TÜRBANLI MODACI RABİA YALÇIN:
Ne kadar açacağına kadın karar verir
Dekolteli kıyafetlerin de olduğu koleksiyonuyla geçen yıl New York Moda Haftası'na katılarak büyük ses getiren, Time Dergisi'ne de haber olan türbanlı modacı Rabia Yalçın, Yeni Şafak Moda ekinde tesettürlü kadının giyim anlayışını anlattı.
Tesettürün bazı kuralları nedeniyle tesettürlü kadınların iki gardırobu olduğunu belirten Yalçın, "İç dünyaya açılan gardrop, gayet şeffaf ve günümüz çizgilerine uygun. Bir hanımın giyebileceği hoş dekolte giysilerden oluşur. Ama, dış dünyaya ayrı gardroptan kullanırız. Öyle insanların bizi sokakta gördüğü gibi evimizin içinde dolaşmayız. En azından bir kısmımız dolaşmıyor" dedi.
'Bu benim bedenim'
Tesettürlü kadının da estetik kaygılar taşıdığını belirten Yalçın, "Şık ve bakımlı olmayı bir kadının elinden alamazsınız ama o estetiği inancına göre nasıl sunabileceğinizi şekillendirebilirsiniz. Bu noktada sektörün büyük ayıbı var. Türbanlı bir bayan alışverişe çıktığı zaman kendine ait bir şey bulamıyor" diye konuştu.Bir dönem Emine Erdoğan'a da kıyafet hazırlayan Yalçın, türban konusunun sürekli gündemde tutularak suni bir tartışma yaratıldığını savundu. Bir kadının kıyafetinin açıklık ölçüsüne kendisinin karar vermesi gerektiğine vurgu yapan Yalçın, şunları söyledi:
"Bu, benim bedenim. Ne kadar açıp ne kadar kapatacağıma ben karar veririm. Üstelik bunun kavgasını yapmak erkeklere düşmez. Meclis'e baktığınız zaman, erkekler benim ne giyeceğime karar vermeye çalışıyor. Bir de karar verebilseler, onu da veremiyorlar. Bunu gündemde tutup siyasi malzeme yapanları doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum. Tesetttürlü bir modacı olarak gelen bir bayana, 'Buranı şu kadar aç ya da kapat' demekten utanç duyarım. Bunun kararını kendisi verir.
Bir kere kimse kadınlara geri zekâlı muamelesi yapmasın. Modacı ve siyasetçi bu konulardan elini eteğini çekerse sorun kendiliğinden çözülür. Türk kadını asil ve ne yapacağını bilen bir kişiliğe sahip. Kadınlar çıkıp 'Yeter' diye çığlık atabilir. Eğer sessiz kalıyorsak, ne giyeceğimize karar vermeye çalışanları önemsemediğimiz için."

Cafe