
Melih AŞIK
Açık Pencere
Türban sohbeti
AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, dün Meclis'te düzenlediği "Basınla Sohbet" toplantısında daha çok türban sorularıyla karşılaştı. O sorulardan bazılarını ve Canikli'nin verdiği yanıtları, basın toplantısını izleyen arkadaşımızFahrettin Fidan aktarıyor:
- Sayın Canikli, "Hedefimiz türbanın kamuda da serbest bırakılmasıdır" diyen Konya Milletvekiliniz Hasan Tuna hakkında partinizin Meclis Grup Disiplin Kurulu soruşturma açtı. Tuna'nın suçu, partinizin türban konusundaki temel politikasına aykırı görüş dile getirmesi midir yoksa kendisini tutamayarak AKP'nin gizli ajandasını zamanından önce açıklaması mıdır?
- Bizim türban konusunda hiçbir gizli ajandamız yoktur ve olamaz da...
- Kamuda türbana karşı mısınız?
- Olayları hangi açıdan konuştuğunuza bakmak lazım. Sosyolojik olarak mı konuşuyorsunuz yoksa siyasi olarak mı? Bu uzun bir tartışma konusudur. Ama şunu söyleyeyim ki, kamuda türbanı serbest bırakmak diye bir şey bizim gündemimizde yoktur ve olmayacaktır.
- Öyle diyorsunuz ama iktidarınız döneminde kamuda türban yasağı giderek hızla deliniyor. En başta da sizin belediyelerinizde...
- Bir suç söz konusuysa onu soruşturacak merciler bellidir.
- Soruşturulmuyor ama. Dahası, Meclis'te bile bir sürü türbanlı bayan memur var.
- Ben böyle bir şeye şahit olmadım.
- Halkla İlişkiler binasına giderseniz görürsünüz.
- O olaydan bizim haberimiz yok. Öyle bir şey varsa o zaman Meclis Başkanlığı'nın gerekeni yapması lazım.
- Meclis Başkanı sizin partiliniz Köksal Toptan. Ama soruşturma açmıyor.
- Onu bilemem.
Erdoğan, Üsküdar'da tekrarlamış: "Kişi değil, devlet laiktir." Peki laik devleti laik olmayan kişiler yönetirse sonuç ne olur?
Haldun Ertem
- Biz sınavlarda öğrencilerin şapka takmalarına bile izin vermiyoruz. Şapkanın altından bir biçimde kopya iletişimi kurulabilir diye önlem alıyoruz. Üstelik o şapkalar boynu da kapatmıyor. Ve çıkar dediğimiz zaman öğrenci şapkasını çıkarıyor. Türbanın altına pekâlâ kulaklık takılabilir ve soruların cevapları kulaklıktan dinlenebilir. Tabii siz öğrencinin dini amaçla taktığı türbanı da çıkaramazsınız... Şıkır şıkır kopyasını çeker. Bu tür sorunları nasıl çözeceksiniz?
YÖK üyesi Profesör İsa Eşme başörtü serbestisinin sonuçlarını şöyle değerlendiriyor:
- Başörtüsü serbestisi, yalnız üniversitelerle sınırlı kalmaz. Ortaöğretime, ilköğretime ve nihayet hızlı bir şekilde kamu kurumlarına da yayılır. Ayrıca tanınacak serbestlik, başörtüsü ile sınırlı kalmaz. Peşinden başka talepler de gelir. Çarşaflı, peçeli, eldivenli öğrenciler görmeye başlarız. Böyle kıyafetlerle, tıp, mühendislik, hemşirelik ve bazı öğretmenlik programları gibi uygulamalı eğitim yapan alanlarda eğitim sıkıntıya girer. Başörtülü ve mantolu olarak derse gelen beden eğitimi öğretmeni adayına nasıl eğitim yaptırılabilir?
Üniversite yaşamı inançlara göre düzenlenirse başka neler olur? Prof. İsa Eşme yanıtlıyor:
- Eğitimde cinsiyet ayırımı talepleri gelir. Kız ve erkek öğrenciler önce sınıfta ayrı saflarda oturur, ikinci aşamada, ayrı mekân talepleri gelir. Karşı cinsin öğretmenliğine itiraz edilir.
- Sonuç ne olur?
- Böyle bir uygulama, Türkiye için, laik eğitim için tam bir kırılma noktası olur, okullardaki eğitim ortamını ve ülkemizi, cumhuriyet öncesine götürür.
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe