldü veya can çekişiyor.
"Satılmış!" olmaktansa ölmeyi yeğlediler.
Hepimize ders verircesine.
Çevre ödülü
Çevre ödülü kime verilir? Çevreyi koruyana. Hiç değilse çevreye zarar vermeyene.
Ünlü sanayicimiz, ülkenin önemli bir sulak alanına otomobil fabrikası kurmuş! Denizin de kıyısına. Sanki otomobilin üretim bandından çıkar çıkmaz, yumurtadan çıkan yaban ördeği yavrusu gibi hemen suya kavuşması gerek!
Peki sulak alanlar Amazon ormanlarından bile daha önemli bir ekolojik denge unsuru değil mi? Öyle ama bunu bir tek, otomobil fabrikasını kuranla ona ille o araziyi tahsis eden bilmiyor!
Ve sulak alanı yok eden otomobil fabrikası sahibine "Çevre ödülü" verildi!
* * *
"Türkiye çöl olmasın!"
"Olsun" diyebilir misiniz?
Son yılların en çarpıcı çevre sloganı.
"Erozyonla mücadele ordularının başkomutanı!"
Bu daha da çarpıcı bir unvan. Sahibi kim? Ormanları yok eden yasayı 20 saniyede onaylamakla övünen, ormanları bitirecek olan 2-B yasasını, "Ben olsam onaylardım!" diyen bir eski cumhurbaşkanı!
Peki onu bu unvana layık gören kim? "Türkiye çöl olmasın!" sloganıyla erozyonla mücadele eden kuruluş!
Çevreye, doğaya en büyük zararı veren kişi ve kurumlara çevre ödülü veren gönüllü kuruluşlar! Türkiye sizinle gurur duyuyor!

Cafe